Devletin Bakanı Olmak…

En son bir İçişleri Bakanı ile ilgili yazıyı Sadettin Tantan döneminde yazmıştım.

1990’lı yılların ortasıydı. 57. Hükümetin İçişleri Bakanı olarak önemli operasyonlara imza atıyordu. Paraşüt, Balina, Kartal, Kasırga, Matador, Bufalo, Fırtına, Beyaz Enerji. Bunlar Tantan döneminde polisin ve jandarmanın yaptığı ve bakanlıklardan devlet dairelerine kadar uzanan büyük operasyonların isimleriydi.

Bu operasyonlarda kamuoyunun yakından tanıdığı birçok isim gözaltına alındı ve daha sonra tutuklanarak cezaevine gönderildi. Erol Evcil, Yahya Murat Demirel, Nail Keçili, Ali Balkaner, Hayyam Garipoğlu, Dinç Bilgin, Cavit Çağlar, gibi hem tanınmış hem de siyasetin üst kademelerinde olan bu isimler Tantan’ın Bakanlığı’nda cezaevi ile tanıştı.

Tantan, ANAP tarafından sürekli eleştirilen Beyaz Enerji soruşturmasıyla ilgili tarafsız bir tutum sergiledi. Bu soruşturmanın sonunda ortaya çıkan iddianame ise, ANAPlı Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Cumhur Ersümer’in istifasına neden oldu.

Tantan’ın bakanlığı sırasında başta Hizbullah olmak üzere birçok örgüte de darbe vuruldu. Yapılan Umut Operasyonu’nda Bahriye Üçok, Uğur Mumcu, Ahmet Taner Kışlalı, Muammer Aksoy gibi ünlü faili meçhul cinayetler büyük ölçüde aydınlatıldı.

2001 yılı Haziran ayında İçişleri Bakanlığı görevinden alınmasını takiben önerilen Gümrüklerden Sorumlu Devlet Bakanlığı teklifini kabul etmedi ve partisinden istifa etti.

Bana göre Tantan’tan sonra en çok konuşulan İçişleri Bakanı Süleyman Soylu olmuştur. Ama icraatlarıyla değil, gafları, dedikoduları, ehil olmayan kadrolaşmaları ve kayırmacılığı ile.

Siyasilere kullandığı; “şerefsiz” , “sahtekar” , “Eşkıya” gibi bir devlet adamına, bakana yakışmayacak sözleri bir yana, “Kaplan çetesi” gibi o dönemde büyüyen suç örgütlerini de unutmadık.

Aradan neredeyse bir çeyrek asır geçmiş ve Türkiye yeni bir İçişleri Bakanını konuşuyor.

Yaptığı nokta operasyonlar, çökertilen terör ve uyuşturucu çeteleri, kara para aklayıcılar, emniyet içindeki görmeyen kadrolar ve ucu nereye kadar giderse diyen bir İçişleri Bakanı, Ali Yerlikaya.

Politikacıyla, vatandaşla, personeli ile kavga eden bir bakan gitti, yerine çetelerle, terör örgütleriyle, zehir tacirleriyle kavga eden bir bakan geldi.

Bir anda onlarca çete çökertildi. Birçok kara para aklayıcısının tepesinde binildi. Silah ve uyuşturucu ticaretinde de olan teröristler etkisiz hale getirildi.

Sayın Ali Yerlikaya bunları rüyasında görmedi. Emniyet içindeki tecrübeli kadroları harekete geçirdi, doğru kadroları göreve getirdi, korunan dosyaları açtırdı ve bugün ülke rahat bir soluk aldı.

Daha doğrusu ülkeye güven geldi.

İçişleri Bakanı Yerlikaya’nın 29 Ekim mesajı da farkındalık yarattı, rekor kırdı. Yerlikaya, milyonlarca kişinin izlediği mesajda “ Cumhuriyet İstanbul'da düşman gemilerine bakıp 'Geldikleri gibi giderler' diyen iradedir. Selam olsun Mustafa Kemal Atatürk’e" dedi.

Bu nasıl bir bakan? Ne muhalefetle, ne vatandaşla, ne de rejimle kavga ediyor?

Hem işini yapıyor, hem de ülkenin ve halkın değerlerini savunuyor ve yaşıyor.

Ezber bozdu.

5 ayda örnek bir bakan ve devlet adamı oldu.

Hoş gelmiş, iyi ki gelmiş.

Bence sayın Cumhurbaşkanının, son dönemdeki en isabetli kararlarından birisidir, İçişleri Bakanı Sayın Ali Yerlikaya.

…………………….

 

Şimdi yukarı böyle olunca bu aşağılara da yansıyor.

Burada Çanakkale Emniyet Müdürü Selim Arıcı’dan da bahsetmek gerek.

Biliyorsunuz Aydın’da üzücü bir asansör kazası yaşandı. Birçok ilde bu protesto edildi. Çanakkale’de de.

Çanakkale'de Kerime Sultan, Nusrat ve 18 Mart KYK Yurdu öğrencileri birleşerek "Susma sustukça sıra sana gelecek" sloganı atarak şehir merkezine yürümüşlerdi.

Çanakkale Emniyet Müdürü Selim Arıcı, Aydın'da KYK yurdunda meydana gelen asansör kazasının ardından meydanlara inen üniversite öğrencileri için yolların açılması ve müdahale edilmemesi talimatını verdi.

Bununla da kalmadı; eylem sonrasında da çevik kuvvet otobüsleriyle öğrencileri yurtlarına geri gönderdi.

İçişleri Bakanı Yerlikaya’nın 29 Ekim mesajı da rekor kırdı. Yerlikaya, milyonlarca kişinin izlediği mesajda “Cumhuriyet İstanbul'da düşman gemilerine bakıp 'Geldikleri gibi giderler' diyen iradedir. Selam olsun Mustafa Kemal Atatürk’e" dedi.

Haksızlık etmeyelim.

Türkiye’de çokça güzel şeyler de oluyor.

Böylesi güzel insanlar sayesinde…

 

 

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Erdoğan Erişen - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Ordu Hayat Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Ordu Hayat hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Ordu Hayat editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Ordu Hayat değil haberi geçen ajanstır.