Kanlı Altın!!!

Öncelikle Erzincan'ın İliç ilçesinde altın madeni sahasında meydana gelen faciada hayatını kaybedenlere rahmet, yakınlarına sabır ve sorumlularında bir önce tespit edilip en ağır cezayı almalarını dilerim.

Hiç bir gün Altın ile ilgili yazı yazacağım aklıma gelmezdi ki Altın ta 6.yüzyıldan beri bilinmekte!

Ancak yıllar önce izlediğim Leonardo DiCaprio’nun başrol oynadığı “KANLI ELMAS” filmini izleyince üzerinde haftalarca düşünmüştüm.

Maalesef ne olurda olsun yapılan bir iş ”TEKNİK ve ETİK“ kurallara uymuyorsa mutlaka sonu hüsran oluyor!

Her MADEN kazasında, her TRAFİK kazasında olduğu gibi!

Kanlı Altın…

Şüphesiz Altın, dünyadaki en değerli değerli metallerden ve aynı zamanda en çok arananlardan biridir. Şekillendirilmesi kolaydır, korozyona dayanıklıdır ve büyük bir sembolik güce sahiptir.

Altın talebine özellikle saat ve mücevher sektörü yön verirken, aynı zamanda yatırım amaçlı finans sektörü ve teknoloji sektöründe de aranan çok önemli bir hammadde.

Altın sadece bir yatırım değil, aynı zamanda yarı iletken ürünlerinde vazgeçilmez bir hammaddesidir: Örneğin bir cep telefonu 2,4 miligram altın içerir. Ancak altın çıkarmak vitrinlerde göründüğü kadar hoş ve güzel değil. Onu elde etmek için uzun vadede kalıcı hasarlar bırakması mümkün ki normlarına uygun çıkarılmazsa?

54 Bin Ton Altın Rezervi…

Yeryüzünde tam olarak ne kadar altının saklı olduğu kesin olarak bilinmiyor ya da bilinse de açıklanmıyor olabilir!  Ancak kesin olan şey, onu çıkarmanın artık giderek zorlaştığıdır.

Bu sektörde yani sadece maden çıkarma işinde yaklaşık 30 Milyon insanının çoğunun çok olumsuz şartlarda çalıştığı belirtilmekte!

Şu anda dünya çapında mevcut teknik yöntemlerle çıkarılabilecek tahmini 54 bin ton altın yatağı olduğu bilinmektedir.

En büyük altın yatakları ise “Kanada, Güney Afrika, ABD, Avustralya, Rusya, Şili, Çin, Endonezya, Meksika ve Papua Yeni Gine'de” olduğu bilinmekte olsa da diğer ülkelerde altın cevherleri bulunmaktadır!

Şu anda mevcut cevherlerden her yıl 3.300 ton altın çıkarıldığı tahmin edilmektedir.

Masum Değil…

Altının çıkarıldığı yerlerde ormanlar yol vermek zorunda kalır; bu nedenle altın madenciliği, ormanların yok olması ve suyun kirlenmesi nedeniyle biyolojik çeşitlilik kaybına yol açar.

Altın çıkarmak için ARSENİK, CIVA ve SİYANÜR gibi son derece zehirli kimyasallar sıklıkla kullanılır ve altın yatakları genellikle uranyum gibi radyoaktif maddelerle birlikte bulunur.

Madencilik sonucunda bu zehirli maddelerin tümü havaya, toprağa, suya karışır.

Kirlilik besin zinciri boyunca yayılmaya devam ediyor ve sonuçta yerel halkı tehlikeye atar.

Balıkta Cıva…

Dünya sağlık örgütü tarafından Brezilya’da yapılan bir araştırmada Amazon'daki birçok yenilebilir balığın CİVA ve diğer AĞIR METALLER aşırı derecede zehirlenmiş olduğunu ortaya çıkardı.

Balıkların zehirlenmesi türlerine göre farklılık gösterse de zehirlenme nedeninin Amazon bölgesindeki yasa dışı altın madenciliği!

Bu durum tabii ki Amazon halkı için ciddi tehlike olup; onların ana protein kaynağı olan Balık ile geleceklerini yok etme riski ile karşı karşıyalar!

Tabii ki orta ve uzun vadede çevreye verdiği zarar çok daha fazla!

Hele de TARIM alanları yok edilerek yapılıyorsa!

Asırlık Zeytin Ağaçları kesiliyorsa!

Su yatakları risk altında kalıyorsa!

Unutmayalım ki KORONAVİRÜS salgınında milyonluk otomobil, mücevher ve markalı kıyafetlerimizle sokağa dahi çıkamadık değil mi?

O halde hala dersimizi almadık mı?

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Bayram Aybastı - Mesaj Gönder

# bir, devam

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Ordu Hayat Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Ordu Hayat hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Ordu Hayat editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Ordu Hayat değil haberi geçen ajanstır.