Çanakkale’de Almanlar

Almanya’da, Çanakkale ile ilgili olarak yazılan resmî ve özel yayınlarda, abartılı olarak bu başarıdan pay kapma iddiaları yer alır. Evet, Çanakkale’de Alman subayları vardı, bazı kolordu ve tümen komutanları, hatta ordu komutanı bile Almandı. 8,5 ay süren muharebeler sırasında toplam 500’e yakın Alman subay ve eri Çanakkale’de görev yaptı. Ancak buradaki mevcutlarının 10 katından fazla personelle Suriye-Filistin cephesinde yer aldılar ve Doğu’da Sarıkamış harekȃtına katıldılar. Yenilgiyle sonuçlanan bu muharebelere sahip çıktıkları görülmemektedir.1 Bu durum ister istemez insana, Julius Ceasar’a atfedilen “zaferlerin babaları çoktur, mağlubiyetlerin ise hemen hiç yoktur”2 sözünü hatırlatıyor.

Çanakkale’de, Liman von Sanders, Von der Golç ve Weber Paşa’lar gibi birçok Alman cephede bulunmuştur. Ancak Alman askerlerinin tam sayısı bilinmemektedir. Çanakkale’de çarpışmış bir Alman binbaşısı olan Carl Mühlman, kendi yazdığı eserinde Çanakkale’de yaklaşık 700 Alman askerinin olduğundan söz eder. Türkiye’de yayımlanan kitap ve anılarda ise 70 kişiden 300 kişiye kadar rakamlar telaffuz ediliyor.3

Çanakkale’deki 5’nci ordumuzun komutanlığına getirdiğimiz Alman Liman von Sanders Paşa için Turgut Özakman hocamız şunları söylüyor:

Liman von Sanders Paşa, Çanakkale’de ordu komutanı olmadan önce, bir büyük birlik komutanı olarak, hiçbir muharebede bulunmamıştır. Türkiye’ye gelmeden önce Kassel’de bulunan 22. Süvari Tümeni’nin komutanıydı. Gn.Von Seck diyor ki; “Almanya’da kolordu komutanlığı için uygun görülmeyen biri, bütün Türk Ordusu’nun yeniden teşkilini üzerine alacaktı.”

Sanders, Türkiye’ye tümgeneral olarak geldi (14 Aralık 1913), rütbesi bazı politik sebeplerle Alman İmparatoru tarafından, vaktinden önce süvari orgeneralliğine yükseltildi.(1914) Türkiye’de, anlaşma gereğince bir üst rütbe ile çalıştı. (müşir/mareşal)4 

Çanakkale’de hiçbir Alman kıt’ası muharebelere katılmamıştır. Toplam 500 civarında olan Alman askerlerinin yarıya yakını Boğazlarda, diğerleri de topçu ve istihkam birliklerinde görev yapmıştır. Özellikle kara muharebelerinde birinci hatta çarpışan Alman birliği olmadığı gibi, Alman personeli de olmamıştır. Yalnız 3 Mayıs 1915’te, ‘Midilli Gemisinden sökülerek, mürettebatı ile Seddülbahir’e getirilen 12 adet makineli tüfekten oluşan bir “makinalı tüfek birliği” vardır. Ancak, tüm personeli Almanlardan oluşan bu batarya, girdiği ilk muharebede kaçar ve silahları mürettebatsız kalır.5 İstihkâm Bölüğü ise, başlangıçta 200 mevcudu ile Haziran sonunda Seddülbahir bölgesinde göreve başlar, ancak kısa sürede mevcudu 40 kişiye düşer. Yüzbinlerce insanın gırtlak gırtlağa boğuştuğu Çanakkale’de, 40 Alman askerinin varlığı pek kayda alınabilecek durum olmasa gerek.

