Ekonomik Bağımsızlık

Cumhuriyetimizin 2. Yüzyılının ilk 10 Kasım’ın da büyük önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ü; Ordu Serbest Muhasebeci ve Mali Müşavirler Odası’nda düzenlenen etkinlikte de andık.

Oda Başkanı sevgili Ender Sönmez moderatörlük görevini bana vermiş, konuşmacı olarak da Ordu Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Tarih Bölüm Başkanı Prof. Dr. Ömer Erden ve Araştırmacı-Yazar Mithat Baş’ı davet etmişti.

Atatürk’ün ölümünün 85. Yıldönümünde bu kez ekonominin bel kemiği bir mesleğin mensupları ile bir araya gelmiştik.

Önce biraz yadırgamıştım. Niye bir başka kuruluş değil de, Ordu Mali Müşavirler Odası, diye.

Toplantı öncesi şöyle bir Atatürk’ün ekonomi anlayışını ve sözlerini araştırınca, konferans salonunda da; kocaman bir yazı ile Atatürk’ün ekonomik bir sözünü görünce, Atatürkçü Düşünce Derneği kadar, mali müşavirler odalarına da böyle bir sorumluluğun hak olduğu gördüm.

“Siyasî, askerî zaferler ne kadar büyük olursa olsun, ekonomik zaferlerle taçlandırılmazlarsa kazanılacak başarılar yaşayamaz ve sürekli olamaz.” M. Kemal Atatürk

Ya da; “İstiklalin tamamiyeti ancak istiklal-i mali (ekonomik bağımsızlık) ile mümkündür” sözü gibi.

Hele ki, O’nun; “bir kurumun muhasebesi namusudur” sözü çok anlamlı ve önemlidir.

Ülkeler için de bu böyledir.

Gerçi bunu ADD Ordu Şubesinden de beklemiştim.

Olmadı.

Yapmadılar.

Belli ki Cumhur ittifakını destekleyen cemaat ve dernekler gibi onlar da, birilerinin arka bahçesi olmayı seçmişler.

Seçmeseler iyiydi.

Yakışmadı!

Başta sevgili Ender Sönmez olmak üzere, bu etkinlikte de bizleri ve meslektaşlarını, çıtayı oldukça yükseklere taşıdığı Oda’sını yalnız bırakmayan TÜRMOB Disiplin Kurulu Sekreteri sevgili dostum Bahadır Baş’ı, oda yöneticilerini ve katılanları kutluyor, teşekkür ediyorum.

O gün, yani Atatürk’ün ölümünden 85 yıl sonra, bu 10 Kasım’da da milyonlarca insan ki çoğu hiç yüzünü görmediği bir insan için, bir Dünya lideri için yattığı yere, Anıtkabir’e, gözlerini yumduğu Dolmabahçe Sarayı’na akın ediyor, gözyaşı döküyordu.

Sokakta, evde, okulda, kışlada, saygı duruşunda bulunuyordu.

Böylesi bir başka lider de yok!

O, Kurtuluş Savaşı’ndan çıkmış, ekonomisi dışa bağımlı, sanayi devrimini ıskalamış ve üretemeyen bir Osmanlı’dan sadece 4 fabrika alan Türkiye Cumhuriyeti, milli bir anlayışla yürüttüğü ekonomik kalkınma çalışmaları sonucunda 46 fabrika kurarak ve ithalatı büyük oranda azaltarak Türkiye Cumhuriyeti’nin bağımsızlığının temellerini attı. 

Evet, böylesi yok!

Kıymetini bilelim.

Bilmeyenlere de, yeri geldiğinde bildirelim!

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Erdoğan Erişen - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Ordu Hayat Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Ordu Hayat hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Ordu Hayat editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Ordu Hayat değil haberi geçen ajanstır.