Harp Gaibi 907 Perşembeli (1914-1918)

“Kalfazade Rıfat Efendi’ye; …Silah kullananlar karşı gelenler ve firar ve saklanmakta inat edenler hakkında jandarmalar vasıtasıyla evlerin yakılması, firar ve birliğe gitmekten sakınanların vurularak ortandan kaldırılması hususlarında katiyen tereddüt edilmeyecektir…”

Vali Mehmed Cemal Azmi.

Harp Gaibi 907 Perşembeli (1914-1918)

Milli Savunma Bakanlığı resmi internet sitesi incelendiğinde; Perşembe nüfusuna kayıtlı olup 1. Dünya Harbi’nin Kafkas, Hicaz-Yemen, Irak, Filistin, Çanakkale, Galiçya, Romanya, Makedonya, Doğu ve Güney Cephelerinde şehit olanların sayısının 58 kişi olduğunu görmekteyiz. Ancak başka kaynaklar incelendiğinde ise bu sayının farklılık gösterdiği görülmekte ve şehit olan Perşembeli sayısı 70 (Kafkas Cephesi: 50, Irak Cephesi: 8, Çanakkale: 3, İç İsyan bastırma: 1…) olarak karşımıza çıkmaktadır.

Harp yıllarına dair yapılan aile ve dost sohbetlerde sıkça duyduğumuz bir tespit vardır… ”benim büyük dedem harbe katılmış, geri dönmemiş…”. Şehit-gazi konularına Kurtuluş Savaşı’nı da dâhil ettiğimiz zaman hemen hemen her hanenin anlatacak bir büyüğü olduğunu da görmekteyiz. Cepheye giden dedeleriyle haklı olarak gurur duyanların çoğunluğunun ise detay bilgilere çokta vakıf olmadıkları ayrı bir gerçektir.

Bu çalışma tamda bu noktaya değinmek ve açıklık getirmek adına hazırlanmıştır. Yani gidip de dönmeyen dedeler için… Yazımıza 1. Dünya Savaşı, eskilerin tabiri ile Harb-i Umumi yıllarına kısa bir hatırlatma yaparak başlamanın doğru olacağını değerlendirmekteyim. Bu nedenle; harbe giriş, seferberlik uygulaması ve askere alma işlemleri ve firarlar konusuna sırasıyla değineceğiz.

Osmanlı Devleti’nin Harbe girişi ve Genel Seferberlik ilanı:

Avusturya-Macaristan Veliaht Prensinin 28 Haziran 1914 tarihinde Bosna-Hersek ziyareti sırasında uğradığı suikast saldırısı ile öldürülmesi savaşın başlaması için yeterli bir kıvılcım olmuştur.

Savaşın başlamasına müteakip; İngiltere ve Fransa ile ittifak arayışları sonuçsuz kalan Osmanlı Devleti 2 Ağustos 1914’de Alman İmparatorluğu ile ittifak antlaşması imzalayarak savaş ortamındaki müttefiki resmen ilan etmiş oldu. Ancak bu ittifak kararının hemen ertesi günü, 3 Ağustos 1914’de Almanya seferberlik ilanı kararının yanı sıra silahlı tarafsızlığını da ilan etti. Almanya ile askeri bir bağlaşmanın imza edildiği 2 Ağustos 1914’te Yemen’deki 7’nci Kolordu ile Asir ve Hicaz’daki 21 ve 22’nci Tümenler dışında, kara ve deniz ordularında genel seferberlik ilan edildi. 3 Ağustos 1914 tarihi seferberliğin fiili olarak birinci günü oldu.

Bu tarihte 3’üncü Ordu Kafkas bölgesinde idi. Ancak mevcut kuruluş çok geçmeden harbin gereklerine göre değişti; 3’üncü Ordu, 10’uncu Kolordu ile takviye edildi ve 6’ncı Kolordu 2’nci Ordu emrine verildi. Ayvalık- Alanya kıyılarının korunması amacıyla İzmir ve Havalisi Kumandanlığı adı ile 4’üncü Kolordu görevlendirildi. Suriye’de 8 ve 12’nci Kolordulardan oluşan yeni bir ordu kurularak 4’üncü Ordu adını aldı. Bahriye Nazırı Ahmet Cemal Paşa, aynı zamanda 4’üncü Ordu’nun komutasını da üzerine aldı.

Gelişen siyasi ve askeri süreç sonunda, Osmanlı Devleti’nin genel harp ve genel seferberlik ilan ettiği tarih itibarıyla kara ordusunun teşkili ve yerleşimi de aşağıdaki gibi son şeklini alacaktır:

-1’inci Ordu Müfettişliği karargâhı İstanbul’da

-2’nci Ordu Müfettişliği karargâhı Şam’da

-3’üncü Ordu Müfettişliği Erzincan’da, birlikleri ise; 9’uncu Kolordu, 28 ve 29’uncu Tümenler Erzurum’da, 17’nci Tümen Bayburt’ta, 10’uncu Kolordu, 30 ve 31’nci Tümenler Erzincan’da, 32’nci Tümen Sivas’ta, 11’nci Kolordu ve 18’inci Tümen Elazığ’da, 33’üncü Tümen Van’da, 34’üncü Tümen Muş’ta konuşlandırıldı.

-İhtiyat Tümenleri; 9’uncu Kor. K.lığına bağlı 1’inci İht. Süvari Tümeni Hınıs’ta, 2’nci İht. Süvari Tümeni Karaköse’de, 11’inci Kor. K.lığına bağlı 3’üncü İht. Süvari Tümeni Erciş’te, 4’üncü İht. Süvari Tümeni Viranşehir’de bulunmaktaydı.