Çanakkale Savaşları’na istihkâm teğmen rütbesiyle katılan Mehmet Şevki Yazman Çanakkale’deki Alman istihkâm birliğini şöyle anlatıyor:

“Çanakkale’deki kara muharebelerinde Alman kıtası diye tek bir bölük vardı. Romanya üzerinden ve sivil giyerek Çanakkale’ye gelen gönüllü gençlerden ve hatta çocuk denecek yaşlardaki insanlardan toplanmış ve bidayette (başlangıçta) mevcudu iki yüze kadar çıkmışken sonraları hastalık, geride daha rahat vazifeler gibi sebeplerden 40 kişiye kadar düşen bir istihkâm bölüğü… Bu bölüğün muayyen hiçbir vazifesi yoktu, eline kazmayı alıp bir yere vurduğunu veya keseri alıp bir çivi çaktığını gören olmamıştır. Usta ve idareci olarak geçinenler, kırk yılda bir, kazılmakta olan lağımlara uğrarlar ve hiçbir vakit lisanını bilmediği bizim neferlere güya bir şeyler tarif ederler, ekseriya onlar da kafalarını sallar, işin dalgasında olduklarını fark ettiklerini anlatırlar ve sonra gene bildikleri gibi lağımlarını kazmağa devam ederlerdi…”6

Liman von Sanders ise bu istihkâm bölüğü için şunları söyler:

“5. Ordu emrine Haziran sonuna doğru, Çanakkale Savaşları sırasında görev alan ilk ve biricik Alman birliği geldi. Bu birlik, bir istihkâm bölüğüydü. Astsubayları ve erleri, çeşitli yolardan ve tek başlarına yolculuk ederek Türkiye’ye gelmişlerdi. 200 kişilik bu istihkâm bölüğü, Güney Grubu’nda Seddülbahir’de kullanıldı. Bu bölüğün sayısı, sıcak havalı iklimin etkisi, alışamadıkları beslenme biçimi ve yemekler, ağır savaşlar yüzünden kısa zamanda 40’a düştü. Bundan sonra düzenli bir bölük olarak değil de, her iki cepheye dağılmış öğretmenler olarak çalıştılar ve önemli görevler gördüler. Bunun dışında Çanakkale’ye Almanya’dan birlik olarak başka kuvvet gönderilmedi. Yalnız, topçu bataryalarında görev almak üzere subay ve astsubaylar gönderildi. Bunlar 5. Ordu birliklerinin çeşitli aşamalarında görev aldılar.”7

Çanakkale tamamıyla, Türk ordusunun eseri ve Türk süngüsünün zaferidir. Çanakkale’de cephede fiilen çarpışan komutanlar Türk komutanlardır. Başlangıçta Çanakkale’de bulunan altı tümenden birisinin komutanı Alman, beşinin Türk idi. Çıkarmaların başladığı 25 Nisan 1915 sabahı düşmana karşı koyanlar, tümen komutanından erine kadar tamamen Türk’tü. İlk çıkarmaların yapıldığı Arıburnu ve Seddülbahir bölgelerinde hiçbir Alman subayı yoktu.

Çanakkale Zaferi, elde mevcut silȃh ve cephane ile kazanılmıştır. Muharebeler sırasında Alman yardımı alınamamıştır. Çanakkale Zaferi Alman yardımı ile değil; Türk’ün elindeki silȃh, mühimmat ile Türkün kanıyla kazanılmıştır. Ağır topçu desteği yetersiz olduğu gibi, var olanların da cephane problemi vardı. Piyade tüfeği eksikliği de çok ciddi boyuttaydı. Örneğin, 2’nci Tümen 5’nci Alay’ın (Seddülbahir’de) askerlerinde, 2.000 askere karşılık sadece 700 tüfek vardı; askerlere, muharebe sırasında yaralanacak ve şehit olacak arkadaşlarının tüfeklerini almaları emredilmişti.8 Muharebelerin en sıkışık dönemi olan 25 Nisan-22 Ağustos 1915 günleri arasında, her iki tarafın isteğine rağmen yardım gerçekleştirilememiştir. Bilindiği gibi, Bulgaristan’ın bu dönemde tarafsızlığını sürdürmesi, Almanya ve Avusturya ile İstanbul arasındaki yolu kapatıyordu. Bu yol, Çanakkale Muharebelerinin Türklerin lehine gelişmesinin sonucu olarak, Bulgaristan’ın Osmanlı Devleti yanında savaşa katılmasıyla açılacaktır.

