DOLAR 0,0000
EURO 0,0000
STERLIN 0,0000
ALTIN 000,00
BİST 00.000
Selçuk Şen
Selçuk Şen
Giriş Tarihi : 08-04-2021 07:27
Güncelleme : 05-04-2021 23:30

ORDU’DA MÜSTAHFAZ KITAAT’IN TEŞKİLİ ve ALİPAŞAZADE YÜZBAŞI ZİYA BEY’İN CEPHE HAREKÂTI-4

“Tarih yazmak, tarih yapmak kadar mühimdir. Yazan yapana sadık kalmazsa değişmeyen hakikat, insanlığı şaşırtacak bir mahiyet alır.”

Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK,1931.

Hazırlayan: Selçuk ŞEN, Em. Astsubay. e-posta: selcuk52persembe@gmail.com

 

 

Kaymakam Stange Bey aynı gün 3’ücü Orduya gönderdiği raporun 3. Maddesinde şöyle demekteydi:

“…Ziya, Kamil, İbrahim ve Halil Efendiler düşmana oldukça zayiat verdirmiş ve düşman siperlerini işgal etmişlerdir…”

Stange Bey, 8 Mart 1915 tarihinde Binbaşı Hafız Süleyman Bey’i görevden alarak Divan-ı Harbe (Rize’ye) sevk etmişti. Zira Stange Bey Balıklı bölgesinde bulunan Hopa Hudut Taburuna komuta eden Binbaşı Süleyman Bey’in harp etmeden mevzileri terk ettiğini tespit etmişti.

Teşkilatı Mahsusa kumandanlarında Yüzbaşı Kamil Bey 7-8 Mart 1915 gecesi Üçırmak ve Boyuncuk Köyü arasında kalan Patoğlu Yaylasındaki mevziinden gönderdiği raporda faaliyetlerinden bahsetmekteydi. Okuduklarından oldukça memnun olan Kaymakam Stange Bey 8 Mart tarihli Harp Ceridesine ise şu notları düşmüştü:

“İbrahim ve Kamil Beylerin harekât-ı fedakarileri sayesinde mukabil taarruzlarıyla hudut taburunun gayb ettiği mevki’i istirdat ettiklerinden bi’lhassa teşekkür ederim. Ziya Bey’in müfrezesi dahi hizmet-i fedakâranede bulunduğundan onlara da teşekkür ederim.”

Kaymakam Stange Bey raporunda Binbaşı Hafız Süleyman Bey’in disiplinsizce davranışına rağmen Ziya Bey ve Kamil Bey’in, İbrahim ve Halil Efendilerin Ruslara zayiat verdirdiklerini, bir Rus subayı ile 15’ten fazla erin öldürüldüğünü de ifade etmekteydi.

Ruslar, 10 Mart 1915 tarihinde takviye edilmiş birliklerle Murgul ve Balıklı Dağı istikametlerinden tekrar taarruza geçtiler. Arhavi Balıklı ve Ulukent mıntıkasında mevcudu azalan Yüzbaşı Ziya Bey ve Ahmed Bey müfrezesinin yerine Muhsin Bey Müfrezesi sevk edilmişti. 13 Mart’a kadar geçen sürede Balıklı mıntıkasında ve Ülukent, Üçpınar sahasında sert çatışmalar yaşanmıştı her ne kadar düşmana da zayiat verdirildiyse de Türk tarafının da kayıpları oldukça fazlaydı. 12-13 Mart’ta Yüzbaşı Ziya Bey kuvvetlerinin mevzilerine yüklenen Ruslar sıkı direnişle karşılaşmışlar yaşanan muharebe sonunda Yüzbaşı Ziya Bey kuvvetleri Rusları, mevzilendikleri hattın ardına püskürtüp bir makineli tüfek mevziini de imha etmişlerdi. Bahsi geçen kısımdaki çatışmalarda Teşkilat-ı Mahsusa müfrezelerinin verilen görevi yerine getirememiş olmaları, Hopa Hudut Taburu askerlerinin zamanla çözülerek kaçışmaları Muhsin Bey, Tevfik Bey ve Yüzbaşı Ziya Bey kuvvetlerinin zayiat vermesine ve düşman karşısında savunma da kalmalarına sebep olmuştu. Kaymakam Stange Bey 14 Mart 1915 tarihinde Ordu Kumandanlığına gönderdiği raporda şöyle demekteydi: “Her Muharebede Hudut Taburu ile Çeteler kaçıyor, yalnız 350 mevcutlu Ziya Bey, İbrahim ve Kamil Bey müfrezeleri hariç”. 14 Mart tarihli raporda adı geçenler (Ziya, İbrahim -Fatsalı- ve Kamil) Yüzbaşı Ziya Bey Kuvvetlerinin müfreze (bölük) komutanlarıydı. Gene bu rapordan Yüzbaşı Ziya Bey kuvvetlerinin 14 Mart 1915 tarihi itibarıyla Balıklı-Ulukent ve Üçpınar bölgesinde olduğunu ve Ordu gönüllülerinde oluşan birliğin mevcudunun 350 kişi olduğunu da öğrenmekteyiz. 10-14 Mart tarihlerinde yaşanan çatışmalarda cepheden en son Yüzbaşı Ziya Bey kuvvetleri çekilmişti.

