Üzerinde İmzası Olmayan Sanatkar

Refik Erdem, Trabzon'un Çaykara ilçesinde 1945 yılında dünyaya geldi. Babası Ankara'nın Haymana köylerinde imamlık yaptı. Ağabeyi, Milli eğitimde müfettişlik yaptı.

 Akşam lisesinden mezun olan Refik Erdem, kamudan emekli olmakla yetinmedi. Edebiyat ve felsefeye oldukça ilgi duydu.

Refik Erdem, sosyal medyadaki takipçilerimden ve okurlarımdan biriydi. Geçenlerde sayfasını karıştırırken ilginç değerlendirmelerine tanık oldum. Okurlarımın da ilgisini çekebileceğini düşünerek bir kısmını paylaşmak istedim.

  - Berrak sularda Aziz olmak varken, neden bulanık sularda çamur olur insanlar.

  - Beyinlerin algı kapasiteleri sonsuzdur. Beyinler, ne verilirse onu alırlar. Beyinin yeni tanıdığı bilgiler çoğaldıkça, güncel bilgileri yedekte tutar. Sorgulayıcıdır beyinler.

- Yeni bilgilerle beslenmeyen beyinler, yaşlılıkta kullanmaya yedek malzeme bulamazlar.

- Karı koca ve evlatlar arasındaki çoğu anlaşmazlıkların nedenleri, bilgi ve sosyal seviye uyuşmazlıklarından kaynaklanmaktadır.

 - Dünya; doğuştan her insana eşit şanslar tanımaz.

 - Canlılar; benzer yaratılış özellikleri taşıdıkları halde, farklı egoları yüzünden diğerleri ile ayrışırlar.

 - İnsanlar; illaki bir övgü ya da ceza olmadan da iyi ve ahlaklı olamazlar mıydı.

- Son günlerde doğa çok öfkeli. Biz evlatlarına vurdukça vuruyor. Sonra da hiçbir şey olmamış gibi önümüze gül döküyor, çiçek döküyor. Doğa; bunu hep yapıyor. Bazen alttan vuruyor, bazen de üstten. Dağları patlatıp alev saçıyor.

 - Göklere yükselen binalarınızla çocuklarınızın ayaklarını yerden kestiniz.

 - Siz, yalnız aklınızı değil, insafınızı da kaybettiniz.

 Daha neler yoktu ki Refik Erdem'in değerlendirmelerinde. Ancak biz işin tadını kaçırmadan bunlarla yetinelim.

Refik Erdem'in benim kitaplarıma ilişkin de değerlendirmeleri vardı. Onları da çok çarpıcı buldum. Kendisine sağlık huzur ve mutluluklar diliyorum.

 " Mesudiye, Yeşilceli,  Yekta Aydın Bey. Yılların eskitemediği bir eğitimci. Kitaplar yazdı, halen yazıyor.

 Hem şair, hem müzisyen.

Arada bir politikacı. Bir dönem Yeşilce Belediye Başkanlığı yaptı.

 Nadir yetişen bir Anadolu insanı.

Zihni bilgi ile dolup taşıyor.

Her düşünen insan gibi. O da

rahat değildir olandan bitenden.

İçi kan ağlarken güler görünür.

Arada bir Emirgan’da dolaşır.

Yazdığı şiirlerin ilhamını doğadan alır insana verir.

 Öğrencilerine kazandırdıklarının bir kısmını

paylaşır kitaplarında. Özetleyecek olursak Yekta Aydın'ın;

 “Eğitimcinin Not Defterinden”  adlı kitabında ne demiştir Kızılderili Şef Seattle bir bakın:

 “Beyazlar ülkemize geldiklerinde vardı bizim topraklarımız. Onların ise İncil’leri ellerindeydi. Gözlerimizi kapatıp  dua etmeyi öğrettiler bize.

Gözlerimizi açtığımızda;

Onların toprakları olduğunu gördük. Bizde ise ellerimize tutuşturdukları İncil’ler vardı”.

  Devam ediyor Kızılderili bilge şef:

“Kartalı vuran kendi tüyünden yapılan oktur”

Ve Demiş Ki, Atatürk:

“Eserinin üzerinde, imzası olmayan yegâne sanatkâr öğretmendir”

Yekta Hocam; kitaplarınızı ilgiyle okuyorum.

Selam ve saygılarımla"

 Asıl ben teşekkür ediyorum. Esen kalın.

Yekta Aydın İstinye 24.03. 2024

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Yekta Aydın - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Ordu Hayat Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Ordu Hayat hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Ordu Hayat editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Ordu Hayat değil haberi geçen ajanstır.