-4’üncü Ordu Müfettişliği karargâhı Bağdat’ta

-Müstahkem Mevki Kumandanlıkları; Karadeniz Boğazı Müstahkem Mevkii (1’inci Kor. Bağlı), Akdeniz Boğazı Müstahkem Mevkii (3’üncü Kor. Bağlı), Edirne Müstahkem Mevkii (2’nci Kor. Bağlı), Çatalca Müstahkem Mevkii (1’inci Kor. Bağlı) İzmir Müstahkem Mevkii (4’üncü Kor. Bağlı), Erzurum Müstahkem Mevkii (9’uncu Kor. Bağlı) Kumandanlıklarından ibaretti.

Rus Çarlığı kuvvetlerinin Kafkas ve Doğu bölgesindeki yerleşimi:

1877-1878 Osmanlı –Rus Harbi (93’Harbi) sonunda savaşın galip tarafı olan Rus Çarlığı orduları bu tarihten itibaren Kafkas hattı ve Sarıkamış dâhil doğu sınırımıza yığınak yaparak uzun yıllar bu bölgedeki askeri varlıklarını sürdürmekteydiler. Balkanlarda yaşanan gelişme ve Osmanlının Almanlar ile olan ittifakının ardından bölgedeki askeri teşkilatlanmasına son hali veren Rusların konuş durumu ise şu şekildeydi:

-Batum bölgesinde: Kıyı Grubu kuvvetlerine bağlı 6’ncı Tümen, Plaston Hudut Taburu, 1 İstihkâm Taburu, 36’ncı Topçu Tug. na bağlı bir Batarya, 1 Süvari Bl. , ayrıca Karadeniz kıyısında 3’üncü Kuban Plaston Tugayı. -Oltu bölgesinde: İstomin Grubu bağlısı olarak 20’nci Kazak Tugayı, 1 Hudut Taburu, 1 Süvari Bölüğü, 1 İstihkâm Bölüğü ve 20’nci Tümen’e bağlı 1 Topçu Tb. -Sarıkamış bölgesinde: 1’inci Kolordu ve bağlıları olarak; 29’uncu Tümen, 20’nci Tümen’in 2’nci Tugayı ve 1 Topçu Tb., 1’inci Kuban Tugayı, 1’inci Kafkas Süvari Tümeni, 3’üncü Kafkas Kazak Alayı ve Hudut birlikleri. -Erivan-Iğdır bölgesinde: 4’üncü Kolordu’ya bağlı 66’ncı Tüm. Top. A. ve 66’ncı Tüm.1’inci Tugayı, 2’nci Plaston Tugayı, 2’nci Kazak Süvari Tümeni, Maverayı Hazar Kazak Süvari Tümeni, 2 Hudut Taburu, 1 Hudut Süvari Alayı, 1 İstihkâm Bölüğü.  -İran Azerbaycan’ı Hoy Kuzeyi bölgesinde: 2’nci Kafkas Avcı Tugayı ve 4’üncü Kazak Süvari Tümeni, 1 Hudut Taburu ve Kars Kale Garnizonunda: 263’üncü Kobiimski Alayı, 3’üncü Avcı Tugayı bulunmaktaydı. Ordu Kumandanlığı görevini General Voronzof Daçhof yürütmekte, karargâh olarak Tiflis Garnizonu kullanılmaktaydı. Yığınaklama şekli yukarıda izah edilen Rus ordusunun ihtiyat birlikleri olarak 2’nci Türkistan Kolordusu, 4 ve 5’inci Türkistan Avcı Tugayı, Sibirya Kazak Tugayı bulunmaktaydı.

Harp Gaibi 907 Perşembeli (1914-1918)

Kroki: 10’uncu Kolordunun asker temin ettiği sahayı gösterir kroki. ATASE BDHİDLOJF Ek Kroki-14

Trabzon Vilayeti Ordu Kazasında asker alma uygulaması:

Seferberlik ilanını hakkındaki Padişah İradesi (İrade-i Seniyye), 5 Ağustos’ta Trabzon Vilayetine ulaşmış Vali Cemal Azmi Bey’in talimatıyla tüm kazalara tebliğ edilmişti.

2 Ağustos tarihli Seferberlik Emri hükümleri ve 12 Mayıs 1914 tarihli "Mükellefiyet-i Askeriye Kanun-u Muvakkatı” gereğince; kolordular muvazzaf ve yedek asker ihtiyaçlarını kendilerine tahsisli saha dâhilindeki nahiye, liva, kaza ve sancaklardaki askerlik çağı gelmiş yükümlüleri silahaltına alarak gidereceklerdi (ATASE İdr. Faaliyetler, Ek Kroki-14).

Trabzon Vilayeti Ordu Kazası ve dolayısıyla Perşembe Nahiyesi bu meyanda 3’üncü Ordu’ya bağlı 10’uncu Kolordu Kumandanlığına tahsis edilen saha içerisinde ve 32’nci Fırka sorumluluk bölgesinde bulunmaktaydı. 10’uncu Kor. Asker Alma Kurulu bu vazifeyi Fırka (Tümen) Ahz-ı Asker Daireleri ile onlara bağlı Nahiye ve Kazalarda mevcut Ahz-ı Asker Şube Reislikleri marifeti ile yürütecektir.

Seferberlik ilanından sonraki personel düzenlemesiyle; 10’uncu Kolordu Ahz-ı Asker (Asker Alma) Heyeti Reisliği görevinde Erkan-ı Harp Miralayı (1311 - b.P.13) Ahmed Avni Bey, 32’nci Fırka Ahz-ı Asker Daire Reisliği görevinde ise Erkan-ı Harp Kaymakamı (1309 - P.8) Mustafa Hilmi Bey bulunmaktaydı.

