DOLAR 0,0000
EURO 0,0000
STERLIN 0,0000
ALTIN 000,00
BİST 00.000
Osman Kademoğlu
Osman Kademoğlu
Giriş Tarihi : 16-10-2021 07:06

KOÇBOYNUZU'NDA GECELEMEK - 2

“Yolun ortasında yürüyen tembel sığırlara sığırtmaçlık eden yalın ayaklı köy çocukları korna sesini duyunca -Bu dağlar bu yol benim, burda işin ne senin!“ der gibi kızgın bir çalımla gözleri çakmak çakmak otomobile bakıyor, güttüğü malları aceleyle yolun kenarına çubukluyordu. Dağlık coğrafyanın çocukları dik başlı, âsi bakışlı, yaban tavırlıydı, sanki çocukların da başı dağlar gibi dumanlıydı(!).

Yüksellerde hava soğudu, sislendi, çise başladı, cam silecekleri cama düşen su damlalarıyla yarışıyordu. Silecekleri seyre dalan çocuk içinin bulantısını unuttu, sallantıya alışmıştı. Otomobil sürekli yükseliyordu, sanki Ordu’ya değil bulutlara gidiyordu. Sonunda en yüksek bir yerde bulutun içine daldı. Ortalık birden beyaza kesti, görüş uzaklığı beş metre vardı yoktu şoför farları yaktı. Sisin içinden hayal gibi atlılar çıkıyor, atlılar yaklaşıyor, yanımızdan geçerken bizimle selamlaşıyordu. Issız dağ başında selamlaşmak bir tür karşılıklı güven alışverişiydi, büyüklerin söylediğine göre yıllar önce seferberlik zamanı eşkiyaların dolaştığı bu dağlarda alınan verilen selam *- ey yalnız yolcu benden sana zarar gelmez” denekti.

Gelip geçenler eğeri tahta kasnaklı, saman kıtıklı, yuları kendirden, bodur Anadolu atlarına binen kasketli ve bıyıklı adamlardı. Kiminin heybesi dolu dolu, şemsiyesi heybesine sokulu, kimi atın terkisinde kolları önde oturan adamın beline dolanmış, yaşmağı mavi boncuk oyalı, yün atkılı, peştemallı, avuçları kınalı bir kadınla at sırtında iki sevdalı gibi sargın iki can. Yolda az sayıda başı yün papaklı ya da tavşan tüyü fatör şapkalı, yelek cebi köstekli bacağında acizki çizme, sırtında Çerkez yamçısıyla gezen varsıl kasaba ağalarının gümüş kantarmalı, siyah rugan eyerli, bacakları uzun, sağrısı geniş, başı dik, kuyruğu serpik, yelesi uçkun, çalımlı yağız Arap atları da vardı.

Yol üstünde yolun tozuyla aynı renkte, varlığı belli belirsiz, duvarları toprak sıvalı, önü çardaklı köhne kahvehane, yanında eski bir taş çeşme, mevsimine göre çilek, armut, elma, gıdık içinde taze fındık satanlar. Bir yanda otomobile doğru koşarak “gazte gazte gazte” diye bağıran çocuklar, Argun ağbim camı açarak katlanmış gazeteleri bağrışan çocuklara atıyor. Köyün köpekleri köyün bittiği yere kadar otomobilin peşi sıra geliyordu.

Dağın en yüksek yerinde uzakta yoğun sis içinde uzayıp kısalan, göğe huzmelenen, yere yönelen titrek bir ışık belirdi. Işık dağların arasında bir görünüp bir kaybolarak yaklaşıyordu, Ordu yönünden bir araba geliyordu. Epeyce bir aradan sonra beyaz dumanın içinden üstü çadır örtülü bir kamyon çıktı. Yaklaşan kamyonun sürücüsü elini havada kaldırıp indirerek yavaşla ve dur işareti veriyordu. Kamyonla otomobil yan yana durdular, şoförler konuştular: Ordu yönünde yolda uçkun (toprak kayması) vardı yolun yarısı kayan toprakla kapanmıştı. Geriye yol diye dört tekerin zor sığdığı, bir yanı adam boyunu aşkın taş toprak yığını,  bir yanı uçurum yar, zemini yamru yumru, balçık ve çamurlu bir dar geçit kalmıştı. Şoförler bu geçitte ne olur ne olmaz diye yolcuları indiriyor, yolcular yürüyerek geçiyordu. Aslında burası yol değil *uçurumun eşiğiydi*. Koçboynuzu yoluna Sırat köprüsü kurulmuştu! Geçmek için sıra bekleyenlerden başka, geçiti göze alamayan hiç olmasa yol kurusun çamur dursun diye sabahı bekleyenler geceleyenler vardı. Tepeköy’den öteye çok yağış düşmüş yol balçık batakmış, yoldan çıkıp kayan, şarampola yaslayan araçlar varmış Ordu'dan gelen şoför; “Siz varana kadar akşam olur ışık kaybolur size sıra gelmez, geceye kalmak karanlıkta geçite salmak olmaz, geceye kalmayın karanlıkta yol almayın, bekleyin uygun bir yerde geceleyin” diye salık verdi, “uğurlar olsundedi gitti.