Balıklı Muharebeleri:

Kaymakam Stange Bey, Ruslar üzerine harekât icra etmenin imkânsızlığını anlayınca Konaklı’da konuşlu karargâhından birliklerine emir yayınlayarak güneyde Meto Tepe’den sahile kadar Arhavi Deresi’nin batısında kalan bölgesine çekilme emri verdi. Çekilme emri, Jandarma Bölükleri, Ahmet Bey birlikleri, İbrahim Çavuş (Fatsalı) müfrezesi ve 8’inci Piyade Alayı 1.Taburu ile Yüzbaşı Ziya Bey birliklerini kapsamaktaydı. Rus ileri harekâtına mevzilerimiz engel olamamış ve düşman 16 Mart 1915 tarihinde Arhavi’ye girmiş oldu.

Arhavi’nin Ruslar tarafından ele geçirilmesinin ardından Kaymakam Stange birliklerini sahada yeniden tertipledi. Buna göre;

*Ortaköy – Çifteköprü hattını, Hasan Vasfi Bey emrinde bulunan iki Jandarma Bölüğü ile Yüzbaşı Şevket Bey emrindeki Ordu Jandarma Bölüğü,

*Çifteköprü’den – Kemerköprü köyüne kadar olan sahayı, Yüzbaşı Ziya Bey komutasındaki Kamil, Ahmet, İbrahim Beyler ve İbrahim Çavuş müfrezesi,

*Kemerköprü’den – Lome Deresine kadar olan sahayı, Yüzbaşı Mustafa Efendi ve Hasan Vasfi Bey Taburu,

*Hasan Vasfi Bey’in savunma hattı sonundan sahile kadar olan mıntıkayı ise Yüzbaşı Adile Bey emrindeki müfrezeler tutacaktı.

Emrindeki birlik ve müfrezeleri yukarıda bahsedildiği gibi sorumluk sahalarına yerleştiren Kaymakam Stange Bey kendi karargâhını ise Yolustü (Lome) köyüne kurmuştu. Bu tertiplenmeye göre birliklerin hat kumandanlığını Binbaşı Hasan Vasfi Bey yürütecekti. Kaymakam Stange Bey bu planı, Arhavi’nin savunulması için tahayyül etmişti.

15 Mart tarihinden itibaren muhtelif noktalarda sıcak temaslar yaşanmış her iki taraftan da kayıplar olmuştu, 8 Mart’ta Teşkilat-ı Mahsusa idarecilerinden Yusuf Rıza Bey rahatsızlığı mazeret göstererek cepheden ayrılmıştı. Kaymakam Stange Bey’de cepheden alınması yönünde talepte bulunmuş, talebine 3’üncü Ordu Kumandanlığı müspet bir cevap vermemiş kendisine Liman Paşa ile görüşmesi bildirilmişti. Diğer taraftan firarlar oldukça artmış elde mevcut Teşkilat-Mahsusa müfrezeleri, gönüllüler, Hudut ve Jandarma Bölükleri emir komutada belirsizlikler yaşamaktaydı.