İlk Alman topçu cephanesi, Kasım ayında, muharebelerin şiddetinin tamamen azaldığı bir zamanda Çanakkale’ye ulaştı. 15 Kasımda da, fiili yardım olarak ilk birlik geldi. Bu, 24 cm.lik motorlu bir Avusturya bataryası idi. Bu batarya Anafartalar Grubu’na verildi. Bunu, Aralık ayında gene Avusturya’nın 15’lik obüs bataryası izledi. Bu batarya da Güney Grubu’na, Seddülbahir’e yerleştirildi. Çanakkale’ye; İngilizlerin çekildiği güne kadar, bu iki bataryadan başka kuvvet gönderilmemiştir.9 Berlin’den savaş malzemesi yüklü ilk tren ise ancak Ocak 1916’da İstanbul’a hareket edebilmiştir.10

Çanakkale Muharebeleri sırasında Almanların daha ziyade personel yönünden yardımları söz konusudur. Sayısı tam olarak tespit edilemeyen Alman subay ve eri muharebelerde yer aldı. Kaynaklar yaklaşık 500 personelde birleşmektedir. Bir kısım Alman eri 18 Mart Boğaz Muharebesine katıldı. Özellikle karargâhlarda görev alan Alman kurmaylarının, birkaçı dışında, faydadan çok zararı olmuştur. Komutanlar arasında sürtüşmelere sebep olmuşlardır. Yeterli beceri gösterememişler ve bazıları başta Atatürk olmak üzere komutanlar tarafından geri iade edilmişlerdir.

Çanakkale Muharebelerinde Görev alan Alman Komutan ve Kurmay Başkanları Şunlardır:11

18 Mart Boğaz Muharebeleri:

- Korg. Metren, Başkomutanlık delegesi

- Yb. Wasillo, Hamidiye Tabyası Komutanı

- Yb. Werle, Erenköy Bölgesi Ağır Topçu Komutanı

 

Kara Muharebeleri:

- Mareşal Liman von Sanders, 5’nci ordu Komutanı

- Tümg. Weber, Güney Grubu Komutanı

- Tuğg.Trommer, 14’ncü Kolordu Komutanı

- Alb.Von Zondenstern, Güney Bölge Komutanı

- Alb. Kannengieser, Güney Grubu Danışmanı (Daha sonra 9’ncu Tüm.K.olacak, bu sırada 7 Ağustos günü yaralanacak ve yerine Yb.Cemil Conk geçecektir)

- Alb.Nicolai, 3’ncü Tüm.K.

- Alb.Hovik, 13’ncü Tüm.K.

- Yb. Thauvenay, Güney Grubu Kur.Bşk.

- Yb.Binholt, Güney Grubu Topçu Komutanı

- Yb.Pötrih, 9’ncu Tüm.K.

- Yb.Wilmer, Anafartalar Bölge (müfreze) Komutanı (daha sonra 5’nci Tüm.K.)

- Bnb. Eggert, 1’nci Kor.Kur.Bşk.

