Altmış Altıya Bağlamak

“İki Lam, bir Elif, bir He”

2x30)+(1)+(5x1) = 66

Ebced hesabında Allah sözcüğünün sayı değeri böyledir. “İşi Allah’a havale etmek” anlamına gelir.

Eğer söyleminizde biraz mizah varsa dinleyene ufak bir dokundurma yapmış oluyorsunuz. Çünkü çözümünde sıkıntılı bir durumla karşı karşıyasanız, durumu kurtarmak için Allah’a havale ederek kandırmaya yönelmiş olursunuz. Böylece yaşadığınız sorunu olmuş bitmiş gibi gösterme becerisindesiniz.

Hayatımızda sık sık kullandığımız bu deyim, kullandığımızda bizi sıkıntıdan kurtarmış gibi oluyor. Elbette “Allah’a havale” diye bir şey söz konusu değil. Gerçek anlamı dışında mecaz anlamında kullanıldığında işimize pek te yarıyor.

Allah’a havale etmenin yerine bazen de “Altmış altıya bağlamak” deyimini de kullanırız.

Hadi iyisin; işini altmış altıya bağladın yine!” dediğimizde olmaz işi olur yaparak günü kurtarmış, işini yoluna koymuşsun anlamı çıkıyor.

Bazen de “İşi altmış altıya havale etmişsin” deriz. “Üzerine düşeni hakkıyla yerine getirdikten sonra geri kalana güç yetiştiremeyeceğin için çözümü Allah’a bırakarak tevekküle sığınmak” anlamına geliyor. Bu tevekkülde bir teslimat var, teslimatta ümitli olmak var; bunu da not edelim.

Kimi zaman “İnsanları altmış altıya bağlamakta üstüne yoktur” gibi hicvederek söylenen sözün değerini de bilmek gerek. Hele günümüzde çokça geçer akçeli bu söz, yaşamımızın aksayan yönünü göstermekle çok doğru söylenmiş olarak kabul edilmelidir.

Öyle ya; bazı politikacıların işi altmış altıya bağlamak için seçim gününe kadar yapmadığı iş yok, yapmadığı katakülli yok! İktidara geldikten sonra vadedilen sözlerin unutulmuşluğunu anımsayıp “altmış altıya bağlamakta” gösterdikleri hüneri görmemek mümkün değil!

Gördükleri zulüm ve hukuksuzluk karşısında çaresiz kalan insanların “İşi Allah’a havale etme” deki ilençlerini anlamaktan uzak mıyız; düşünüp değerlendirelim.

Yaptıkları yolsuzluk, ihanet, haksızlık karşısında utanmadan aramızda gezenlere “Hadi iyisin; işini altmış altıya bağlamışsın yine” mi diyeceğiz!

Susacak mıyız!

Tevekküle boyun eğip kader rızası içinde emir kulu mu olacağız! Hep böyle mi kalacağız!

Yoksa umut yok mu?

Hep güneşin batışını mı izleyeceğiz. O güneşin, o ışığın dağların ardından doğacağını hiç mi umut etmeyeceğiz! Haksızlık karşısında susan şeytan mı olacağız; yoksa şeytanlıktan uzak durup haksızlığa direnecek miyiz?

Hukukun temel olduğu ülkelerde hiçbir iş, ne altmış altıya bağlanma yolunu izler, ne de işi Allah’a havale eder. Yoksa yerimizde debelenip dururuz. Eşitlik, adalet, hak kaybolup gider. Demokrasinin ruhuna Fatiha okunur. İrade bir başkasına teslim edilir.

Ülkenin sorunlarını, işi altmış altıya bağlayanlara bırakmak ya da Allah’a havale etmek yerine, yapabileceklerimizi yapıp, böylece yola koyulmak gerekmez mi!

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Gürsel Yıldırım - Mesaj Gönder

# bir

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Ordu Hayat Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Ordu Hayat hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Ordu Hayat editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Ordu Hayat değil haberi geçen ajanstır.