                  25 Mart 1915 tarihinden sonra Arhavi’ye iyiden iyiye yüklenen Rusların cepheye yeni sevk ettikleri dinlenmiş ve donanımlı birlikleri, mevzilerimizi geri hatlara süpürmekteydi. Cephede de durum özetlediğimiz haldeyken 3’ünü Ordu Kumandanlığınca, sahildeki birliklerin derhal toparlanması, kuvvetlendirilmesi ve birliklerin tek bir noktadan koordinasyonundaki aksaklığın derhal giderilmesi gerçeği ile “Lazistan ve Havali Kumandanlığı” adı altında yeni bir kumandanlığın teşkiline karar verdi. Bu maksatla 3’üncü Ordu Menzil Müfettişliği görevinde bulunan Mirliva Ahmed Avni Paşa (Gürcü Avni), “Kolordu Kumandanı” yetkisine sahip olarak 28 Mart 1915 tarihinden itibaren “Lazistan ve Havalisi Kumandanı“ olarak tayin edildi ve 5 Nisan 1915 tarihinde Trabzon’a geçerek göreve başladı. Kumandanlığın Erkan-ı Harp Reisliğine (Kurmay Başkanı) Erkan-ı Harp Kaymakamı (Kurmay Yarbay) “Kara” Vasıf Bey getirildi. Sahil cephesinin de bu kumandanlığa bağlanmış olmasıyla “Teşkilat- Mahsusa Misyonu” sona ermiş bulunmaktaydı. Artık, gönüllü, nizami ve çetelerin tamamı Mirliva Ahmed Avni Paşa’nın kumandanlık çatısı altında toplanmıştı.

 

(3) Çürüksulu Yüzbaşı Ziya Bey’in Lazistan ve Havalisi Kumandanı Mirliva (Gürcü Avni) Ahmed Avni Paşa emrinde:

Description: C:UsersYeniDesktopavni-pac59fa.jpg

Karargâhı Arhavi’ye bağlı Yolgeçen Köyü’nde kurulan Lazistan ve Havalisi Kumandanlığı kurulduğunda Mirliva Ahmed Avni Paşa’nın emrine verilen birlik ve unsurlar şunlardı;

(1)8’inci Piyade Alayı (Kaymakam Stange Bey) : (bünyesindeki birlikleri) 1 ev 3. Piyade Taburları, 1 Makineli Tüfek Bölüğü ( dört tüfekli), 1 Dağ Topu Bataryası (iki toplu), 1 İstihkâm Bölüğü, 1 Süvari Takımı.

(2)Trabzon Seyyar Jandarma Alayı: (emrindeki birlikleri) Trabzon Seyyar Jandarma Taburu, Giresun Seyyar Jandarma Taburu, Hopa Hudut Taburu.

(3)Teşkilat-ı Mahsusa Birlikleri: (emrindeki unsurlar) Ziya Bey Taburu (400 kişi) , Adil Bey Taburu (400 kişi), Salih Ağa Taburu (200 kişi), Muhsin Bey Taburu (330 kişi)  İbrahim Bey Bölüğü (100 kişi) ve Mülazım-ı evvel Veysel Efendi Müfrezesi (300 kişi, 2 top).

Mirliva Ahmed Avni Bey kumandayı devraldığında Eskişehir, Konya ve Adapazarı Depo Taburlarından bölgeye asker sevki yapılmış diğer taraftan Mülazım-ı evvel Veysel Efendi bölgeye intikal ederek Teşkilatı Mahsusa Müfrezesine dâhil olmuştur. Teşkilat-ı Mahsusa sahil sorumlusu Yusuf Rıza Bey cepheden ayrılmış yerine Ali Rıza Bey gönderilmişti.

