Advert
İSTANBUL SEVDASI
Ali Öztürk

İSTANBUL SEVDASI

Bu içerik 203 kez okundu.
Reklam

ben bir taşralıyım, hamurum Anadolu 

çocukken filmlerde görürdüm İstanbul’u 

muhteşemdi mekanları, 

ne  güzeldi kadınları… 

türlü türlü insanları 

bize göre çok düzgündü 

 konuşurken aksanları.. 

filmlerdeki esas oğlana bizde uşak derlerdi. 

onlar yakışıklı ve mert olurlar,  

iyi insanları korurlar, kötüleri döverlerdi… 

aşık oldukları güzel kızları ise 

ölesiye severlerdi… 

sanat güneşimiz Zeki Müren de 

şarkılı filmlerde oynardı 

o, filmlerde de yine hep nazik ve kibardı… 

hiç kavga falan da etmezdi  

bırakın adam dövmeyi, 

karıncayı  incitmezdi, 

o zamanların en popüler jönleri: 

Ayhan Işık, Eşref Kolçak, 

Göksel Arsoy’la Fikret Hakan’dılar 

onlar her filmde birer kahramandılar.. 

en tanınmış yıldızlarsa; 

Gülistan Güzey, Nevin Aypar, 

Belgin Doruk ile Muhterem Nur’du 

Göksel Arsoy ile Belgin Doruk, 

romantik filmlerde iki sevgili olurdu. 

kötü adam rollerini oynardılar, 

Ahmet Tarık Tekçe, Kenan Pars 

ve de Danyal Topatan 

iyi adam rollerindeydi hep 

Nubar Terziyan’la, Kadir Savun Salih Tozan 

zengin   kız babaları olurlardı çoğu kez,  

ya babacan Hulusi Kentmen 

 ya da gaddar Atıf Kaptan  

filmlerde bir de şuh ve güzel kadınlar vardı, 

onlar, şeytanı bile baştan çıkarırlardı 

hele ki Neriman Köksal, ne  yuvalar yıkardı. 

hepsi sevdirmişti bizlere yerli filmleri 

bir çoğunun hala unutulmuyor isimleri: 

          Münir Özkul, Ulvi Uraz, Avni Dilligil,  

Reha Yurdakul, Öztürk Serengil, 

 Necdet Tosun ,Hayati Hamzaoğlu 

Sadri Alışık Turan Seyfioğlu.Renan Fosforoğlu 

Cevat Kurtuluş; Sami Ayanoğlu 

Turgut Özatay, Muzaffer Tema, Orhan Günşiray 

derken Hülya Koçyiğit; Fatma Girik, Türkan Şoray 

Semih Serezli, Sami Hazinses, Suphi Kaner 

Ahmet Mekin, Vahi Öz, Aziz Basmacı, Mualla Sürer 

sanki damla damla süzülür gibi tülbentten 

çoğu göçüp gitti o aleme  

yedi tepeli bu güzel kentten 

hep derdim kendi kendime 

sen ey rüyalarımı süsleyen İstanbul !... 

geleceğim sana bir gün  

yollarıma bakıp gözle,  

yârin gibi beni hergün 

yıllar sonra nihayet gelmişti o gün 

 evleniyordu kuzenim İstanbul’da 

orada yapacaktı düğün  

Sağ olsunlar,unutmamışlar 

 beni de etmişlerdi  davet 

olur muydu etmemek bu davete  icabet ? 

oysa düğün, dernek bahaneydi 

İstanbul’u görmekse şahaneydi… 

sıcak bir yaz gecesi Ordu İskelesinden çıktım yola.. 

 iki gün kadar sonra varmıştık  İstanbul’a 

gemimiz girdi boğazdan, bir ırmağa sapar gibi 

sıralanmış yalılarda, denize giren insanlar,  

el sallıyorlardı bize, sanki nispet yapar gibi 

Sarıyer, İstinye, Arnavutköy, Bebek , Ortaköy 

karşıda ise; Beylerbeyi, Beykoz, Çengelköy 

ve de Kuzguncuk, Çamlıca, Üsküdar 

her semtinde sanırsın cennetten bir şube var. 

kızlarıysa güzeldi, en az İstanbul kadar… 

birisini yanaşıp desem ona merhaba 

taşralı olduğumu anlar mıydı, konuşmam acaba 

gezdim, gezebildiğim kadar dolaştım İstanbul’u 

cürümüm kadar yaşadım her günü dolu dolu 

muhteşem konaklarını, tarihi saraylarını 

gezip gördüm sıra ile, 

kimini bedava, kimini para ile 

hınca hınç dolu otobüslere bindim 

bazen şaşırıp yanlış durakta indim  

tramvayı, troleybüsü ilk defa gördüm 

İstanbul’u yüreğime ilmik ilmik  ördüm. 

Beyoğlu’nda kokoreç, Sirkeci’de köfte piyaz 

Eminönü’nda ekmek arası balık yedim. 

ah bir zengin olsam da  

hep İstanbul’da kalsam dedim. 

bu şehr-i İstanbul ki, ne doyulmaz bir diyardı 

her yerinde, her devirden eşsiz bir miras vardı 

ancak, koskoca İstanbul’du bu… 

gezip, görmeyle de  bitmeyecek kadardı  

en son gün görmeye Kadıköy’ü seçtim 

Kabataş İskelesinden vapurla  oraya da geçtim 

adı köy olsa da Kadıköy, bir çok kente bedeldi 

oradaki her bir semt   birbirinden güzeldi    

Moda, Kalamış, Selamiçeşme,  Bahariye 

Göztepe, Erenköy, Kozyatağı, Bostancı, Suadiye 

İstanbul, ne kadar övünse azdır, Kadıköy’üm var diye 

derken, paydos zili çalmıştı biraz olsa da erken  

bir sevgiliden ayrılır gibiydim vapuruma binerken 

gidiyorum İstanbul, sen kendine iyi bak, 

sevdalının aldırmam, yüreğimi yine yak!.. 

bir gün mutlaka temelli döneceğin sana, bunu bil, 

Çaresi yok, bendeki bu sevdan, bitecek gibi değil!... 

 

 

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
"ZENGİN DAHA DA ZENGİNLEŞTİ"
Şişman görevinden istifa etti
Şişman görevinden istifa etti