DOLAR 0,0000
EURO 0,0000
STERLIN 0,0000
ALTIN 000,00
BİST 00.000
Osman Kademoğlu
Osman Kademoğlu
Giriş Tarihi : 19-05-2021 07:27

İSMAİL HAKKI KAPTANIN RÜYASI…

 

(Gerçek hayattan esinlenerek yazılmış bir öykü)

Osman KADEMOĞLU – KANADA

Bandırma Vapuru süvarisi İsmail Hakkı Kaptan Üsküdar’da üç katlı tahta bir evde oturuyordu. 1919 yılında bir nisan günü akşam eve geldi yorgundu. Arnavut kaldırımlı sokakta çeşmesi şırıl şırıl akan, üst katından denize bakan tahta evde pencerenin önündeki sedirde uyuya kaldı. Gece esen serinde ve uykusunun en derin yerinde bir rüya gördü. Rüyada İsmail Hakkı Kaptanın süvarisi olduğu kara bordalı vapur harb-ı umumide (birinci dünya savaşı) savaşan ordulara silah ve cephane taşıyordu. Silah ve cephane yüküyle ağırlaşan gemi sabah alacasında sessiz ve ismi bellisiz bir denizde güneşin doğacağı ufka doğru ilerliyordu. Sancakta (sağ yanında) hayal meyal görünen dağlar vardı. Kaptan barometreye baktı, barometre düşüyor fırtına yakındı. Bulutların arasından sızan şafak şavkıyla kızaran sularda silah ve cephane yüklü vapuru batırmak için pusuya yatmış ve top namlularını uzatmış çelik gövdeli düşman savaş gemileri bekliyordu. Elinde dürbünle düşman subaylar yaklaşan vapurun yolunu gözlüyordu. Tam o sırada İsmail Hakkı Kaptan güvertede ayakta başı dik ve yüzü sağ yanındaki dağlara dönük kalpaklı bir adamın varlığını fark etti. Kalpaklı adam kimdi? Vapurda bu tanıma uyan bir yolcu yoktu. Birden çelik gemiler ufku saran dumanın içinden çıkarak hızla yaklaştılar. Ocakları alev alev ve bacaları kara dumanlı iki düşman savaş gemisi kara bordalı vapura ateş açtılar. Köprü üstünde duran İsmail Hakkı Kaptan korkusuz ve mertti, çelik kadar soğuk ve sertti. Yürekten inanıp iman ettiği bir şey vardı; mutlak Hızır yetişecekti ve beklediği oldu. Güvertede az önce kalpaklı adamın durduğu yerden göğe yükselen bir ışık huzmesi şimşek olup çakıyor denizi dağları ve bulutları aydınlatıyordu. İşte o kıyamette düşman gemileri gökte çatlayıp şahrem şahrem ayrılan ve gökten denize akan kızıl ve beyaz ışıkları top şimşekleri sandılar, dehşete kapıldılar, yüzgeri tornistan eden çelik gemiler sırra kadem bastılar. Kaptan dönüp baktı, başı kalpaklı adam orada yoktu. Az önce gördüğü bir hayal miydi. Başı korkulu sonu sevinçli rüya böyle sona erdi..

Tam o sırada Üsküdar’da fırtına esiyor gök gürlüyor, şimşekler çakıyordu. İsmail Hakkı Kaptan bir şimşek aydınlığında uykudan uyandı. Gördüğü rüyaya bir mana aradı. Böyle bir rüya mutlak bir hayra alamet olmalıydı. Rüyasına giren; dört yıldan beri harb-ı umumide savaşan ve denizlerde görev yapan her Türk kaptanın başına gelebilecek olağan bir yazgıydı. Sahih rüya görmek yaşamakla birdi. Tanrı bunu bana malûm etti ama kimbilir olacağı ne vakte takdir etti, günü gelir onu da bu aciz kuluna elbet gösterir. Diyerek ellerini yüzüne koyup alnından çenesine kadar indirdi yüzünü sıvazladı..

Zaman bir ay sonraydı. Ilık bir mayıs günü Üsküdar’da Arnavut kaldırımlı sokakta çeşmesi şırıl şırıl akan, üst katından denize bakan tahta evin kapısı çalındı, kapıyı kaptanın hanımı açtı. Kapıda bir genç zabit (subay) vardı, omuzunda sırmalı yaver kordonu ve elinde mühürlü bir zarfla saygıyla selam verdi. Kaptanın eşi içeri buyurun dedi. Sırma kordonlu subay ve İsmail Hakkı Kaptan misafir odasında kırmızı halı döşeli sedirde oturdular, hal hatır sordular. Genç subay kendini tanıttı, Anadolu'da dokuzuncu ordu müfettişliğine atanan Mustafa Kemal Paşa’nın emrinde seryaver mülazım-ı evvel Muzaffer. Mühürlü zarfı kaptana uzattı, kaptan zarfı açtı, zarfın içindeki yazılı emir kısa ve netti: Bandırma vapuruyla çıkılacak seferde suret-i harekete dair görüşmek üzere geliniz diyordu. İmza dokuzuncu ordu müfettişi Mirliva Mustafa Kemal.

İsmail Hakkı Kaptan aldığı emirle ürperdi içinden gelen bir ses bu çok önemli dedi ve eşinden rica etti, beyaz gömleği yıkandı, yakası kolalandı, setre (ceket) ve pantolonu ütülendi. Ertesi sabah kalktı traş oldu giyindi, kolları üç sıra sırmalı kaptan giysisiyle doğru Şişli’deki eve gitti. Hizmetçi kadın kaptanı bir dakika bile bekletmeden paşanın yanına buyur etti. İsmail Hakkı Kaptan kadife perdeleri kapalı ve rafları kitap dolu odada üzerinde birçok haritalar bulunan bir masada çalışan Mustafa Kemal Paşa’yı görmesiyle heyecanla ürperdi evet o dedi. Rüyada gördüğü kalpaklı adam buydu. Başı bir bozkurt başı gibi diri ve kararlı, mavi gözlerinde zeka ve ince uzun parmaklı elleri irade dolu.

İsmail Hakkı Kaptan bir ay önce gördüğü rüyayı hatırladı. Yüzünde bir sevinç hâresi dolaştı: Tanrım sen büyüksün bu kutlu kumandanı sağ salim Samsun’a ulaştırmayı bana nasib et dedi..

 

 

 

NAMAZ VAKİTLERİ
PUAN DURUMU
  • Spor Toto Süper LigOP
  • 1Beşiktaş4084
  • 2Galatasaray4084
  • 3Fenerbahçe4082
  • 4Trabzonspor4071
  • 5Demir Grup Sivasspor4065
  • 6Atakaş Hatayspor4061
  • 7Aytemiz Alanyaspor4060
  • 8Fatih Karagümrük4060
  • 9Gaziantep Futbol Kulübü4058
  • 10Göztepe4051
  • 11İttifak Holding Konyaspor4050
  • 12Medipol Başakşehir4048
  • 13Çaykur Rizespor4048
  • 14Kasımpaşa4046
  • 15Helenex Yeni Malatyaspor4045
  • 16Fraport-TAV Antalyaspor4044
  • 17Hes Kablo Kayserispor4041
  • 18BB Erzurumspor4040
  • 19MKE Ankaragücü4038
  • 20Gençlerbirliği4038
  • 21Denizlispor4028
Gazete Manşetleri
ARŞİV ARAMA