Teşkilatı Mahsusa Alayı Kuruluyor:

Ali Rıza Bey süratle Teşkilatı Mahsusa Müfreze ve Kuvvetlerini toparlamaya başlamış, “Alay Statülü” yeni bir yapılanma altına almaya çalışmış, Teşkilatı Mahsusa unsurlarının kısa sürede toparlanmasıyla “3 taburlu Teşkilatı Mahsusa Alayı” kurulmuş oldu. Binbaşı Alı Rıza Bey’de Alay Kumandanı statüsü ile birliğin başına geçmiş oldu.

Teşkilat-ı Mahsusa Alayı’nın yeni kuruluşu nasıl düzenlendi?

11 Nisan 1915 tarihinden geçerli olarak; Teşkilat-ı mahsusa Alayı 1’inci Tabur Kumandanlığına Yüzbaşı Ziya Bey, 2’nci Tabur Kumandanlığına (İzmir eski Merkez J. Bl. K.nı) Yüzbaşı Adil Bey ve 3’üncü Tabur Kumandanlığına Yüzbaşı Mehmet Ali Bey görevlendirildi. Ancak başlangıçta kısa süre 1’inci Tabur Kumandanı olarak görevlendirilen Yüzbaşı Ziya Bey, Trabzon Vilayeti Kazalarından cepheye yeni katılan gönüllüler ile yeni kurulan tabura kumandan olarak verilmiş ve tabura kuruluş içerisinde “Ziya Bey Taburu” adı verilmiştir. Lazistan ve Havali Kumandanlığı pratikte rahat ifade edilmesi adına “Sahil Müfrezesi Kuvvetleri” olarak anılacaktır.

Mirliva Ahmed Avni Bey’in 12 Nisan 1915 tarihinde yayınladığı emirle seyyar kuvvetler Kaymakam Stange Bey’e bağlandı. 

Buraya kadar çok kez müfreze ifadesini kullandık ve okudunuz, karışıklığa sebebiyet vermemek adına “müfreze” konusuna kısa bir açıklama getirelim; Takım’dan büyük Bölük’den küçük, Bölük’den büyük Tabur’dan küçük ve Tabur’dan büyük Alay’dan küçük ve Alay’dan büyük Liva’dan küçük askeri birliğe genel olarak müfreze denir.

Ziya Bey Taburunun Çamlık Yaylası’na sevki ve çığ felaketi:

Cephenin durumu: Sahil Cephesinde Ruslar, Arhavi-Konaklı-Aşağı Ortaköy-Soğucak-Boyuncuk hattı boyunca tertiplemişlerdi. Ruslar bu hat üzerinde bulunan Jandarma birliklerimizin tuttuğu mevzilere saldırmışlar, Binbaşı Hasan Vasfi Bey emrindeki birliklerimiz direnişe geçmişlerdi.

Tortum bölgesinde Rus 2’nci Türkistan Kolordusu Osmanlı 10’uncu Kolordusu üzerine taarruza başlamıştı. Başkumandanlık Vekâleti, Rusların Lazistan bölgesinden Tortum Bölgesine takviye kuvvet kaydırmasının önlenmesi maksadı ile Ahmed Avni Paşa emrindeki birliklerin taarruza geçmesini istemekteydi.

Bu evrede Ruslar Arhavi Deresi doğu yakasında beton mevziler oluşturmakta, bölgeye top sevki yaparak birliklerini kuvvetlendirmekteydiler. Türk tarafının takviye almasını engellemeye çalışan Ruslar, Fındıklı’yı 13 Mayıs’ta bombardıman etmişlerdi.

Sahil Cephesi ve Çoruh Vadisinde yaşanan gelişmeler: Sahil ve Çoruh Cephesinde bulunan birliklerimiz arasında kalan Marsis bölgesi stratejik açıdan çok önemli hale gelmişti. Karargâhın endişesi, Rusların iki noktadan taarruza geçmeleri halinde (Artvin ya da Murgul ) birliklerimizi arkadan kuşatabilme ihtimalleri idi. Lazistan ve Havalisi Kumandanlığı, Başkumandanlık Vekâletinin tevcih ettiği görevin ifası için 5 Mayıs tarihinde yaptığı karargâh etüdünde 8’inci Piyade Alayı ile Teşkilatı Mahsusa Alayı’na bağlı Yüzbaşı Ziya Bey Taburunun 20 günlük bir hazırlıktan sonra Murgul Vadisi’nden ilerleyerek, düşman mevzilerini Tagisti Dağı gerisinden gerçekleştirecekleri taarruzla ele geçirebileceğini, taarruz grubunun sağyan emniyetinin sağlanması ve düşmanın Batum’dan gelebilecek takviye kuvvetlerini önlemek için de Milo Müfrezesi’nin Artvin’i alarak Murgul ve Borçka istikametlerinde taarruz etmesi gerektiğini değerlendirmişti.

