08 Temmuz 1970 Mitingi

08 Temmuz 1970 Mitingi

            Yaşanmışlıklar olur, “mazi” denir, unutulur ya da tozlu raflara terk edilir. Aslında bir başlangıçtır, öğretici derslerle doludur. 08 Temmuz 1970 Ordu Fındık Mitingi de böyle bir özelliğe sahip. Gazete sayfalarında yer alanlarla sınırlı kalan bilgiler de eksik olabiliyor. Bu eksikliği gidermek, arşivlerin gün yüzüne çıkması için dönemin gazetelerini bulmak ve olayların içinde olanlarla görüşmek istedim.

            8 Temmuz 1970 Ordu Fındık Mitingi gününe gelmeden önceki süreci de dikkate almak doğru bir yöntem olur. Bir yaşanmışlığın neden – sonuç ilişkisi göz ardı edilmemeli. 15 Temmuz 1968 yılı. ABD’nin 6. Filosu İstanbul’da Dolmabahçe önlerinde demirler. Askerler karaya çıkar. Başta İTÜ öğrencileri olmak üzere gençler ABD askerlerini denize dökerler. Bu olay gençlerin örgütlenme süreçlerinin hızlanmasına neden olur. Öncelikle kendi illeri ve çevre iller olmak üzere örgütlenme çalışması için ülkenin her tarafına dağılırlar.

 

08 Temmuz 1970 Mitingi

                                     

            Gençler Karadeniz’de

            İşte 8 Temmuz 1970 Ordu Fındık Mitingini gençlerin örgütlenmeyi Karadeniz’de de başlattıkları bir süreç olarak okuyabiliriz. Çükü 1968 yılında Bulancak’ta da fındık mitingi yapılır.

            Bu konuda araştırma yaparken gazetelerde polis ve savcılık iddialarının haber yapıldığını gördüm. Gözaltına alınanların isimleri de yayımlanmış. İsimlerden yaşayanları araştırdım, onlardan miting ve sonrası yaşanan olaylar hakkında bilgi almaya çalıştım. Aradan 54 yıl geçmiş. Mitingin üç kişilik tertip komitesinden ikisi yaşıyor. Onlardan da dinledim yaşanmışlıkları.

 

08 Temmuz 1970 Mitingi

 

            68 gençlik önderleri, Anadolu’ya dağılmış ve hızla örgütleniyorlardı. Zaten gençlerin halkla bütünleşmesi o kadar hızlı gelişti ki, 12 Mart Askeri Darbesi de bu nedenle yapıldı. Öldürmeler, idamlarla yok edilmek istenseler de başarılamadı.

            Neden fındık mitingi

            1967 yılından başlayarak gazeteleri inlediğimde Ordu’nun belirleyici ekonomi gücünün fındık olduğu ve tartışmaların sezon başlarken artığını görüyoruz. Gençler Karadeniz’de örgütlenmek için fındığı seçmelerine şaşırılmamalı. 08 Temmuz 1970 Fındık Mitinginden sonraki süreçte 1970’li yıllarda mitingler  ilçelerde de yapılır. Yapılan mitinglerin sayısını hesaplamak da zor.

8 Temmuz 1970 Fındık Mitingini yazmak için gözaltına alınan 133 kişiden yaşayanları aradım. Sordum soruşturdum birkaç kişiyi buldum. İlk görüşmemi Tertip Komitesi Üyesi Atilla Özova’yla yaptım. Sonra da Bahattin Kılıç, Ertuğrul Günay, Osman Turgay ve Mevlüt Kalyoncu’yla...

                       

08 Temmuz 1970 Mitingi

             Atilla Özova-82-Tertip Komitesi Başkanı

            “68 döneminde aydınlar ve özellikle üniversite gençliği tarihsel gelişimi içinde üstlendikleri işçi sınıfı ve diğer emekçi kesimlerin bilinçlendirilmesi doğrultusunda gereken her şeyi canları pahasına yaptılar. 1967 yılında Samsun’da 19 Mayıs Fikir Kulübü kuruldu. Harun Karadeniz de vardı. Ben de başkan seçildim. Tekel işçilerinin ve Sinop- Ordu arasında köylü örgütlenmesi yapıyorduk. Çarşamba-Terme ilçelerinde köylü mitingleri yaptık. Ordu’da miting yapmamıştık. Fındık mitingi yapmayı tasarladım. Trabzon’dan, Ankara’dan arkadaşlar gelip destek olacaklarını söylediler. 9 kişiydik. Dikkatler üzerimizdeydi. Tertip komitesi için benim yanımda iki kişi daha gerekliydi. O zaman Boztepe Muhtarı Ömer Karadağ ile kardeşi Yusuf “Biz varız” dediler. 54 yıldır bu özveriyi unutamam. Valiliğe dilekçeyi verdik. Fındık fabrikası olanlar mitinge karşıydı. Gizli tehditler alıyorduk. Olaylar çıkar altından kalkamazsınız, diyorlardı.