Tabi, bu listeden sonra şunu da belirtmeliyiz. Çanakkale’de, başlangıçta 19’ncu Tüm.K, sonraları bir kolordudan daha büyük çaplı Anafartalar Grup Komutanlığı görevlerini tüm dünyayı hayran bırakan büyük bir başarıyla yürüten başta M.Kemal Atatürk olmak üzere, Çanakkale Müstahkem Mevkii Komutanı Cevat Çobanlı Paşa, 3’ncü Kolordu Komutanı Esat Paşa, 5’nci Kolordu Komutanı Alb.Fevzi (Çakmak), Güney Grubu Komutanı Mehmet Vehip Paşa, Grup ve tabya komutanları hep Türk komutanlardı. Çanakkale Muharebeleri günlerinde 14 adet Grup/Kolordu/Bölge Komutanlıkları kurulmuştur. Bunların sadece beşinde geçici olarak Almanlar yer almıştır. 25-27 Nisan Kumkale çıkarmaları esnasında 15’nci Kolordu Komutanı olarak görev alan Tümg. Weber, buradaki Fransız birliklerinin çekilmesi üzerine Seddülbahir Bölgesinde oluşturulan Güney Grup Komutanlığına getirilmiştir. Ancak daha sonra yerine – Kuzey Gurubu ve 3’ncü Kolordu Komutanı Esat Paşa’nın kardeşi olan- Mehmet Vehip Paşa geçecektir. Albay Von Zodenstern de geçici olarak, Güney Grubuna bağlı, Güney Bölge Komutanlığı yapmıştır. 2’nci Kolordu Komutanı Alb. Nicolai ile 16’ncı Kolordu Komutan Vekili Alb.Kannengieser ise bu komutanlıklarda, muharebelerin artık siper savaşlarına dönüştüğü Eylül-Aralık 1915 döneminde bulunmuşlardır.

Çanakkale Muharebelerinde alaylar, ana ast birlik olarak önemli görevler üstlenmiştir. Çanakkale’de; 4’ü süvari, 16’sı topçu olmak üzere 50’nin üzerinde alay muharebelere katılmıştır. Bu alaylara alay komutanlığı yapan 60’ın üzerindeki komutandan sadece biri -28 nci Alay Komutanı Bnb.Hunker- Almandır. Almanların zafere katkısı devede kulak kalır. Çanakkale Zaferine Almanların ortak olmasının haksızlığını ortaya koymak için, sadece 20 günlük bir dönemde, 6-27 Ağustos 1915 günleri arasında en ön saflarda çarpışarak şehit olan 9 Alay Komutanlarının bir listesini sunalım:

- 14’ncü Alay Komutanı Bnb.İsmail Hakkı Bey

- 15’nci Alay Komutanı Yb.İ.Şükrü Bey

- 16’ncı Alay Komutanı Yb.Hakkı Bey

- 20’nci Alay Komutanı Yb.Halit Bey

- 21’nci Alay Komutanı Yb.Yusuf Ziya Bey

- 23’ncü Alay Komutanı Yb.Recai Bey

- 25’nci Alay Komutanı Yb.Nail Bey

- 47’nci Alay Komutanı Bnb.Tevfik Bey

- 57’nci Alay Komutanı Yb.Hüseyin Avni Bey12

Çanakkale muharebelerine iştirak eden Alman subaylarının yanlış emir ve yönlendirmeleri sebebiyle Türk tarafının zayiatının çok daha fazla arttığı da kayda değer iddialardandır.13 Çanakkale’de, 5’nci ordumuzun komutanlığını yapan Liman Paşa, - sert mizaçlı ve aldığı kararları birebir uygulatan otoritesi dışında – aslında bu çapta bir komutan değildi. Çanakkale’de en büyük hatayı, çıkarma yerlerinin yanlış tespitinde yapmış, başta Mustafa Kemal olmak üzere Türk komutanların ısrarlı itirazına rağmen kararını uygulatmış, savaşın daha ilk günde kaybedilmesi Türk askerinin canını hiçe sayan fedakȃrlığı sayesinde önlenmiştir. Araştırmacı yazar Bülent Pakman, Liman Paşa’nın Çanakkale’de sergilediği beceriksizlik ve hataları sıralarken 19 Mayıs taarruzunu şöyle değerlendirir:

“Örneğin, Liman Paşa’nın emriyle yapılan 19 Mayıs gecesi taarruzunda bir gecede, tam 9.000 Mehmetçik şehit olmuştur. Üstelik Liman Paşa anılarında bu taarruzun bir hata olduğunu şöyle itiraf etmiştir: “Bahis konusu bu taarruzun tarafımdan işlenmiş bir hata olduğunu itiraf ederim. Bu hatayı, düşman kuvvetlerini iyi takdir edememekle ve elimizdeki az topçu kuvvetiyle ve çok sınırlı cephaneyle bu işi başaramayacağımızı önceden hesaplayamamakla işledim.”14 Liman Paşa’nın hatasının yol açtığı bir gecelik kayıp, Mustafa Kemal Atatürk’ün liderliğindeki ve Başkomutanlığındaki Kurtuluş Savaşı’nda bütün cephelerdeki kayıplara eşittir. Alın size “Alman Mucizesi”.15

