İlk Öğretmenin Kim Senin…

İki hafta sonra; Öğretmenler Günü.

Bu kutsal mesleğin mensuplarının günü kutlayacak, ebediyete intikal etmiş öğretmenlerimizi yad edeceğiz.

Dünyanın birçok ülkesinde olduğu gibi ülkemizde de belirli tarihlere ‘öğretmenler günü’ adı verilmiş olsa da aslı 24 Kasım’dır.

24 Kasım Öğretmenler Günü bu yıl da ülkemizde çeşitli sorunlar ve beklentiler içinde kutlanacaktır. Hatta birçok sendika bu yıl bu önemli günü eylemlerle kutlayacak görünmekte.

Beklentiler nedir, neler yapılmalı, şartları nasıl iyileştirilmelidir, bunlar aslında taraflar bir araya getirilip konuşulmadığı için iş meydanlara kadar inmiştir.

Bir veli olarak ben, öğretmenlerimizin başta ekonomik olmak üzere, güvenli bir ortamda çalışmaları ikincil olmak üzere tüm beklentilerinin bir an önce giderilmesi gerektiğini düşünüyorum.

Doğumuyla yeryüzünü şereflendiren, Risaletiyle; cehalet ve zulmün pençesinde can çekişen insanlığa rahmet olarak gönderilen Peygamber Efendimizin (s.a.s.) her alanda örnekliği: "Ben ancak muallim olarak gönderildim." diyerek öğretmenlik alanında da çağları aşıyor.

Sevgili Peygamberimiz alimin üstünlüğünü şöyle ifade ediyor:

“Âlimin âbide üstünlüğü, benim sizden en basitinize olan üstünlüğüm gibidir”

Kuran-ı Kerim’de ise:  

“Allah’tan kulları içinde ancak ilim sahibi olanlar korkar.“ denilmekte.

Bir başka ayette ise, “De ki: Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu?” buyrulmak suretiyle de ilim sahibi olan insanların en önemli özelliği olan Yaratanı bilme özelliği zikredilmiş, bilgili olanların bilgili olmayanlardan üstünlüğü vurgulanmaktadır.

Öğretmen diyince, Başöğretmen Atatürk’ü ve O7nun öğretmenlere verdiği değeri de anmadan geçemeyiz.

Çünkü 24 Kasım Öğretmenler Günü de O’nun armağanıdır.

Şöyle ki;

Türkiye’de her yıl, 24 Kasım Öğretmenler Günü olarak kutlanır. Bu, Atatürk Yılı ilan edilen 1981 yılında 12 Eylül Askerî İdaresi tarafından başlatılmış bir uygulamadır. Başöğretmenliği kabul ettiği gündür.

Bakanlar Kurulu, Mustafa Kemal Atatürk'e "Millet Mektepleri Başöğretmenliği" unvanını 11 Kasım 1928'de yaptığı toplantıda vermiş ve bu unvan, 24 Kasım'da Millet Mektepleri Talimatnamesi'nin yayımlanması ile resmîleşmişti. Atatürk'ün 100. doğum yıl dönümü olan 1981 yılında onun "başöğretmen" oluşunun yıl dönümlerinin ülke çapında Öğretmenler Günü olarak kutlanmasına karar verildi.

26 Şubat 1981'de Resmî  Gazete’de yayımlanan "Öğretmenler Günü Kutlama Yönetmeliği" ile Öğretmenler Günü'nün amaçları, kutlama komitelerinin görev, yetki ve sorumlulukları ve kutlama gününe ilişkin esaslar belirlendi.

O zaman bu önemli günü öğretmenlerimize armağan eden Atatürk’ün öğretmenlerle ilgili sözleriyle yazımı noktalıyorum…

"Memleket evlâdı, her öğrenim aşamasında ekonomik hayatta verimli, etkili ve başarılı olacak surette donatılmalıdır."

"Cumhuriyet sizden "fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür" nesiller ister."

"Dünyanın her tarafında öğretmenler insan topluluğunun en özverili ve saygıdeğer unsurlarıdır."

" Yeni kuşak, en büyük cumhuriyetçilik dersini bu günkü öğretmenler topluluğundan ve onların yetiştirecekleri öğretmenlerden alacaktır."

"Milletleri kurtaranlar yalnız ve ancak öğretmenlerdir. Öğretmenden, eğiticiden mahrum bir millet, henüz bir millet adını alma yeteneğini kazanamamıştır."

"Unutmayınız ki cumhurbaşkanı bile sınıfta öğretmenden sonra gelir."

"Öğretmenler; Yeni nesli, Cumhuriyetin fedakâr öğretmen ve eğitimcilerini, sizler yetiştireceksiniz ve yeni nesil, sizin eseriniz olacaktır…"

"Öğretmenler her fırsattan istifade ederek halka koşmalı, halk ile beraber olmalı ve halk, öğretmenin çocuğa yalnız alfabe okutur bir varlıktan ibaret olmayacağını anlamalıdır."

"Öğretmenler! Erkek ve kız çocuklarımızın, aynı suretle bütün tahsil derecelerindeki talim ve terbiyelerinin pratik olması mühimdir."

"En mesut olanlar, hizmetlerinin bütün nesillerce meçhul kalmasını tercih edecek karakterde bulunanlardır."

"Herkesin kendine göre bir zevki vardır. Kimi bahçe ile meşgul olmak, güzel çiçekler yetiştirmek ister. Bazı insanlar da adam yetiştirmekten hoşlanır."

"Ülkemizi gerçek hedefe, gerçek mutluluğa kavuşturmak için iki orduya ihtiyaç vardır: Biri vatanımızı kurtaran asker ordusu, diğeri ulusumuzun geleceğini yoğuran irfan (bilim, kültür) ordusudur."

"Öğretmen bir kandile benzer, kendini tüketerek başkalarına ışık verir."

 

 

 

 

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Meryem Duygu Yar - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Ordu Hayat Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Ordu Hayat hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Ordu Hayat editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Ordu Hayat değil haberi geçen ajanstır.



Anket Ordu Büyükşehir Belediyesi Başkanı Kim Olmalı?
Tüm anketler