10’uncu Kolordu 32’nci Fırka’ya bağlı olarak Ordu merkez nahiye ve Perşembe Nahiyesindeki Ahz-ı Asker Şube Reisliklerinde ise o dönem şu isimler görev yapmaktadır (Salname 1330):

a-Ordu Ahz-ı Asker Şubesi’nin kadrosu:

Şube reisi: Binbaşı (Cemil Efendi oğlu Tophaneli) , Ali Bey (311B-13) (Jandarma sınıfından)

Tabur Hisâb Me’mûru  (Halil Efendioğlu, Erzurumlu) İsmail Efendi (308-13)

Yüzbaşı (Nazmi Efendi oğlu, Üsküdarlı) Abdülkadir Efendi (212-138)

Yüzbaşı (Mehmed Kazım Efendi oğlu, Sivaslı)  Recep Efendi (320-324)

b-Perşembe Ahz-ı Asker Şubesi’in kadrosu:

Tabur Hisâb Me’mûru  (Bekir Efendi oğlu Yenivaroşlu)  Mehmed Efendi (307-38)

Yüzbaşı (Nazif Efendi oğlu, Kütahyalı) Âgâh Efendi (316-179)

Yüzbaşı (Âbdurrahman Efendi oğlu, Karahisarlı) İsmail Efendi (316-616)

Mülazım-ı evvel (Seyid Ahmed Niyazi Efendi oğlu, Sivaslı)  Mustafa Efendi (320-463)

Kimler silahaltındaydı? Kimler silahaltına alındı? :

Seferberliğin başladığı anda ordunun barış kadrolarında; 1307, (1891), 1308 (1892), 1309 (1893) doğumlular nizamiye (muvazzaf) eri olarak silahaltındaydı.

Bu erler, 1327 (1911), 1328 (1912) ve 1329 (1913) yıllarında askere alınmışlardı.  Seferi kadroların ikmali için çağrılan, 1310 (1894) doğumlulardan bir kısım yeni çıkarılan (Mayıs 1914) geçici askeri yükümlülük yasasına göre, 1330 (1914) yılında katılanlardı. Bu doğumluların diğerleri ise Birinci Dünya Harbi'ne katılma karan alınmakla, çağrılanlardı.  Bunlar kolordu ve tümenlerin telsiz telgraf bölüklerinin bir kısmını ikmal edecek ve yükümlü olmaksızın oto ve telsiz telgraf birliklerinde askerlik hizmetlerine sayılmak kaydıyla alınanları kapsamaktaydı.

Yukarıda sözü edilen doğumlulardan: Depo ihtiyatı (yedeği) olarak belirlenen yükümlülerden kura eri artığı (ikinci tertip yükümlü) erler, 1306 (1891)-1309 (1894) doğumluları,

Muvazzaflık hizmetlerini bitirmeden terhis olmak ve geri kalan hizmetlerini tamamlamak amacıyla çağrılan 1303 (1888) -1309 (1894) doğumluları kapsıyordu.

Yedek erler ise:

-1290(1875)-1303(1888) doğumlulardan fiili hizmetlerini bitirdikten sonra geri hizmetlere alınan yabancı uyruklu olanlarla 1306 (1891) doğumluların birinci tertipleriydi.

-Seferberlik yasasının 84’ncü maddesine göre silahaltına alman 1306-1309 doğumlular, bir de 147’nci maddeye görev savaş sonrası fiili hizmetlerini tamamlamadan terhis olanlarla ayrıca,

-1303(1888)-1309(1894) doğumlulardan geri kalmış hizmetlerini tamamlamış olmayıp sağlık durumları, ya da yeteneksiz görülerek terhis edilenlerden oluşuyordu.

Müstahfız (depo yedeği devresini de tamamlayan) olarak ayrılan erlerden de, seferberlik yasasının 85-89’ncu maddelerinde işaret edilenler silahaltına alınmışlardı (TSK Tarihi, Osmanlı Devri, Birinci Dünya Harbi, İdari Faaliyetler ve Lojistik C.10 s:163-164)

Bir başka tespitle; Seferberlik emriyle 1869 doğumlulara kadar bütün erler silahaltına çağrılmıştı (Yb. Selahattin, s:5) .

Harbin ilerleyişi, cephedeki zayiat ve firarlarla eksilen kadroların tamamlanması ve de yeni kurulan kıtaların asker ihtiyaçlarının karşılanması için yukarıda bahsedilen doğumlular dışındaki yeni yükümlü ve yedeklerinde zamanla perderpey silahaltına alınması zaruretine yönlenmesine neden oldu.

1331(1915) yılında düşmanla savaş halinde olan 3’ncü ve 5’inci Ordular, kayıplarını bölgelerindeki kaynaklardan ikmal edemediler, özellikle eğitim görmüş güce ihtiyaçları devamlı artmıştı. Başkomutanlık Vekâleti’nin uygun bulmasıyla kaynaktaki genç doğumluların çağrılmasına olanak hazırlandı, ayrıca bir kolordu bölgesinin asker alma daire ve şubeleriyle depolamadaki yedekte bulunan erler aktarılmakla bütünlemeye çaba gösterildi.

1331(1915) yılı sonlarına doğru, 9’uncu, 10’uncu ve 11’inci Kolordular asker alma daireleri başkanlıklarınca; 1312, 1313 doğumluların, İrade-i Seniye (padişahın buyruğu)’nin verdiği yetkiye dayanarak Harbiye Nezareti’nin emriyle, silahaltına alınmasına başlandı.