Çanakkale Zaferinin Alman katkı ve desteğiyle kazanıldığı iddialarına, Başkomutan Vekili ve Harbiye Nazırı Enver Paşa’nın sözleriyle son verelim:

Enver Paşa, ABD Büyükelçisi Henry Morgenthau ile yaptığı görüşmede şunları söyler:

“Niye biz kendimizi Almanlara karşı borçlu hissedelim? Bizim onlar için yaptıklarımıza karşı onlar bize ne yaptılar? Bize birkaç ödünç para verdikleri ve birkaç subay gönderdikleri doğrudur; fakat bizim ne yaptığımızı da görüyorsunuz! İngiliz Donanmasını yendik. Bunu ne Almanya, ne de diğer bir millet yapabilmiştir. Ordularımızı Kafkas Cephesine yığdık ve Batı Cephesinde kullanılabilecek büyük Rus birliklerini meşgul ettik. Aynı şekilde, büyük ordularını Mısır ve Mezopotamya’da tutmaya, İngiltere’yi zorladık ve böylece Fransa’daki Müttefik Ordularını zayıflattık. Hayır, biz olmasak Almanlar askerî başarılarını asla kazanamazlardı; tamamen bize şükran borçludurlar.”16

 

Not: Bu makale, Düşünce ve Tarih Dergisi’nin Sayı:30, Mart 2017 tarihli nüshasında yayınlanmıştır.

1 İsmet Görgülü, “Çanakkale Zaferi Üzerine Alman İddiaları” AAM Dergisi, sayı 28, Mart 1994, s.105.
2 Dr.Tayfun Atmaca; Dünya Tarihi 1915; Alter Yayınları, Ank. 2015, s.681.
3 www.canakkalesehitlerimiz.com/kac_alman_savasti.php
4 Turgut Özakman;Vahidettin, M.Kemal ve Millî Mücadele, Bilgi Yayınları, 2. Baskı, İst. 1998, s.99.
5 Çanakkale Cephesi 2 nci K itap Amfibi Harekat, Gnkur. ATESE Bşk.lığı Yay., Ank. 1978, s.418.
6 M.Şevki Yazman; Türk Çanakkale, Ulus Basımevi, Ank. 1938, s.11.
7 Liman von Sanders; Türkiye’de Beş Yıl 1, Çev.:Örgün Uğurlu, Yeni Gün Haber Ajansı, İst. 1999, s.102.
8 Gürsel Güncü, Şahin Aldoğan; Siperin Ardı Vatan, MB Yayınları, İst. 2006, s.100.
9 Görgülü; a.g.m., s.130.
10 Mustafa Çolak; “Çanakkale Savaşları ve Almanya”, Askeri Tarih Araştırmaları Dergisi, Genkur. ATESE Bşk.lığı Yay. Sayı 16, Ağustos 2010, s.46.
11 Görgülü; a.g.m., s.131-134.
12 Turgut Özakman; Diriliş Çanakkale 1915, Bilgi Yayınevi 13. Basım İst. Mart 2008, s.671.

    G. Güncü, Ş. Aldoğan; a.g.e., s124.
13  Dr.Tayfun Atmaca; Dünya Tarihi 1915; Alter Yayınları, Ank. 2015, s.681.
14 Sanders; age, s.100.
15 Bülent Pakman; “Çanakkale’de Almanların Rolü”, www.https://bpakman.wordpress.com
16 Jehuda I. Wallach; Bir Askerî Yardımın Anatomisi, Çev.:Em.Tuğg.Fahri Çeliker, Gnkur. ATESE Bşk.lığı Yayını, Ank.1985, s.171.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Özen Topçu - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Ordu Hayat Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Ordu Hayat hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Ordu Hayat editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Ordu Hayat değil haberi geçen ajanstır.