Ben Kimim? IV

“…Gazilerimizin geride bıraktıkları eşyaları ve hayvanları yerli ve Çamiçi hırsızları tarafından yağma edilmekte idi. Nahiyenin köy ve yaylalarında mal ve can emniyeti kalmamıştı. Nahiye hükümetinin yardım ve desteği ile köy bekçilerinden beylik silahlarla silahlandırdığım 70-80 mevcutlu bir müfreze teşkil ettim… Perşembe pazarındaki Hükümet Konağı önüne silah çattırdım. Bu gözdağı umduğum ve beklediğim neticeleri derhal verdi…”

…….

Orduluyum

1868 senesinde doğdum.

1310 senesinde mektepteki arkadaşlarıma göre biraz daha büyük yaşta Mekteb-i Mülkiye’den üstün başarı derecesiyle mezun oldum. 

Ben Kimim? IV

İskeçe, Havza, Erbaa, Antep, Develi kazaları ile Sivas Vilayeti ve Kastamonu Vilayeti gibi farklı yerlerde kaza kaymakamlığı görevlerinde bulundum.

22 Eylül 1908 tarihinde Bolu Mutasarrıfı olarak görevlendirildim.

16 Ağustos 1909’da Drama Mutasarrıfı olarak tayin edildim.

20 Şubat 1910'da Debre Sancağı Mutasarrıflığına atandım. Bu görevim, Arnavut isyanına denk gelen günlerdi.

II. Dönem Trabzon Mebusu olarak Meclis-i Mebusan-ı Osmani’ye girdim. Hemşehrim, akranım; Hazinedar Mahmut Mazhar Bey’in ardından Meclis-i Mebusan-ı Osmani’ye giren ikinci Ordulu olarak tarihe geçtim.

Ben Kimim? IV

Belge: Meclis-i Mebusan II. Dönem Trabzon mebusu mazbatam.

Ancak, 18 Nisan 1912’de çalışmalarına başlayan Meclis-i Mebusan, 5 Ağustos 1912’de fesih edilince 13 Temmuz 1913'te Bolu Sancağı Mutasarrıflığına atandım.

II. Meşrutiyet döneminde, Meclis-i Mebusan, yirmi bir aylık bir aranın ardından 14 Mayıs 1914’te açıldığında III. Dönem Trabzon Mebusu olarak yeniden bu meclise girdim. Savaş Meclisi olma özelliğini de gösteren bu Meclis ’deki çalışmalarım; Bolu halkının bana gösterdiği ilgi ve başladığım işleri tamamlamamı beklediklerinden ötürü Dâhiliye Nezaretine benimle alakalı olarak çektikleri telgrafların neticesinde Vekâletin onayı ile mebusluktan çekildim (H:27.7.1332).

Bir yıl içerisinde Bolu’da yeni yollar açtırıp, köprü ve menfezler yaptırmıştım. Bundan dolayı da Nafıa Nazırının takdir ve teşekkürlerine layık görüldüm.

7 Nisan 1915'te (H:02.05.1333) Hüdavendigar (-merkezi Bursa) Vilayeti ’ne vali olarak atandım.

Ben Kimim? IV

Belge: Meclis-i Mebusan III. Dönem Trabzon mebusu mazbatam.

 

III. Dönem mebusluk günlerime dair şunları da sizlere aktarmak isterim;

Yaklaşık beş ay bu görevde bulundum. Bu yıllar; Birinci Umumi Harbim başlarıydı. Hayvan hırsızlığı almış başını gitmiş, önü alınamaz bir durum haline gelmişti. Bu mevzuda köylülerin neler çekmekte olduğunu kaymakamlık vazife günlerimden beri bildiğimden dolayı elime geçen her fırsatta köylü hesabına çalıştım. 

Ben Kimim? IV

Hayvan hırsızlığının men edilmesine ilişkin o dönem uygulamaya geçen kanunu da ben yazdım. Ufak değişiklik ve tadilatla bu kanunun Mebusan Meclisi’nde de kabulünü sağladım. 1940’lı yılların sonlarına kadar uygulanan kanundan bahsetmekteyim.

Bolu ve Düzce mıntıkasındaki 31 hırsızın uzak memleketlerine sürgün edilmesinde muvaffak oldum.

Aynı şekilde; Çamiçi (-Niksar’a bağlı) mıntıkasındaki hayvan hırsızlarının da aynı şekilde Niksar mahkemesinden çıkartılan sürgün cezası ile uzaklaştırılmalarını sağladım. Bahsettiğim mıntıkalarda böylelikle hayvan hırsızlığı durmuş oldu.

Göreve atanışımdan bir buçuk ay kadar sonra,  “Sevk ve İskân Kanunu” çıkartılmıştı. Hükümet, benim kanunun uygulanmasında yetersiz olduğuma karar verdiğinden vede bir kısım bürokratlar ile fikir ve uygulamada aykırılığına düştüğümden dolayı beni 21 Eylül 1915'te görevimden aldı. Hükümet tarafından yerime;  mütekait Erkan-ı Harp Miralayı atandı İsmail Hakkı Bey atanmıştır.

7 Kasım 1915 tarihinde özlük haklarım geri verilerek kısıtlı aylık almak suretiyle Bursa'ya yerleştim.

 
Mütarekenin ardından, 1919 başında, azınlıkların sürgün edilmeleri, gasp ve katledilmeleri suçunu işleyenleri cezalandırmak amacıyla Bursa'da da kurulmuş bulunan Divân-ı Harb-i Orfî Mahkemesi tarafından tutuklandım.
 