21 Mayıs 1915 tarihinde Yusufeli ile irtibat noktası durumunda olan Marsis kayalığındaki yol hattını kontrol altına almak maksadıyla Çağlayan Deresi kaynaklarına yakın durumda bulunan Çamlık Yaylası’nda korunaklı mevziler inşa edilip, Çamlık Yaylası ile Sümer Köyü arasında güvenlikli bir ikmal ve intikal yolu tesisi için öncü bir grup birlik bölgeye sevk edildi. Ardından, savunma mevziilerimizin sağ yanını korumak ve gerekli keşif faaliyetlerinde bulunmak üzere Teşkilat-ı Mahsusa Alayı’nın Ziya Bey Taburu 24 Mayıs 1915 tarihinde Çamlık Yaylası’na sevk edildi.      

Yüzbaşı Ziya Bey ve taburunun vazifesi; Yusufeli mıntıkasında konuşlu Çoruh Müfrezesi ile irtibatı sağlayıp iki kesim arasındaki boşluğu kapatıp Rusların sahilde bulunan birliklerimizi kuşatmasını engellemekti. Karargâhını Çamlık Yaylası’na kuran Yüzbaşı Ziya Bey, sorumluluk sahasındaki birçok kritik noktayı elde tutmak ve savunmak zorundaydı. Böylelikle Şevval Tepe kuzey hattında bulunan Ortayayla, Kızıltepe, Agara Geçidi ve bölgeye bağlantılı sahayı kontrolüne geçirerek Rus kuvvetlerinin beklendiği gibi Murgul yâda Artvin üzerinden taarruzunu engellemiş olacaktı. Yoğun kış şartlarının yaşandığı günlerdi, Ziya Bey Taburunun harekât kontrolünde bulunan 100 mevcutlu birliğimiz (içinde köylülerinde bulunduğu) 25 Mayıs günü Çamlık Yaylası yaklaşma hattında çığ düşmesi sonucu şehit olmuştur. Şehit naaşları karların temizlenmesinin ardında Çamlık Yaylası’nın eteklerinde defnedilmiştir.

* * * * * *

4 Nisan 1915 tarihinde Ruslar Milo’yu işgal ederek bu bölgeyi savunan Yüzbaşı Halit Bey komutasındaki 1500 mevcutlu Milo Müfrezesini Göldağ Cicim Hattına sürmüşlerdi.

8 Nisan’da İşhan’ı işgal eden Rusların 29’uncu Tümeni 9 Nisan 1915 tarihinde Tortum üzerine yürüyüşe geçmiş ve 19 Nisan günü Vihik-Kisha’ya yerleşmişti. 1915 yılı Mayıs ayından itibaren Rusların ileri harekâtı hız kazanmış, Erzurum (Tortum) bölgesinde muharebeler devam ederken Karadeniz, Muş ve Bitlis istikametlerinde Rusların ilerleyişi engellenemez hale gelmişti. Sahil Müfrezemiz 14 ve 25 Ekim 1915, 29 Aralık 1915, 7 - 8 Ocak 1916 ve 18 Ocak 1916 tarihlerinde Rus mevzilerine saldırmış, fakat Rusları atmayı başaramamıştı.

15 Şubat 1916’da Fındıklı’nın işgali ile 16 Şubat 1916 tarihinde Türkler yine geri çekilmek zorunda kalmış. 25 Şubat 1916’da Arhavi, Ardeşen ve Çamlıhemşin (Hemşin-Zuga-Ortaköy) 27 Şubat 1916’da işgal edildi. Ruslar, Büyükdere’nin Batı sınırlarına kadar Türk birliklerini takip etmişlerdi. Bu bölgenin Sarp arazi yapısına sahip olmasını lehte kullanan kuvvetlerimiz Rusları durdular.