Babam annem ve şoför Mehmet durumu konuştular, müzakere ettiler - *Gündüzün şerri gecenin hayrından evlâdır *dediler. En iyisi olduğumuz yerde durup gecelemek sabahı beklemekti. Belki gece gök boşalır sabah güneş açar, çamur balçık katılaşır, yağış durur yer kururdu…

SOĞUK GECE

Kasım sonu yağan büyük yağmurda Ordu yolu kapanmıştı, Heyelandan arta kalan bir yanı uçurum bir yanı kaya dar ve kaygan aralıktan geçmek aslanın ağzından ekmek almak, iğnenin deliğine sığmaktı. En iyisi Koçboynuzu’nda gecelemek, yolun açılmasını beklemekti. Şoför otomobili yol kenarında ağaçsız bir yere çekti, yağışlı şimşekli havada ağaç altı tekin değildi yıldırım düşebilirdi. Durduğumuz açık alan çok fazla rüzgar alıyor rüzgar otomobili beşik gibi sallıyordu.

Şoför Mehmet yolda bekleyişin nedenini çocuklara şakacı ve mizahlı bir söylemle açıkladı: “Otomobilin göbeği düşmüş araba sayrılanmıştı. Düşen göbek çekilip yerine konacak iyileşen otomobil yarın yeniden yola koyulacaktı.” Eski zamanda ağır yük kaldırdığı için veya başka bir nedenle göbeği, karnı, beli, sırtı ağrıyanlara göbeği düştü denir, beline yün kuşak sararak, kalın havluya sarılı ateşte kızdırılmış tuğla koyarak, sıcak bakır tencereye oturtarak, şişe çekilerek göbek çekilir yerine konurdu.

Koçboynuzu'nda gökyüzü dağların arasında sıkışmış, geriye kalan olanca mavilik de kurşun rengi bulutlarla örtülmüştü, ufuk dersen hiç görünmüyordu. Kale'de Ünye’den Medreseönü’ne kadar uzanan koca denizle gökküreyi ayıran büyük bir Ufuk çizgisi vardı, gurup uzun sürer güneş nazlanarak yavaş yavaş denize inerdi.  Dağlarda ise hava çarçabuk birden kararıyor, ışık göğe çekilip karanlık basıyordu. Yaklaşan gecenin çok soğuk olacağı belliydi, havadaki nem iliklere işliyordu. Argun ağbim soğuğa karşı önlem alarak çocukların (Mahmud ve Osman) giydiği boğazlı yün kazakların içine göğüs üstüne dörde katlanmış gazete kâğıdı yerleştirdi gazete kâğıdı vücut ısısını içerde tutacaktı.

O gece ortalık katran karası (zifiri) karanlıktı. Babamın 3 Berec pille çalışan kısa ve uzun huzmeli el feneri olmasa bir adım ileriyi göremez otomobilden çıkıp çiş etmeye bile gidemezdik, karanlıkta çukura düşer, çamura batar, ayağımıza taş deyerdi. Arada bir rüzgâr bulutları açıyor gecenin koyu lacivert gökyüzünde yıldızların pırıltılı titrek ışığı yolu aydınlatıyordu. Çocuk yıldız ışımasının ne kadar güçlü bir şey olduğunu o gece öğrendi ve bir daha hiç unutmadı. Yoksa dağbaşı yıldızlara daha mı yakındı?  Yıldız ışıması çok sürmedi gökyüzünün ışıklı yüzü sürüp gelen bulutlarla yeniden örtüldü. Uzaklarda çakan şimşekler giderek yaklaşıyor yağmur geliyordu. Çocuklar otomobilin arka koltuğunda uyuyacaktı ama rüzgâr uğultusundan, yakın çevreden gelen korkulu meçhul seslerden, çakan şimşeklerden, otomobilin tavanında aralıksız yağmur tıpırtısından uyku tutmadı. Şimşek çaktıkça camlarda yansıyan çelik mavisi aydınlık göz kamaştırıyor, otomobilin içi gün gibi aydınlanıyordu.