3 ncü Ordu; seferberliğin başından 28 Şubat 1330 (13 Mart 1915) tarihine kadar, 9’uncu Kolordu Askeralma (Ahz-ı Asker) Dairesi’nden, ikinci tertip yedek ve müstahfız olmak üzere toplam 165.931 er almıştı. Bakaya olarak dairenin elinde ikinci tertip yedek ve müstahfız olmak üzere de 68.196 er bulunuyordu.

O bakımdan kolordu bölgesindeki yükümlüler tamamen silahaltına alınmış oluyordu. 10’ncu Kolordu Askeralma Dairesi de, aynı tarihler arasında 1285­-1309 doğumlulardan 205.160 ve 1310 doğumlulardan 16.048 erini tertiplerine göndermişti. Böylece Mart 1331 (1915) ayı sonlarına doğru ordu, 1310 doğumluları eğitim taburlarında (depo taburlarında) topladı.

Nisan sonunda da birliklerine gönderilmeleri planladı. Bir yandan da 1311 ve 1312 doğumluların Nisan’ın son haftasında depo taburlarında bulunması için gereğinin yapılmasını Askeralma Daire ve Şubelerinden istedi. Usulen Askeralma Daireleri Milli Savunma Bakanlığı Ordu Dairesi’ne durumu bildirmekle birlikte, Ordu Komutanlığı’nın emrini yerine getiriyorlardı. Böylece, 3’üncü Ordu’ya tertip veren 9’uncu 10’uncu ve 11’i nci Kolorduların Askeralma Dairelerindeki 1310 doğumlu yükümlülerin 1330 (1914) yılının 11’inci ayından itibaren çağrılmasına geçildi ve 46.000 erden, ancak 31 Mart 1331 (13 Nisan 1915)’de 13.000’i alınabildi. Gerisinin çağrıya uymadıkları anlaşılıyordu (ÇÖKLÜ: 204-213).

Harbin başlarında Kafkas ve Doğu Cephesinde konuşlu kıtalara sevk edilen Perşembelilerden (-ki buna Ordu ve Giresun kazaları ile Canik sancağı yükümlüleri de dâhildir) kıtaların harbin şartlarına göre yer değişikliği emri alan Fırkalarıyla (liva ve alaylar) Çanakkale ve Balkan cephelerine de nakledilenler olmuştur. Bu duruma bir örnek verecek olursak; Rus ileri harekâtında Harşit Vadisinde eşsiz bir savunma sergileyen 37’nci Fırka, 1918’e gelindiğinde verilen bir emirle Filistin mıntıkasına intikal etmiştir.

Birinci Dünya Harbi’nde firar ve firarilere kısa bir bakış:

Osmanlı Devleti 1911-1918 yılları arasında birbiri ardından üç savaşa girmiş ve olumsuz sonuçlar almıştı. Halk, özelikle 1. Dünya Savaşı’nda birçok şeyini kaybetmişti. Çocukları şehit düşmüş, tüm varını ortaya koymasına ve bu uğurda büyük sıkıntılar çekmesine rağmen savaş kaybedilmişti. Halk nazarında dirilecek olan yeni bir savaşa, kazanılır gözüyle bakılmıyordu. 1. Dünya Savaşı’na girerken Osmanlı Devleti 22 milyon nüfusa ve 1.700,000 km2 toprağa sahipti. Savaşla beraber toprağın 1 milyon km2 si ve nüfusun da 10 milyondan fazlası kaybedildi.

Osmanlı Devleti, 1.Dünya Savaşı’nda 2.800,000 kişiyi silahaltına aldı. Bunlardan; 550.000’i şehit oldu, 891.000’i sakat kaldı, 240.000’i hastalıktan öldü, 103.731’i kayboldu ve 129.000’i esir düştü… (TOSUN:59)

1911 yılından itibaren çözüm bulunamayan firar konusu 1.Dünya Savaşı başlangıcında Osmanlı Devletinin en önde gelen problemlerinden biri olmuştu. Birçok araştırmacının tespitine göre tüm harp müddetince firar sayısı 500.000’i bulmaktadır. Firarilerden birçoğu köy ve kasabalarında eşkıya olarak karşımıza çıkmaktadır. Jandarmanın yetersizliği, firarilerin köy ve kasabalarda saklanması, devlet görevlilerinin kaza / sancak ve nahiyelerde görevlerini yapmaktan aciz kalmaları firarilerin ele geçirilmesi ya da yeniden cepheye sevklerini imkansız kılmıştır.

Firarların rakamsal boyutunu anlamak adına şu tespiti paylaşmakta fayda görmekteyim: “…Kafkas Cephesi’ndeki Osmanlı 3. Ordusunda, binlerce er birliklerini terk edip gitmişti. Bu yüzden geri çekiliş ve panikler sebebiyle adı geçen ordu mevcudunda, önemli bir kan kaybı yaşanmıştı. 3.Ordu Kurmay (Erkan-ı Harp Reisi) Başkanı olan Alman Yarbay (Kaymakam) Felix Guze de bu konuyla ilgili bazı değerlendirmelerde bulunmuştur. Guze; efrat arasında sürekli bir firar eğilimi olduğunu, çoğu askerin birliğini terk ettiğini dile getirmiştir. Hatta firari sayısının günden güne artmasından dolayı Sarıkamış Harekâtı başladığında 17’nci Tümen (Fırka)’de bu mücadeleye devam edecek kuvvet kalmadığının altını çizmiştir…” (TOSUN:3)

Firarlara karşı Ordu Kazasında alınan tedbirler:

Asker firarlarının önünü alabilmek, firarilerin ve hava değişimine gelerek geri dönmeyenler ile yoklama kaçaklarının şubeler ve kıtalarına sevkini sağlamak maksadıyla idari uygulamaların yanı sıra sert inzibati metotlara da başvurulmuştur.