Mirliva Ahmed Avni Paşa şubat ayının sonlarına doğru bir akşam geç vakit Alano Sohot köyüne intikal etmiş bulunmaktaydı. Oflu tarihçi Hasan Umur’un bu safha ile ilgili olarak kaleme aldığı anısını (Hasan Umur, Of ve Of Muharebeleri, Güven Basımevi 1949) sizinle paylaşalım: ‘‘Sabah erken Avni Paşa, evin arkasında bahçede bir sandalyede otururken huzurlarına vardık. Yığa Rum heyeti ihtiyariyesi de beraberdi. Kendimizi takdim edince şu sözleri söyledi: ‘Burada düşmanla harp edeceğim. Askerlerimizle harp etmek isteyenlere silah vereceğim. Harp etmek istemeyenler olabilir, onlar da askerlerim için istihkâm kazsınlar. Bunu da yapamam diyen olursa askerlerine dua etsinler. Bunu da yapamam diyenleri vallahi asarım, billahi asarım.’ dedi ve bize müsaade etti.’’

Bu sözleriyle Paşa, kimseyi cebren harbe sevk etmeyeceğini, hatta asker kaçaklarını bile arayıp takip etmek fikrinde olmadığını anlatmış oluyordu. Çünkü durum bu gibi hareketlere müsait değildi. Bir memleket halkı bu gibi felaketli zamanlarda cebren değil, vatan aşkı ile harekete gelmelidir. Zorla iş göreyim derken tehlikeli bir durum meydana gelebilir. Nitekim Paşa’nın tedbiri iyi netice verdi. Harp başlar başlamaz memleket evlatlarının mühim bir kısmı vatanı kurtarmak yolunda içten gelen bir aşkla savaştı. Ne fayda ki bulunduğumuz asırda intizamsız harekete geçen vatan evlatlarının muntazam düşman kuvvetlerine karşı muvaffakiyetleri mahdut oldu.

Aynı gün Ziya Bey isminde bir tabur kumandanı, taburuyla beraber dağ eteklerinden ricat ederek askerlerini Ruslara kaptırmadan Ahmed Avni Paşa’nın huzurlarına gelmişti. Paşa, bu taburu teftiş ettikten sonra etrafını çevreleyen kalabalık bir halk kitlesi de hazır olduğu hâlde, askerlere karşı şu hitabede bulunmuştur: ‘‘Askerler, sizi sağ cenaha, deniz kenarına gönderiyorum. Orada kahramanca düşmanla harp edeceksiniz. Her kim bana bir düşman şapkası getirirse kendisine yirmi kuruş = bir gümüş Mecidiye vereceğim. Bir düşman tüfeği getirene bir altın vereceğim. Bir düşman kulağı getirene beş altın vereceğim.’’ dedikten sonra, müessir bir lisan ile şu sözleri ilave etti: ‘‘Askerler, ben bu kadar mükâfat verebilirim. Vatan için harp eden sizlere Allah daha çok şeyler verecektir.’’ (As. Trh. Arş. D. Yıl:12. Mayıs 2014. S:23 S:77 )

Çürüksulu Yüzbaşı Ziya Bey, Lazistan ve Havalisi Kumandanı Mirliva Ahmed Avni Paşa ile cephe şartındaki son görüşmesi de muhtemelen cephenin Şubat 1915 ayı sonunda gerçekleşmişti. Ziya Çürüksulu, Şubat 1915 tarihinden sonra yaşananları 1950 seçimlerinde milletvekili aday adayı olmak için doldurduğu formda şu sözlerle özetlemekteydi:

“…Daha sonra 26 Mart 1915'de (13 Mart 1331) Of Baltacı Deresi Muharebesi'nde düşmanın Türkistan Alayı'nı tamamıyla imha edilmesinde fevkalade hizmetimden dolayı fahri binbaşılığa terfi ettirildim. Daha birçok harplerde dahi vatanıma karşı vazifemi ifa ederken Trabzon'un Yoroz civarındaki harpte iki yerimden yaralanarak esir düştüm. Daha sonra esaretten firar ederek Ordu'ya iltihak ettim…”

