Derin Mevzu

“Derin mevzuya girdiğimiz zaman” diyerek konuya başlandığında, karşınızdaki kişi kendini geriye çekme durumunda kalıyor. Öyle ya sıkıcı konuşmanın ortasında kalmak kimseye uygun değil. Herkes alışmış bir kere; ben konuşayım!

Bu ülkenin insanları konuşmaya ne kadarda meraklı. TV kanalından açık oturumu izlerken elinden gelse ekrana girecek ve konuşmanın ortasında döktürecek, bildiği ne varsa. Kelime dağarcığı elliyi geçmez. Kurduğu cümlenin hiçbir kuralı yok. Kitap okumuşluğu zaten yok. Bedava dağıtılan gazeteyi eline geçirip üçüncü sayfa fotolarına bakmışsa yeterli sayılır.

Oy vermeyeceği kişiyi mi suçlayacak; “Onun zamanında kuyruk vardı” diye özetledimi istediğin kadar anlatmaya çırpın, yetmez abi. Kızını işe almış parti yanlısı ya, Gabar’da veya Karadeniz’in ortasında çıkmış sayılan doğalgaz müjdesine laf söyletmez.

İşçi emeklisiymiş; hadi ya!

Memur emeklisiymiş; şükürsüz sayılır.

Haksız içerde tutuluyormuş; vardır suçu!

Yabancı düşmanlığı yapıyormuş; elin adamına acımaz bunlar!

Tarım desteğiymiş; ye Memet ye!

Nasıl kafa tutuyor ama!

Muhalefet olmasa daha neler yapacak ya; kadrini bilen yok!

Doktor kuyruğu falan uydurma hikaye; bölücü bunlar!

İlaç alamıyormuş; dün yağ bulamıyorduk söyleyen yok!

Şimdi oturun bu beylerle “Vatan batıyor” muhabbeti yapın, yer mi!      Zamlardan konuşun; kabullenir mi!

Vatandaş artık pırasanın sapını tutuyor, diye yorumlayın; yüksünür mü!

Yumurtanın fiyatının önemi yok. Eti, pilav üstünde komşusunun mevlidinde görüyor.

PKK; ha, derin konu!

Çocuk tecavüzleri!

Kadınlara saldırılar, öldürmeler!

İçerde yatanlar, yasayla çıkarılanlar!

Bunları yazmanın çizmenin alemi yok; öyle değil mi sandık demokrasisinin aziz, saygıdeğer, satılmış aziz adamı! Soruyorsun “Nüfusun kaç” diye. Beşi ölen karıdan, üçü şimdikinden sekiz çocuk. Dördü evli. Üçü on sekizinden küçük. Yani sandığa yedi oyla gidiyor. Sen derlesen toplasan dörtsün.

Kimin dediği olacak?

İhaleci, sırtını iktidara dayamış, cami kapısında oy devşiren politikacı kimin kapısını çalacak?

Derin mevzu dedik ya; uğraşmayın yada dik durun. Bel bükenler arasında dik duran insan fark edilir. Güneş önce onu aydınlatır.

Onlara selam olsun.

    

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Gürsel Yıldırım - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Ordu Hayat Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Ordu Hayat hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Ordu Hayat editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Ordu Hayat değil haberi geçen ajanstır.