Bu tedbirlere örnek olması noktasında dönemin Trabzon Valisi Cemal Azmi Bey imzalı olarak Ordu’da Kalfazade Rıfat Efendiye (Ordu eski Belediye reislerinden Rıfat KALFAOĞLU) gönderilen resmi evrak içeriğini aşağıda sunuyoruz:

Trabzon Vilayeti
Mektubî Kalemi
Kalfazade Rıfat Efendi’ye

Vatan-ı mukaddese mâlen ve bedenen son hizmet ve fedakârlığın icra ve ifası ile dinen ve aklen mükellef bulunulduğu şu mühim ve nazik zamanda cehalet ve korkaklık ve hissizlik sevkiyle bir takım şahısların seferberliğin başlangıcından beri saklanmakta ve sevk olunanlardan birçoğu dahi firar ederek ötede beride dolaşmakta ve hasta yahut yaralı olmaları dolayısıyla memleketlerine gelen bazı kimselerle hava değişimi müddetlerini ikmal ettikleri halde elân [şu anda] kıtalarına gitmemektedirler.

Bu haller menâfi’-i mukaddese-i vataniyeyi [vatanın mukaddes faydalarını] muhill olduğundan [bozan, ihlal eden] zatınıza münasebeti bulunan merbut pusulada, isimleri yazılı köylerdeki bu gibi kişilerin toplanması ve sevki kaymakamlıktan maiyetinize icap eden jandarmalar dahi verilmek suretiyle uhdenize tevdi edildi.

Tek nefer kalmayacaktır! Silah kullananlar karşı gelenler ve firar ve saklanmakta inat edenler hakkında jandarmalar vasıtasıyla evlerin yakılması ve bu kabîl eşhâsın meyyiten istîsâli (firar ve birliğe gitmekten sakınanların vurularak ortandan kaldırılması) hususlarında katiyen tereddüt edilmeyecektir.

Şu şartlar ve müsaade tahtında (altında) yine geriye kalanlar ve firari kalırsa mesuliyeti tarafınıza ait olacak ve takibat nihayet on beş gün zarfında sona erdirilecektir. Sizinle beraber çalışacak kişilere dahi ayrıca tezkireler yazılmıştır. 

(imza-mühür) 26 Mayıs 1332 (8 Haziran 1916) Vali Mehmed Cemal Azmi.

(Kaynak: Mahmut Mazhar Bey arşivi)

Harp Gaibi 907 Perşembeli (1914-1918)

Perşembe Nahiyesi nüfus kayıtlarında “Harb Gaibi” Perşembeliler:

Yukarıda da zikrettiğimiz gibi; Osmanlı Devleti, 1.Dünya Savaşı’nda 2.800,000 kişiyi silahaltına aldı. Bunlardan; 550.000’i şehit olmuş, 891.000’i sakat kalmış, 240.000’i hastalıktan ölmüş, 129.000’i esir düşmüş ve 103.731’i ise kaybolmuştur (TOSUN:59).

Harp Gaibi 907 Perşembeli (1914-1918)

Fotoğraf: Erzurum Kargapazar dağında yatan isimsiz bir Osmanlı askeri. Fotoğraf kaynağı: Anadolu Ajansı.

103 bin 731 harp gaibi içerisinde Perşembeliler…

Dönemin Perşembe nüfus defterleri üzerinde yapılan inceleme neticesinde, 1914-1918 yılları arasında; 217 kişinin “Gaib”, 907 kişinin de “Harp Gaibi” hükmü ile nüfustan düşüldüğü görülmektedir. Ayrıca, 28 kişinin eklenen bilgisinde ise “Şehiden” notu olduğu da görülmektedir.

Çalışmadan; o tarihte Perşembe Nahiyesi mülki yapısında 45 köy olduğunu da görmekteyiz. Yazımızda ise bu köyler güncel telefuzları ile anılmışlardır.

907 kişinin incelenmesi sonucu en fazla harp gaibi sayısı 60 kişiyle “Ramazan” köyüne aittir. Ramazan köyünü 56 kişiyle; Doğan ve Saray köyü takip etmektedir. Bu üç köyümüze ait harp gaibleri listesini yazı içeriğinde sizlere sunacağız. Aile bazında ise en fazla harp gaib sayısı 20 kişiyle Çandır köyü ahalisi olan “İbrahimçelebioğulları” na aittir. Bu çalışmada soy /aile namları o tarihte nüfus defterine ne şekilde yazılmış ise aslına sadık kalınmıştır. Okuyucularımızdan şu noktaya da farklı bir görüş sergileyen olabilir ve soy lakabı hanesinde geçen ailenin o köyde yaşamadığı düşünülebilir. Örneğin: İbrahimçelebioğlu ailesi Çandır köyü halisi iken Okçulu köyünde de bu soy lakabına tesadüf edilmektedir. Bunda bir yanlışlık olmamakla beraber nüfuscuların “oğul atma” şeklinde izah ettikleri gibi bir durum vardır.

Harp gaibi 907 kişiye ait; baba adı, köy-mahalle adı, soy-sülale namı ve nüfustan düşüldüğü tarih bilgilerini çalışmanın boyut gereği sizlere aktarma imkânımız olmadığından bu konuyu özetleyerek sizlere naklediyoruz:

Harb Gaibi Perşembelilerin: Köy ve mahallelere göre dağılımı:

BABALI: 1 kişi. Soy namı;  Çandırlıoğlu.

ÇINAR: 11 kişi. Soy namı;  İkizoğlu, Fakihoğlu, Hacıoğlu, Eyüpoğlu ve Keleşoğlu

DÜZ MAH.: 2 kişi. Soy namı;   Kontaşoğlu ve Şerefoğlu.