Koçboynuzu’nda kaldığı gece çocuğun o güne kadar yaşadığı anımsadığı bütün gecelerden daha karanlık daha uzundu. Rüzgâr uğultusuna karışan kurt uluması, çakal sesi, fırtınadan ürken yaban hayatının vahşi bağırışmaları, taş düşmesine, dal kırılmasına benzer çatırtılar duyuluyor, zaman zaman artan rüzgâr otomobili vurup sallıyordu. Koçboynuzu gecesinde çocuk korkulu ve sevinçli karışık duygularla uykuya daldı.

Sabah uykusunda kulağına kuş sesleri geldi. Yoksa rüya mı görüyordu? Kasım ayında dağbaşında kuş sesi inanılmaz bir şeydi. Gözlerini açtı yattığı yerden doğruldu, dışardan sızan ışıkla gözleri kamaştı, pırıl pırıl aydınlık bir güne uyanmıştı. Yağmur dinmiş bulutlar gitmişti. Güneş bir gün öncenin acısını çıkarmak istercesine sıcak ve parlaktı, ıslak toprak otlar ağaçlar belli belirsiz ince ince tütüyordu, sanki bahar geri gelmişti, kuru dallarda gerçekten birkaç kuş vardı, bunlar belki de eylül sonu uçan büyük göçe yetişememiş yavrulardı.

Kapıyı açtı otomobilden dışarı adım attı, sis dağılmış doğa bütün görkemiyle ortaya çıkmıştı. Dışarda nefes kesecek güzellikte bir tabiat vardı. Koçboynuzu deyince hep keskin virajlar, derin uçurumlar, fırtınalar, uçkunlar, akan seller, kopan kayalar, sis balçık ve çamur akla gelir temcit pilavı gibi hep bunlar söylenirdi aslında Koçboynuzu yolu; dağları, yamaçları, kayaları, yeşil vadilerin dibinde parlayan gümüş akarsularıyla, bitki ve ağaç türleriyle tanımsız güzellikler barındıran, gözlerde gönüllerde iz bırakan olağanüstü bir coğrafyaydı!

Çalı çırpı toplayarak yakılan ateşte kaynayan çayla içimizi ısıttık, peynir ekmekle kahvaltı ettik. Yolda biriken suların kuruması, çamurun çekmesi, yolun açılması için öğlene kadar bekledik. Bu birkaç saat çevreyi keşf etmek için bir fırsattı. Çocuk otomobilden çok uzaklaşmadan gezdi, dolaştı, taşları, otları, ağaçları tuttu, doğaya el sürdü, uzaktan geçen bir çift tilki gördü.

Gelen haberlere göre yakın köylerden gelen imeceyle kazma kürekle uçkun yeri açılıp düzeltilmiş yolda geceleyen otobüsler kamyonlar birbirinin peşi sıra gitmişti. Gece yaşanan soğuktan otomobilin aküsü zayıflamıştı, kol demiriyle birkaç tur çevirilerek motor çalıştırıldı, yeniden yola koyulduk, uçkun olan yerden geçtik. Ordu’ya vardığımızda vakit akşama yakındı hava kararıyordu. Zaferi Milli Mahallesindeki evde sevinçle karşılandık, sofra hazırdı, dün akşam biz gelmeyince ev halkı acaba kötü bir şey mi oldu diye korkuya kapılıp telaşlanmış, ailenin büyüğü, annemin halası Ziyneti anne kızları koşturmuş kara gün dostu komşu Nazmiye hanımı Layika ablayı çağırtmış, bizim kazasız belasız salimen gelmemiz için birlikte tesbih çekmiş tütsü yakmış dua etmişlerdi.   

SON

Resim Kaynağı:

Osman KADEMOĞLU’nun,

https://www.facebook.com/groups/143162725696728/ adresinde; 2.2.2020, 29.2.2020 ve 7.3.2020 tarihli paylaşımından alıntıdır.