Ağabeyi Yüzbaşı Ziya Bey’in (muhtemelen) esarette olduğu tarihte kardeşi Kamil Bey, Deli Fuat Paşa, Doktor Aziz Bey (MEKER), Doktor İsa Ruhi Bey (KORAY), Gürcü Prens Giorgi Maçabelli ve Selim Bebutov’dan oluşan heyetin üyesi olarak 27-29 Haziran 1916 tarihlerinde Lozan’da gerçekleşecek 3.Milliyetler Birliği Konferansına katılmak üzere Ocak ayı sonunda Berlin’e gitmişti.

Çalışmam esnasında kıymetli eserini rehber edindiğim Sn.Dr. Mehmet BİLGİN’e aziz milletim adına şükranlarımı sunmayı borç kabul ederim.

 

KAYNAKLAR:

-BİLGİN, Mehmet. TMKM. ve Operasyonları. İstanbul: Ötüken Neşriyat. 2017.

-DİZMAN, İbrahim. 20.Yüzyılda Ordu (1900-1999). Ordu: Ordu Belediyesi Yayınları. 2012.

-ÇİÇEK, Rahmi. ‘’Birinci Dünya Savaşında Ordu Kazası’’. Karadeniz İncelemeleri Dergisi. Sayı 17. s. 31-54. 2014.

-GNKUR. ATASE, BDHTH,1. C, OİS ve AH ve HG. Ankara. 1970.

-GNKUR. ATASE, BDSKCH. Ankara. 2007

-GNKUR. ATASE. Birinci Dünya Savaşı Kronolojisi. Haz. Dr. Kemal ARI. Gnkur. Basımevi. Ankara. 1997

-GNKUR. ATASE. ATBD. S:141. 1967. Basım Evi Yayınları.   Ankara. 1993.

-GNKUR. ATASE. Harp Tarihi Başkanlığı Harp Tarihi Yayınları. Şehir ve Kasabaların Harp Bölgeleri, Bombardıman, İşgal ve Kurtuluş Günleri 1911-1922. Ankara. 1977.

-GNKUR. ATASE. B.D.H.TH, KC. 3. Or. Hrk. Cilt II. Birinci Kitap. Ankara. 1993.

-GNKUR. ATASE. TSK. Tarihi, Osmanlı Devri, BDH, İF. ve L. X. Cilt. Ankara.1985.

-GNKUR. ATASE. As. Trh. Arş. D. Yıl:12. Mayıs 2014. S:23. Ankara. 2014.

-GNKUR. ATASE. Osmanlı Devletinde Tanzimat’tan Sonra Asker Alma Kanunları (1839-1914) (Faruk AYDIN). Ankara. 1994.

-ÜNALP, Em. Hv. Öğ. Albay F. Rezzan, Trabzon'un İşgalinden Harşit Savunmasına Birinci Dünya Harbinde Karadeniz. Serander Yayınları. 1.Baskı. Trabzon. 2018.

-T.C. DEVLET ARŞİVLERİ GNL. MD. LÜĞÜ. Osmanlı Arşivi Daire Bşk. lığı Osmanlı Belgelerinde Birinci Dünya Harbi Cilt-1. Yayın Nu:130. İstanbul. 2013.

-T.C. DEVLET ARŞİVLERİ GNL. MD. LÜĞÜ. Osmanlı Arşivi Daire Bşk. lığı Osmanlı Belgelerinde Birinci Dünya Harbi Cilt-2. Yayın Nu:131. İstanbul. 2013.

-Toplumsal Tarih Dergisi. Sayı:326

-YILDIZ, Araştırmacı Yazar Adnan. Kendi Kaleminden Binbaşı Ziya Çürüksulu. Ordu Hayat Gazetesi. 13 Kasım 2019, Ordu.

SON

NAMAZ VAKİTLERİ
PUAN DURUMU
Gazete Manşetleri
ARŞİV ARAMA