HAMİDİYE: 2 kişi. Soy namı;   Kokodize ve Balumoğlu

KOZAĞZI: 1 kişi. Soy namı;  ; Osmanoğlu

ANAÇ: 18 kişi. Soy namı;  Taktakoğlu, Abuloğlu, Zeyneloğlu, Danacıoğlu, Hebiloğlu ve Hasan Ustaoğlu

AZİZİYE: 7 kişi. Soy namı;   Maminoğlu, Çelebioğlu ve Şenalioğlu

BEYLİ: 31 kişi. Soy namı;   Ömeroğlu, Tiryakioğlu, Engüroğlu, Gedikoğlu, Molla Ömeroğlu, Bakaçoğlu, Memişoğlu, Seferoğlu, Haliloğlu, Gebeşoğlu Mıcıkoğlu, Kısaoğlu, Kahvecioğlu, Kadıoğlu ve Hacı Mustafaoğlu

BOĞAZCIK: 34 kişi. Soy namı;  Abdi Hüseyinoğlu,  Kara Mehmetoğlu, Takalakoğlu, Eyüpoğlu, Dervişoğlu, Alibaşoğlu, Gedikoğlu, Çakıralioğlu, Küçük Hasanoğlu, Kayaoğlu, Çağşırlıoğlu, Apazoğlu, Baloğlu, Kara Hasanoğlu, Yanıkoğlu, İbrahim Çelebioğlu, Torunoğlu, Karamanoğlu ve Dedeoğlu

BOLATLI: 34 kişi. Soy namı;  Hacı Ömeroğlu, Poturoğlu, Dümbüloğlu, Pamukoğlu, Milaslıoğlu, Mollaoğlu, Falcıoğlu, Kaba Alioğlu, Allahverdioğlu, İmamoğlu, Musaoğlu, Kalafatoğlu, Kıdımanoğlu, Havaoğlu, Terletmeoğlu ve Hasanoğlu.

ÇAMARASI: 10 kişi. Soy namı;  Trabzonluoğlu, Deli Ahmetoğlu, Salihoğlu, Sarı Alioğlu, Kurtoğlu, Pehlivanoğlu ve Tütüncüoğlu.

ÇAYTEPE: 32 kişi. Soy namı;  Sekizlioğlu, Köseoğlu, Musabaşoğlu, Molla Hüseyinoğlu, Gök Osmanoğlu, Cinekcioğlu, Hacıoğlu, Sakaoğlu, Molla Mahmutoğlu, Kahvecioğlu, Deli Osmanoğlu, Hasan Reisoğlu, Ovalıoğlu, Abulhayırlıoğlu, Civelekoğlu, Dikmenoğlu, Musacıkoğlu, Musabaşoğlu, Molla Hüseyinoğlu ve Elmalıoğlu

ÇANDIR: 40 kişi. Soy namı;  İbrahim Çelebioğlu, Bekaroğlu, Hacıoğlu, İnce Mehmetoğlu, Şah Mehmetoğlu, Beyoğlu, Kürzelioğlu, Sağırcaoğlu ve Deli Hasanoğlu

DOĞAN: 56 kişi. Soy namı;  Hacı Mustafaoğlu, Müezzinoğlu, Bekir Alisioğlu, Kır Ahmetoğlu, Caniklioğlu, Kütükoğlu, Ulubeylioğlu, Kel Hüseyinoğlu, Uzun Alioğlu, Kulakoğlu, Çarkçıoğlu, Zeybekoğlu, Köse Hasanoğlu, Kahvecioğlu, Kılıçoğlu, Akoğlu, Kara Ahmetoğlu, Tütüncüoğlu, Hacı Mustafaoğlu, Kır Mustafaoğlu ve Kara Mustafaoğlu.

 

Harp Gaibi 907 Perşembeli (1914-1918)

EFİRLİ: 2 kişi. Soy namı;  Çalıkoğlu ve Hüseyin Ustaoğlu.

ÇERLİ: 20 kişi. Soy namı;   Hacı İmamoğlu, Keşoğlu, Lazoğlu, Mollaoğlu, Kır Ahmetoğlu, Yambeyoğlu, Ustaoğlu, Hacıoğlu, Mandikoğlu, Kaymakcıoğlu, Ahmet Çavuşoğlu, Kuvancıoğlu, Cansızoğlu ve Macaroğlu.

EKİNCİLER: 23 kişi. Soy namı;  Müzzinoğlu, Hekimoğlu, Hatipoğlu, İsmailoğlu, Büyükmehmetoğlu, Çankaloğlu, Hacıoğlu, Ahmetoğlu, Mehmetoğlu, Somafoğlu ve Çankaloğlu.

GÜNDOĞDU: 6 kişi. Soy namı;  Kokalize, Şekeroğlu, Tiryakioğlu, Şekeroğlu

KALEYAKA: 32 kişi. Soy namı;  HacıKara Mehmetoğlu, Dervişoğlu, Haznedaroğlu, Şerefoğlu, Mollakadıoğlu, Musa Reisoğlu, Mehmet Yazıcıoğlu, Kara Ömeroğlu, Seferoğlu, Hamitoğlu, Başalisioğlu, İsmailoğlu, Tiryakioğlu, Karamollaoğlu, İbrahim Yazıcıoğlu, İshakoğlu, Afanoğlu, Maminoğlu, Mollakadıoğlu, Mehmetbaşoğlu, Seferoğlu ve Terkeşoğlu.

