Dayak Arası Eğitim


Bir eğitim kurumu düşünün. Okusun vatana millete hayırlı bir avlat olsun diye verdiğiniz.  Ancak gelin görün ki o eğitim kurumunda çocuğunuz eğitim yerine her gün şiddete maruz kalıyor. Üstelik bir veli toplantıda öğretmen ve tüm velilerin gözü önünde, oğluna; “Bu çocuğu her gün döğeceksin. Ben sana izin veriyorum.” Diyor ve o veliye ne öğretmen ne de diğer veliler müdahale edip bir şey söyleyebiliyor.
Bu durumda soruyorum size;  “Siz olsanız ne yapardınız?”


Her gün yazdığım köşe yazılarımla bazı yaralara merhem olmaya çalışıp, haklıya hakkını haksıza haddini bildirmeye çalıştım. Hep mağdur ve haklı insanların yanında oldum. Şimdi ise mağdur olan ben ve 1. Sınıfta okuyan 6 yaşındaki oğlum. 
Olayın özetini yukarıya kısaca yazdım. 


Eğitim kurumlarında öğrenciler arasında şiddet almış başını gidiyor, bunun adına da akran zorbalığı deniliyor,  ancak bir kişi çıkıp da buna bir dur demiyor ya da diyemiyor. 


Öğretmene söylüyorsun; “Benim yapacağım bir şey yok. Uyum sürecinde böyle şeyler olabiliyor” diyor. Müdür yardımcısına söylüyorsun, bir eğitimciye  hiç de yakışmayan çözüm odaksız, “Çocuğunuzu cebimde mi taşıyacağım. Şu okulda boşluk var o okula kaydını alın” gibi basit bir kaçış cümlesi ile karşı karşıya kalıyorsunuz.


Ordu Altınordu’da bir devlet ilkokulunun 1. sınıfında okuyan çocuğumuz her gün bir yeri mor, bir diğer gün kıyafeti yırtılmış, beslenme kabı, suluğu kırılmış, kalemi, silgisi vs. alınmış ve mutsuz olarak eve geliyor.


Neymiş efendim, “Sen her gün farklı şeylerle, kıyafetle, ayakkabıyla okula geliyorsun?”
İlk göz ağrımız dediğimiz çocuğumuza bir şey almaya korkar hale geldik. Ayakkabısını bile boyatmıyoruz, yeni gözükmesin diye.
İlk başlarda, “uyum süreci” dedik, “geçer, düzelir” dedik, daha daha farklı yöntemler uyguladık.  Çocuğumuza şiddet uygulayan çocuğa sevgi ile yaklaşıp, beslenmesine katkı sağlamak gibi...


Tüm veliler bu çocuktan şikayetciydi ve o çocuk tüm sınıfı hatta 4. Sınıfta okuyan çocuklara bile şiddet uyguluyordu. Her gün de velilerin topluca haberleştiği bir platformda şikayet üzerine şikayet yağıyordu. Çocuğun ailesi tüm velilere rest çekti diğer veliler artık korkudan mı ya da farklı nedenlerden mi bilmem şikayet ve konu bir anda kapandı. Ancak bizim çocuk şiddet görmeye devam etti. 
Yukarıda belirttiğim gibi, “uyum süreci” dedik, “geçer” dedik. Haberleşme platformundan bir kere olsun yazıp şikayette bulunmadık. Durumu sınıf öğretmenine anlatmakla yetindik.


Bir de velisi olarak bizim dışımızda gelişen ve beni oldukça şaşırtan bir o kadar da mutlu eden bir olay yaşanmış. 6 Yaşındaki çocuğumuz kendisine şiddet uygulandığı zamanlar söylediği öğretmeninin çaresizce bir şey yapamadığını görünce, şikayetini  odasını sora sora öğrenerek okulun en üst mercisi olan müdüre anlatmıştı dili döndüğünce.   Müdür bey birkaç yöntem denese de, çözüm sınıf öğretmenin de olduğu için sonuç yine aynı.


Gel zaman git zaman okulda bir çocuğa ve velisine diş geçiremeyenler bu kez bizim çocuğa sardılar. Suçsuz yere şikayet üzerine şikayet. Hatta sınıftaki öğrencilerin hep bir ağız yapıp, “Biz seni dışladık, seni okuldan attıracağız” gibi sözler sarf ederek çocuğumuzun daha da okuldan soğumasına neden olmuşlardı.


Çözüm olarak sınıfını ya da okulunu değiştirmek istedik ancak çocuğumuz kabul etmeyince bizde vazgeçtik. 
Bu kez okulun müdürünün kapısını biz çaldık. Bir eğitimcinin yanında babacan bir kişi karşıladı bizi. Durumu anlattık. Çözüm odaklı yaklaşıp bizi rahatlattı. Şimdi bizde bakıp göreceğiz. Ancak şunu belirtmeden geçemeyeceğim. Okullarda şiddetin,  yani akran zorbalığının artması, gözlemlediğim kadarıyla bazı öğretmenlerin sınıfta otorite kuramadığından kaynaklanıyor. 


Milli Eğitim İl ve İlçe Müdürlerine, okul müdürlerine bu konuda çalışma yapmalarını ve okullarda öğrenciler arasında yaşanan şiddetin önüne geçmelerini istiyorum. Yoksa veliler işin işine girerse daha vahim sonuçlar ortaya çıkabilir…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Seran Eren Şensoy - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Ordu Hayat Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Ordu Hayat hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Ordu Hayat editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Ordu Hayat değil haberi geçen ajanstır.