NAMAZ VAKİTLERİ
PUAN DURUMU
  • Süper LigOP
  • 1Trabzonspor1333
  • 2Hatayspor1326
  • 3Konyaspor1326
  • 4Alanyaspor1324
  • 5Fenerbahçe1323
  • 6Fatih Karagümrük1322
  • 7Başakşehir FK1422
  • 8Galatasaray1321
  • 9Beşiktaş1320
  • 10Adana Demirspor1420
  • 11Altay1417
  • 12Kayserispor1316
  • 13Antalyaspor1315
  • 14Gaziantep FK1315
  • 15Sivasspor1313
  • 16Giresunspor1313
  • 17Yeni Malatyaspor1312
  • 18Göztepe1310
  • 19Kasımpaşa1410
  • 20Çaykur Rizespor137
Gazete Manşetleri
E-GAZETE
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA
istanbul mutlu son ankara mutlu son izmir mutlu son bursa mutlu son antalya mutlu son adana mutlu son konya mutlu son şanlıurfa mutlu son gaziantep mutlu son kocaeli mutlu son mersin mutlu son diyarbakır mutlu son hatay mutlu son manisa mutlu son kayseri mutlu son samsun mutlu son balıkesir mutlu son maraş mutlu son van mutlu son aydın mutlu son tekirdağ mutlu son sakarya mutlu son denizli mutlu son muğla mutlu son bağcılar mutlu son bahçelievler mutlu son esenler mutlu son esenyurt mutlu son kadıköy mutlu son kağıthane mutlu son kartal mutlu son küçükçekmece mutlu son maltepe mutlu son pendik mutlu son sultangazi mutlu son ümraniye mutlu son üsküdar mutlu son aliağa mutlu son alsancak mutlu son bayraklı mutlu son bornova mutlu son buca mutlu son çeşme mutlu son çiğli mutlu son gaziemir mutlu son karşıyaka mutlu son konak mutlu son menemen mutlu son ödemiş mutlu son torbalı mutlu son çankaya mutlu son keçiören mutlu son mamak mutlu son polatlı mutlu son sincan mutlu son alanya mutlu son belek mutlu son kaş mutlu son kemer mutlu son korkuteli mutlu son lara mutlu son manavgat mutlu son serik mutlu son side mutlu son didim mutlu son efeler mutlu son kuşadası mutlu son nazilli mutlu son altıeylül mutlu son bandırma mutlu son edremit mutlu son karesi mutlu son susurluk mutlu son gemlik mutlu son gürsu mutlu son inegöl mutlu son mudanya mutlu son nilüfer mutlu son osmangazi mutlu son yıldırım mutlu son biga mutlu son çan mutlu son gelibolu mutlu son adıyaman mutlu son afyon mutlu son ağrı mutlu son aksaray mutlu son amasya mutlu son ardahan mutlu son artvin mutlu son bartın mutlu son batman mutlu son bayburt mutlu son bilecik mutlu son bingöl mutlu son bitlis mutlu son bolu mutlu son burdur mutlu son çanakkale mutlu son çankırı mutlu son çorum mutlu son düzce mutlu son edirne mutlu son elazığ mutlu son erzincan mutlu son erzurum mutlu son eskişehir mutlu son giresun mutlu son gümüşhane mutlu son ığdır mutlu son ısparta mutlu son karabük mutlu son karaman mutlu son kastamonu mutlu son kilis mutlu son kırıkkale mutlu son kırklareli mutlu son kırşehir mutlu son uşak mutlu son kütahya mutlu son malatya mutlu son mardin mutlu son nevşehir mutlu son niğde mutlu son ordu mutlu son trabzon mutlu son osmaniye mutlu son rize mutlu son siirt mutlu son sinop mutlu son sivas mutlu son tokat mutlu son karahayıt mutlu son pamukkale mutlu son nizip mutlu son şahinbey mutlu son şehitkamil mutlu son antakya mutlu son defne mutlu son iskenderun mutlu son darıca mutlu son gebze mutlu son gölcük mutlu son izmit mutlu son körfez mutlu son akşehir mutlu son beyşehir mutlu son ereğli mutlu son karatay mutlu son meram mutlu son selçuklu mutlu son akhisar mutlu son alaşehir mutlu son soma mutlu son turgutlu mutlu son akdeniz mutlu son anamur mutlu son erdemli mutlu son mezitli mutlu son silifke mutlu son tarsus mutlu son toroslar mutlu son yenişehir mutlu son bodrum mutlu son dalaman mutlu son fethiye mutlu son köyceğiz mutlu son marmaris mutlu son menteşe mutlu son milas mutlu son adapazarı mutlu son serdivan mutlu son atakum mutlu son çarşamba mutlu son ilkadım mutlu son eyyübiye mutlu son siverek mutlu son viranşehir mutlu son çerkezköy mutlu son çorlu mutlu son erbaa mutlu son