KAZANCILI: 38 kişi. Soy namı;  Akbaşoğlu, Ustaoğlu, Lazoğlu, Mollaoğlu, Kalafatoğlu, Sarı Hasanoğlu, Küçük Mehmetoğlu, Yazlıoğlu ve Müezzinoğlu

KIRLI: 47 kişi. Soy namı;  Bayraktaroğlu, Kel Bayraktaroğlu, İncirlioğlu, İmamoğlu, Salihoğlu, Bölükbaşoğlu, Aykırıoğlu, Keşaplıoğlu, Molla Feyzullahoğlu, Hüseyinoğlu, Keleşoğlu, Kılınçoğlu, Topuzoğlu, Kürtünlüoğlu, Macaroğlu, Küçüklüoğlu, Çavuşoğlu, Odabaşoğlu ve Salihoğlu.

KOVANLI: 38 kişi. Soy namı;  Molla Ömeroğlu, Köse Alisioğlu, Cığızoğlu, Şabanoğlu, Dedeoğlu, Molla Hasanoğlu, Kadılıoğlu, Soytarıoğlu, Uzunoğlu, Hacı Hatipoğlu, Kuru Hüseyinoğlu, Kavlıoğlu, Gedikoğlu, Velioğlu, Kara Hasanoğlu, Ak Oğlu, Ramazanoğlu ve Tellioğlu.

KURTULUŞ: 16 kişi. Soy namı;  Alibaşoğlu, Topkaraoğlu, Cinoğlu, Cinekcioğlu, Ramadanoğlu.

MERSİN: 23 kişi. Soy namı;  Küçükoğlu, İmamoğlu, Ömersofuoğlu, Safioğlu, Efirlioğlu, Müezzinoğlu, Hamitoğlu, Recepoğlu, Tataroğlu, Hacıalioğlu, Kahyaoğlu, Abdurrahmanoğlu ve Küçükoğlu.

KUTLUCA: 2 kişi. Soy namı;  Kalyoncuoğlu ve Baharoğlu.

NENELİ: 33 kişi. Soy namı;  Küçükmehmetoğlu, Kütükoğlu, Çolakalisioğlu, Fındıkalioğlu. Hacıoğlu, Tiryakioğlu, Kasımoğlu, Alikadıoğlu, Patoğlu, Bekiralisioğlu, Delimahmutoğlu, Hibeoğlu, Arıkköseoğlu ve Abdioğlu.

OKÇULU: 19 kişi. Soy namı;  Hacıkeleşoğlu, Kesicioğlu, Veziroğlu, Karaalioğlu, Karahacıoğlu, Yetimhasanoğlu, Kahramanoğlu, Karahacıoğlu, Çakıroğlu, İbrahimçelebioğlu, Akbaşoğlu ve Yetimoğlu.

SELİMİYE: 2 kişi. Sülaleler; Romanoğlu.

ORTATEPE: 44 kişi. Soy namı;  Abuloğlu, Süleymanoğlu, Falcıoğlu, Aydaşoğlu, Cibiloğlu, Dervişoğlu, Danacıoğlu, Kıdımanoğlu, Karamanoğlu, Yanıkoğlu, Abdullahoğlu, Kılıçoğlu, Hacıoğlu, Şahmehmetoğlu, Haliloğlu ve Çırakoğlu.

RAMAZAN: 60 kişi. Soy namı;  Ramadanoğlu, Haliloğlu, Dağlıoğlu, Hotoğlu, Hacımüftüoğlu, Kadıoğlu, Göçoğlu, Kontaşoğlu, Havvaoğlu, Aydaşoğlu, Seferoğlu, Mollahasanoğlu, Karakoçoğlu, Mollaoğlu, Çağşırlıoğlu, Yusufoğlu, Kafaoğlu, Filinçoğlu ve Abdioğlu.

Harp Gaibi 907 Perşembeli (1914-1918)

SARAY: 56 kişi. Soy namı;  Bıcıloğlu, Çakırahmetoğlu, Halilyazıcıoğlu, Çavuşoğlu, Topaloğlu, Hacıhasanoğlu, Ahmetoğlu, Hacıibrahimoğlu, Kumaşoğlu, Mollaoğlu, Aliağaoğlu, Hatipoğlu, Dağalisioğlu, Süleymanoğlu, Macaroğlu, Civelekoğlu, Mıcıkoğlu, Kumcuoğlu, Mollamehmetoğlu, Kibaroğlu, Topaloğlu, Bıcıloğlu, Recepoğlu, Hacıhasanoğlu ve Çarkcıoğlu.

Harp Gaibi 907 Perşembeli (1914-1918)

ŞENYURT: 14 kişi. Soy namı; Macaroğlu, Kovancıoğlu, Hasanoğlu, İmamoğlu, Hacıoğlu, Coroğlu ve Hüseyinoğlu.

SIRAKOVANCI: 6 kişi. Soy namı; Kabakcıoğlu ve Mollaosmanoğlu.

SOĞUKPINAR: 34 kişi. Soy namı; Hacıoğlu, Bayraktaroğlu, Alibaşoğlu, Tataroğlu, Bayraktaroğlu, Telcioğlu, Müezzinoğlu, Tavukcuoğlu, Pirdaloğlu, Odabaşoğlu, Kadıoğlu, Civitlioğlu, Büyükmehmetoğlu, Koca Alioğlu, Çakır Alioğlu, Muheroğlu ve Kütükoğlu.

TARLACIK: 5 kişi. Soy namı; Hacı Ömeroğlu, Yunusoğlu ve Marangozoğlu.

TÖNGELDÜZÜ: 4 kişi. Soy namı; Sanderize ve İnoğlu.

YARLI: 11 kişi. Soy namı; Deli Mehmetoğlu, Selimoğlu, Azaklıoğlu, Şahinoğlu veTekkabakoğlu.

YENİÖZ: 1 kişi. Soy namı; Musaoğlu.