Köy çalışmasına başladık. 5 kişi, Avni Savaşkan’ın da köyü olan Zafer (Biben) köyü ve çevre köylerini benim de olduğu grup dolaştık. 4 kişi de Nasuh Mitap yönetiminde Orhan Karadağ’ın planlayacağı köyleri gezdi.

 

08 Temmuz 1970 Mitingi

                                  

             Köylülerin de desteğiyle Saraycık, Topluca, Gökömer, Sağırlı, Bayramlı, Hürriyet, Çirenli, Deregözü, Armut Çukuru, Bozat Kılıçlı, Alidede, Gökçeli, Kestane, Ambarcılı, Mustafalı, Ayrılık köylerinde mitinge çağrı yaptık. Diğer grup da Boztepe, Nizamettin, Burhanittin, Öceli, Yaraşlı, Şenköy’de çağrı yaptı.  15 gün boyunca yaya olarak dolaştık. Köylüler Dev-Genç’lilerle tanışmaktan çok memnundu.

            8 Temmuz 1970 Çarşamba günü miting yapılacak ama kürsümüz yoktu. Ertuğrul Günay da konuşma yapması üzerine CHP’den kürsü aldık. Miting çok kalabalıktı. Miting düzeninden Fatsa’dan Fikri Sönmez sorumluydu. Ertuğrul Günay siyaset dışı fındık üzerine kısa bir konuşma yaptı. Bir imam hatipli genç yanıma geldi, konuşmak istediğini söyledi. Fındık üzerine konuşacaksan olur, dedim. Konuşması hep din üzerine olunca konuşmasını engelledim. Kürsüden sözünde durmadığını, fındık mitingini sabote ettiğini ve bu nedenle sözünü kestiğimi anlattım. Miting konuşmamı yaptım. Cami tarafında bir grup hareketlendi, “yolu keselim” sesleri yükselmeye başladı. Önlerine çıktım, engellemeye çalıştım. Atatürk Anıtı’na çelenk koyacağımızı söyledim. Bir grup bizimle geldi, diğer grup yol kesmeye gitti. Akşam oluyordu. Karayolunu kestiler. Durum kontrolden çıkmıştı. Köylüler, “Sen buradan kaybol” dediler. Bir süre sonra yatışacağını sanıyordum. Bu zamana kadar yol kesme olmamıştı. Samsun’a gittim. Evim oradaydı. Samsun’da eve geldim, radyoda yolun kesildiğini ve hala açılmadığını haberi veriliyordu.” 

 

08 Temmuz 1970 Mitingi

          

            Bahattin Kılıç- 71 yaşında

            “ Gülyalı Kestane Mahallesi’ndenim. 1970 yılında öğrenciydim. Öğrenciliğim dışında yazları çalışıyordum. Miting olduğunda Park Lokantası’nda çalışıyordum. Fındık mitingi yapıldığını duydum. Miting alanı stadyumun yanındaydı. Oraya gittim. Alan doluydu. Katılım; Merkez, Perşembe, Fatsa ve Ünye ilçelerindendi. Gülyalı o zamanlar Merkez’e bağlı bir yerdi. Pankartlarda dönemin hükümetine tepki sloganları vardı. Miting sonrası halk gruplar halinde şehir içine dağıldı. Ben de Halk Eğitim Merkezi yakınlarındaydım. Buradan Millet Sineması tarafından asfalta çıktım. Gelen grupla hareket ettik. Çok kalabalıktık. Karayolu kapatıldı. Karayolunu kapatan kamyonun üzerine çıktım. Sanırım o zamanın valisi Cemal Orhan Mükelam da başka bir kamyonun üzerine çıkıp yolun açılması için çağrı yapıyordu. Üreticiler kararlıydı, dağılmadılar. Şehir içinde de başka gruplar eski Konak Sineması’nın bulunduğu yerdeki fındık fabrikalarının bulunduğu bölgeye gitmiş. Bölgedeki fındık fabrikalarının camları kırılmış. Yusuf Köksal, tabancayla fındık üreticilerinin üzerine ateş açmış. Bir kişi ölmüştü.

