Ben Kimim?

“…mezarını yaptıracak mevkide olan müesseseler, O sağ olsaydı, şerefine ziyafetler tertip etmekten, parayı pxk gibi harcamaktan çekinirler miydi? … Haşa! O halde yapılacak son hürmeti neden esirgiyoruz? Memleketine hizmet eden insanlara karşı bu derece nankör olmamızın sebebi nedir?”

İlkokul ve ortaokul tahsilimi Ordu’da tamamlayıp 1315 (1897) senesinde Heybeliada’da bulunan Mekteb-i Harbiye’nin orta sınıfına başladım. Dört sene bu mektepte eğitim gördüm. 29 Şubat 1904 tarihinde Mekteb-i Harbiye’nin “Bahriye-i Harbiye Sınıfı”na başladım.

Ben Kimim?

                                           Fotoğraf: Heybeliada, Mekteb-i Bahriye-i Şahane. Kaynak: Doğan BAYIN

26 Ekim 1905 tarihinde “mülazım-ı sani” “teğmen” rütbesiyle mezun mezun oldum. 26 Mart 1906 tarihine kadar Heybet Nûma eğitim gemisinde mühendis olarak bir sene görev yaptım.

Heybet Nûma eğitim gemisindeki bir yıllık görevimin ardından; 26 Mayıs 1906 tarihinde Mesudiye zırhlısına (Mesudiye Zırhlı Hümayunu) tayin oldum ve beş sene bu gemide bölüğün sevk idaresinde bulundum. Aynı gemide topçu zabiti muavinliğinde de vazife yaptım.

Ben Kimim?

                                                           Fotoğraf: Heybet Nûma. Kaynak: Denizcilik Dergisi

15 Nisan 1912 tarihinde İngiltere’de inşa halinde bulunan Reşadiye dretnotunun yüzbaşılığıyla inşaata memur olarak gönderildim. Bu görevim esnasında İngiltere’nin bahriye zabitanına mahsus Portmouth’da bulunan topçu uzmanlığı kursuna katıldım ve kısa bir müddette İngiliz donanmasının manevralarında bulunarak birinci dereceden başarı ile kursu belgesi almaya muvaffak oldum.

Ben Kimim?

Harb-i Umumi’nin ilanı üzerine; inşasının tamamlanmasına az bir süre kalmış olan Reşadiye dretnotunun İngilizler tarafından zabt edilerek ve müsadere edilmesinin ardından İstanbul’a dönerek Bahriye’ye katıldım. Akabinde yeniden Mesudiye’ye tayin edildim.

Ben Kimim?

                                                   Fotoğraf: Mesudiye Zırhlı Hümayunu Kaynak: Bekir ÇALI

Ben Kimim?

                                                               Fotoğraf: Reşadiye Kaynak: Durmuş Ali AKULUT

6 Ekim 1915 tarihinde Mekteb-i Bahriye’nin öğrenci sınıf zabitliğine atandım. Akabinde; mektebin muhafız kumandanlığında ve ardından Efrad-ı Cedide mektebi talim ve askeri terbiye muallimliğinde görev aldım ve bu görevde bulunduğum dönem kıdemli yüzbaşılığına terfi ederek birinci zabit ve müdür muavini vazifesinde bulundum.

30 Ekim 1918 tarihinde imzalanan Mondros Mütarekesini ardından emekliliğe sevk edildim ve memleketim Ordu’ya döndüm.

Ordu’da Kuva-yi Milliye Teşkilatı’na katıldım. Ankara’da teşekkül etmiş olan Büyük Millet Meclisi’ne Trabzon vilayeti dâhilinden aza olarak seçilerek ve BMM’ne iltihak eyledim.

1338 (1922) senesinde Rusya’ya gidecek olan Türkiye ve Ukrayna ilişkilerini görüşme heyetinde aza olarak görevlendirildim ve iki ülke görüşmelerinde hazır bulundum. 2 Ocak 1922 tarihinde Ukrayna Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti ile Türkiye arasında, Türkiye-Ukrayna Dostluk ve Kardeşlik Antlaşması imzalanmasına da şahit oldum.

Ordu livasından mebus adaylığımı ilan ederek Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin ikinci devresi azalığına Ordu mebusu olarak dâhil oldum. 3 ve 4. Dönemde de Ordu Mebusu olarak görev yaptım.

11 Mart 1926 tarihinde yapılan düzenleme ile üzerine askeri hizmet süre yeterli görüldüğünden özel kanun gereğince korvet kaptanlığı rütbesine (-binbaşı) terfi ettirilerek bu rütbeden emekli sayıldım.

Ben, aslen Orduluyum. 1302 (1885) tarihinde Ordu’da dünyaya geldim.  Ordu’nun köklü ailesindenim. Babam şehrin eşrafından Nuri Kadızade merhum Mehmet Arif Efendi’dir.

Ben, sizlerin beni bildiği adımla; Nurikadızade Recai’yim

Ben Kimim?

 Ordu Mebuslarından Nurikadızade Recai Bey 12 Aralık 1933 tarihinde Ordu’da vefat etmiş ve Ordu Çakalçımaz Mezarlığına defnedilmiştir. Kabri; 1937 yılının Ocak ayında Vilayet Daimi Encümeni’nin aldığı kararla yaptırılmıştır.

Ben Kimim?

“Derme çatma, Recai’nim mezarı…

İlbayın cenazesi (-ORDU eski valilerinden Hasan Hayri Bey’in günü kast ediliyor)  kabristanda kulağıma şöyle bir ses geldi

-Basma, o Recai’nim mezarı!

İçtimaî mevkii sahibi bir zat, bana yakındı; sözü kendi üstüne mi aldı? Bilmem, biraz söylendi:

-Recai böyle mezarda mı yatıyor? … Dedi.

Recai merhumunun mezarı, kimsesiz bir vatandaşın mezarı gibi bir yığın toprak tümseğidir! Ve kim bilir, bu şekilde daha ne vakte kadar kalacak?

Recai’nin mezarını yaptıracak mevkide olan müesseseler, O sağ olsaydı, şerefine ziyafetler tertip etmekten, parayı pxk gibi harcamaktan çekinirler miydi? … Haşa!

O halde yapılacak son hürmeti neden esirgiyoruz? Memleketine hizmet eden insanlara karşı bu derece nankör olmamızın sebebi nedir?”

Alıntının kaynağı: Güzelordu Gazetesinin 24 Mayıs 1936 (sayı: 269)

Ben Kimim?

 

Hakkında yayınlanmış, bahsinin geçtiği yazılarımız:

1-“Bahriye Vekâleti’nin Kurulmasına Öncülük Eden Ordulu” Ordu Hayat Gazetesi, 14-15-16.03.2023 Sayı: 5097,5098,5099.

2-“Beş Mebus”, Ordu Hayat Gazetesi”, 22-23-24.01. 2024, Sayı: 5360, 5361,5362.

3-“Görevi Başında Vefat Eden Ordu Valileri”, Ordu Hayat Gazetesi, 9-10-11.08.2023, Sayı: 5218, 5219, 5220.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Selçuk Şen - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Ordu Hayat Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Ordu Hayat hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Ordu Hayat editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Ordu Hayat değil haberi geçen ajanstır.