YEŞİLKÖY: 3 kişi. Soy namı; Odabaşoğlu ve Kürt Hüseyinoğlu.

YUMRUTAŞ: 29 kişi. Soy namı; Afanoğlu, Lazoğlu, Alicikoğlu, Mahmutoğlu, Ramazanoğlu, Hacıoğlu, Oturoğlu, Oturakoğlu, Deli Feyzioğlu, Kel Abdioğlu, Arapoğlu, İmamoğlu, Ustaoğlu, Terkeşoğlu ve Tiryakioğlu.

AŞAĞI MAH: 1 kişi. Soy namı; Ömer Reisoğlu.

DOĞANLI: 1 kişi. Soy namı; Hacıefendioğlu.

AFIRLI: 2 kişi. Soy namı; Hatipoğlu ve Çubukunoğlu.

KÖSE MAH.: 3 kişi. Soy namı; Lazalisioğlu ve Küçüloğlu.

GEBEŞLİ: 3 kişi. Soy namı; Tüfenkçioğlu ve Bayraktaroğlu.

KUYLUCA: 36 kişi. Soy namı; Tırıçoğlu, Cinmahmutoğlu, Cibiloğlu, Çamkertenoğlu, Mısırlıoğlu, Havalıoğlu, Kavlıoğlu, Karaaliosmanoğlu, Kahvecioğlu, Kavlıoğlu ve Çamkertenoğlu.

İMEÇLİ: 14 kişi. Soy namı; Tırıçoğlu, Çamkertenoğlu, Mısırlıoğlu, Gücüklüoğlu, Aşıkoğlu ve Mısırlıoğlu.

907 harp gaibinin doğum yıllarına göre dağılımı:

 

1858 doğumlu: 1, 1862 doğumlu: 2, 1864 doğumlu: 2,  1865 doğumlu: 1, 1866 doğumlu: 1, 1867 doğumlu: 1,  1868 doğumlu: 4, 1869 doğumlu: 8, 1870 doğumlu: 5, 1871 doğumlu: 13, 1872 doğumlu: 11, 1873 doğumlu: 4,  1874 doğumlu: 31,  1875 doğumlu: 22, 1876 doğumlu: 20, 1877 doğumlu: 24,  1878 doğumlu: 17,  1879 doğumlu: 23, 1880 doğumlu: 30, 1881 doğumlu: 35, 1882 doğumlu: 40,  1883 doğumlu: 29, 1884 doğumlu: 49, 1885 doğumlu: 21, 1886 doğumlu: 28, 1887 doğumlu: 28, 1888 doğumlu: 36, 1889 doğumlu: 45, 1890 doğumlu: 45, 1891 doğumlu: 36, 1892 doğumlu: 61, 1893 doğumlu: 42, 1894 doğumlu: 49, 1895 doğumlu: 40,  1896 doğumlu: 40, 1897 doğumlu: 30, 1898 doğumlu: 13, 1899 doğumlu: 9 ve 1900 doğumlu: 9 kişi.

Harp Gaibi 907 Perşembeli (1914-1918)

Fotoğraf: 1916 yılında Ruslar tarafından şehit edilen ve kimlikleri bilinmeyen Osmanlı askerlerine ait Sultanmurat yaylasında bulunan şehitlik.

Başlıca kaynaklar:

-ATASE Yayınları. Kafkas Cephesi’nde Onuncu Kolordunun Birinci Dünya Savaşı Başlangıcından Sarıkamış Muharebelerinin Sonuna Kadar Olan Harekâtı, Yarbay Selahattin. Ankara. 2006.

-Hüseyin AZAK arşivi.

-Hazinedar Mahmut Mazhar arşivi.

-Birinci Dünya Harbinde Türk Harbi, I Cilt, Osmanlı İmparatorluğunun Siyasi ve Askeri Hazırlıkları ve Harbe Girişi. Ankara. 1970. ,

-TSK Tarihi, Osmanlı Devri, Birinci Dünya Harbi, İdari Faaliyetler ve Lojistik C.10

-ÇÖKLÜ, Şenol. I. Meşrutiyet’ten Cumhuriyet’e Asker Alma Usulleri (Ahz-Asker). Atatürk Araştırma merkezi Yayınları. Ankara.2014.

-GNKUR. Birinci Dünya Savaşı Kronolojisi. Haz. Dr. Kemal ARI. Gnkur. Basımevi. Ankara. 1997

-GNKUR. ATASE Yayınları Birinci Dünya Harbi’nde Türk Harbi, Kafkas Cephesi 3’üncü Ordu Harekâtı. Cilt II. Birinci Kitap. Ankara. 1993.

-GNKUR. ATASE Yayınları. Osmanlı Devletinde Tanzimat’tan Sonra Asker Alma Kanunları (1839-1914) (Faruk AYDIN). Ankara. 1994.

-Ordu Salnamesi 1330. Hazırlayan: Burak Enver, Hayri Tekgöz, Emre Gül.

-SANDERS, Liman Von. Türkiye’de Beş Yıl. Çev. Eşref Bengi ÖZBİLEN. Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları. İstanbul. 2018.

-TOSUN, Dr. Ulvi Ufuk. “Milli Mücadele Dönemi’nde Asker Firarileri Sorunu”, Atatürk Araştırma merkezi Yayınları. Ankara.2021.

-YAZICI, Adnan. Birinci Dünya savaşında Harşit Savunması. Kafkas Cephesinin Son Savunma Hattı. Gece kitaplığı Yayınları. Birinci Baskı. 2020.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Selçuk Şen - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Ordu Hayat Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Ordu Hayat hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Ordu Hayat editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Ordu Hayat değil haberi geçen ajanstır.