            Bizim grupla rıhtımda Deniz Restoran’ın oraya gittik. Yol çok kalabalıktı. Akşam olunca polis ayırt etmeksizin gözaltına almaya başladı.  Gözaltına alınan üreticiler Merkez Karakolu’na götürüldü. Sabah olunca ben lokantayı açmaya geldim. İki sivil polis, “Bu fotoğraftaki sensin” diyerek koluna girip beni de Merkez Karakolu’na götürdüler. Ayakta dursak bile yer yoktu. Polis önüne geline copla, tekmeyle sadırdı. Ünye ve Fatsa’dan gelenlerden bazıları yaralandı. Gözaltına alınanlar içinde daha sonra Fatsa Belediye Başkanı olacak olan Fikri Sönmez de vardı. Bizi oradan şimdi Kaymakamlık olan eski Nüfus Müdürlüğü’ne götürdüler. Bir gün sonra 103 kişi mahkemeye çıkarıldık ve 33 kişi tutuklandık. “

 

08 Temmuz 1970 Mitingi

        

            Ertuğrul Günay- 76 yaşında:

            "Ankara'dan bir grup ‘devrimci’ genç geldi. Karadeniz boyunca üretici hakları konusunda toplantılar yapmak istiyorlardı. Gelenler Ordu’daki fındık mitinginde yerel bir konuşmacı da olsun, istediler. Ben o tarihte Ordu’da avukatlık stajımı yapıyordum. Stadyum çevresinde bir iki bin kişi toplanmıştı. Kısa bir konuşma yaptım. Üreticilerin örgütlenmesi gerektiğini, tefecilikle ve üretici aleyhine fiyat politikasıyla ancak bu yoldan mücadele edilebileceğini söylediğimi anımsıyorum.

Bu miting daha sonrası için önemli bir adım oldu.  Sonraki yıllarda (1975’te) Fiskobirlik’e ürün veren tüm köylülerin kongrelere katılma hakkı olduğunu öğrendik. Bu bilgiyi bütün köylere duyurduk ve Fiskobirlik kongrelerine katılıp kazandık. Milliyetçi Cephe dönemiydi. MHP’li Bakanlık üç kez kongreyi yeniledi, üçünü de kazandık. Bu başarı 1977 seçiminde de çok işimize yaradı. 1978 Ecevit hükümetinde Fiskobirlik yönetiminin de desteğiyle ilk kez fındık üreticisinin yüzünü güldürecek bir fiyat politikası uygulandı,”

 

Mevlüt Kalyoncu-75 yaşında

"Hatipli köyünde yaşıyoruz. Arkadaşlarla gezmek, sinemaya gitmek için gelmiştik. Miting olduğunu biliyorduk ancak olaylardan haberimiz yoktu. Millet Sinemasının önünde gözaltına alındım. Saray Mahallesi'ndeki eski Nüfus Müdürlüğü'nün üst katına götürdüler. Gözaltına alınanlar çoktu. 8-10 gün gözaltında kaldım, karakolda dayak da yedim. Bir taş atmış olsam gam yemem. Mahkemeye çıkarıldıktan sonra serbest bırakıldım."

 

08 Temmuz 1970 Mitingi

 

            Osman Turgay-76 yaşında

            “Taşbaşı Mahalleliyim. Ordu yöresi halkoyunları ve türküleri derlemeleri yaptığım dönemlerdi. Fındık mitingi olduğu gün Ordu’daydım. Merkez Ortaokulu’nun halkoyunları ekibini çalıştırırken Halk Eğitim Müdürlüğü Salonu’na gelen iki resmi giyimli polis tarafından Merkez Karakolu’na götürüldüm. Orada kısa bir sorgulama sonrası şimdiki Altınordu Kaymakamlığı olan binanın üst katına alındım. Epeyce bir süre Valilik binası üst katında ve Merkez Karakolu’nda sorgulandım. Köylerde ne yaptığım, kimlerle görüştüğüm vb gibi kendi yöntemlerince sorgulandım. (Sorgulayan ekip Ankara’dan gelmişti.) Daha çok da Mustafa Şimşek adlı amca oğluma yönelik sorguluyorlardı. Daha sonra hapishaneye götürüldüm. İlk duruşmada salıverildim.”       

NOT: Miting sonrası günlerin Ordu Sesi gazetelerini arşivden bulup bana ulaştıran Yavuz Kalyoncu’ya, 1970 mitingi fotoğrafı veren Levent Erkoç’a teşekkür ediyorum.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Coşkun Özbucak - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Ordu Hayat Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Ordu Hayat hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Ordu Hayat editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Ordu Hayat değil haberi geçen ajanstır.