Dokuz ay kadar askeri hapishanede yattım. Milli Kuvvete bağlı 56’ncı Fırka Kumandanı Miralay Bekir Sami Bey'in 27 Haziran 1919’da Bursa'ya gelişinden sonra serbest bırakıldım. Sonradan öğrendiğim kadarıyla Miralay Bekir Sami Bey valilik görevini vekâleten üzerine almıştı.
 

Bütün hayatını köyler ve köylüler için vakfetmiş bir Mülkiyeli olarak, kaymakamlıktan valiliğe kadar; kaymakam ve mutasarrıf olarak bulunduğum her yerde kalıcı eserler bırakmış biri oldum. Bu kara günlerde ipe çekilmek dâhil türlü tehlikelerden yakayı kurtarıp 1337 (1921) senesinde Ordu’ya ardından da köyüme döndüm.

Ordu… Memleket yıllarım

Nahiyeme geldiğim günler Milli Mücadele’nin çetin harp günlerine denk gelmişti. O günlerde, harp devam ederken cephede düşmanla çarpışan gazilerimizin geride bıraktıkları eşleri ve çocukları çok ama çok zor günler yaşıyorlardı.

 

Gazilerimizin geride bıraktıkları eşyaları ve hayvanları yerli ve Çamiçi hırsızları tarafından yağma edilmekte idi. Nahiyenin köy ve yaylalarında mal ve can emniyeti kalmamıştı. Nahiye hükümetinin yardım ve desteği ile köy bekçilerinden beylik silahlarla silahlandırdığım 70-80 mevcutlu bir müfreze teşkil ettim.

 

Çamiçi hırsızlarına gözdağı vermek adına Perşembe pazarındaki Hükümet Konağı önüne silah çattırdım. Bu gözdağı umduğum ve beklediğim neticeleri derhal verdi. Nahiye dâhilinde, köy ve yaylalarında mal ve can emniyeti eskisi gibi tesis edildi. Çapulcu ve hırsızlar kabuklarına çekildiler.

 

O zamana kadar yaylalara ve Perşembe pazarına çıkmayan halk eskisi gibi yaylalara gitmeğe, Perşembe pazarına uğramaya başladılar.

 

1338 (1922) senesinde Ordu Livası Meclis Azası oldum. Harb-i Umumi’nin başından itibaren, yedi sekiz seneyi bulan sürede hiç boş durmadım. Köylüleri resmi dairelerde maruz kaldıkları zorluklardan koruyacak tedbirler düşündüm. Bu maksatla ilgili makamlara tekliflerde bulunarak çözüm yollarını gösterdim.

 

Hayatımın son yirmi senesini köyümde ve köylülerimle geçirdim. Onlara müftülük, hukuk müşavirliği yaptım. Merhum babamın izinden gittim.

 

Ben de çoğunuz gibi köylü bir ailenin çocuğum. Babam sağlığındayken köylü ve garibanla ilgilenmiş. Kıtlık yıllarında at yükleriyle Perşembe pazarına ekmeklik un götürüp parasız, muhtaç olanlara dağıtırmış. Köylülere her bakımdan babalık etmiş. O baba öldüğünde tüm nahiye halkı kendi babaları ölmüş gibi üzülüp ağlamış.

 

Kendi memleketimim yanı sıra Gölköylü hemşerilerime de kol kanat gerdim. Kasım 1942’de Kaza Umum Meclis Azası seçildiğim; Gölköy merkezine (1942  yılında   Emirler Köyü  Hatipler  mevkii ) o dönemin en büyük mektebinin yapılamasında çok emek ve mesai harcadım. Şunu da ifade edeyim benim nahiyem o tarihlerde Gölköy Kazasına bağlı idi.

 

1947 son bulan 79 senelik ömrümde iki evliliğim oldu. Kızım şaire Beyhan ve oğlum; binbaşılıktan emekli, siyasetçi, Bakan Hasan Ferda sizlerin yakinen bildiği çocuklarımdır.

 

Cumhuriyet dönemindeki siyasi faaliyetlerim CHP aktif üyesi olarak geçmiştir. Ordu’da birçok dönem Liva ve Vilayet Genel Meclis Azalığında bulundum.

 

Ben

 

Aybastı’nın Çakırlı Köyünden Hacıalizade Ali Osman Bey’im…

 

AYBASTILI Ali Osman GÜLEY.

 

Ben Kimim? IV

 

Ben Kimim? IV

Görüntü: İmza örneğim.

 

 

KAYNAKLAR:

-Güzel Ordu Gazetesi, 7 Mayıs 1928, Birinci sene sayı: 32

-Güzel Ordu Gazetesi, 5 Sonteşrin, Sayı: 507

-Ordupostası,Ali Osman Güley/1246

-TBMM Arşivi: SM_456_M_2  ve SM_456_M_4 .

-Devlet Arşivleri Başkanlığı Cumhuriyet Arşivi: 490-1-0-0 / 315-1293-1.

-Devlet Arşivleri Başkanlığı Osmanlı Arşivi: DH. MB. HPS. M / 18-22

-Devlet Arşivleri Başkanlığı Osmanlı Arşivi: DH. UMVM / 195-5.

-Devlet Arşivleri Başkanlığı Osmanlı Arşivi: DH. EUM. LVZ. / 126-30.

-Devlet Arşivleri Başkanlığı Osmanlı Arşivi: DH. SYS / 129-5.

- Fatsa Güneş Gazetesi, 12 Kasım 2010

-Bursa.gov.tr

-Milli Mücadelede Vilayetler ve Valiler, Kamil ERDUHA, Remzi Kitapevi, 1993. İstanbul 

Hazırlayan:

Selçuk ŞEN (Em. Asb.)

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Selçuk Şen - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Ordu Hayat Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Ordu Hayat hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Ordu Hayat editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Ordu Hayat değil haberi geçen ajanstır.