Advert
Ordu’da Maden Sahaları
Coşkun Özbucak

Ordu’da Maden Sahaları

Bu içerik 281 kez okundu.
Reklam

            Ülkenin her tarafı birbirinin kopyası. İşsizlik, yoksulluk; keyfilik, üretici köylünün sorunları, eğitim, sağlık; demokratik hak kullanımının zorluğu, örgütlenme karşısında patronların ve yetkililerin tavrı… Hepsi aynı.

            Doğa ve yaşam alanlarına yönelik saldırılarda da il ve ilçelerin birbirinden farkı yok. Ordu’daki ekolojik yıkımlardan söz edeceğim ancak bunun ülkenin her köşesinde yaşandığını da bilmekte yarar var.

            Fatsa’daki siyanürle altın işletmeciliğinden kaynaklı YOK OLUŞ konusunda bilgi sahibi olmayan kalmadı. Yetmiyor, Fatsa, Perşembe, Gürgentepe, Mesudiye, Kabadüz, Ulubey, Altınordu ilçelerinde yeni hale yapılan yerler var. Yarın başka yerlerin de maden sahası olarak ilan edilemeyeceğinin garantisi yok. Enerji Bakanı altın madeni işletmeciliğin iki buçuk kat aratacağının açıklamasını yapmıştı.

            Madencilik çalışmaları nedeniyle, ormanların, derelerin, tarım arazilerinin yok edildiğini, zehirlendiğini, kirlendiğini biliyoruz. Artık sağır Sultan da duydu. Burada kuşların ötmediğini, yaban hayvanların kalmadığını, içme suların zehirlenmesi gibi olumsuz etkilerden söz etmeyeceğim. Bu konuda çok konuşuldu, yazıldı.

            Bu durum karşısında ne yapacağız? Asıl yanıtlanması gereken bu. Bir dernek, parti bu durumun bilince çıkarılması için basın açıklaması yapabilir, bildiri dağıtabilir. Hatta sabah akşam sosyal medyadan paylaşımlar da yapılabilir. Bunlar çok önemli çalışmalar, bunlar yapılmadığında ileri bir adım atamayız. Ancak yeterli değil. Bu çalışmaların yapılmasının kamuoyu oluşması, bilgilenmesinin sağlanması için çok yararlı. Sonuç? Televizyonlar, gazeteler her gün maden işletmeciliğinin olumsuz etkilerini anlatsa da soruna çözüm bulamayız. Yeniden vurguluyorum, bunlar ileri hamle için yapılması zorunlu olan çalışmalardır.

            İşte maden işletmelerinin (tüm ekolojik yıkım çalışmalarının) zararlarını önlemek için geriye iki seçenek kalıyor. Biri hukuksal diğeri fiili mücadele. Hukuksal mücadeleye de halkı katmak gerekir. Mahkemenin sonucunu bekleyip ona göre adım atarız demek de olmaz. Hukuksal süreç devam ederken çalışmayı engelleyecek fiili mücadele paralel olarak sürdürülmeli. Fiili mücadele, sokak eyleminden mitinge, çalışma alanına giden yolların denetim altına alınmasından maden sahasının halk zinciriyle sarılmasına kadar her yolu kapsar.

            Madenin zararından korunmak için “Öyle değil de böyle çalışırlarsa zararı olmaz” denerek maden çalışması engellenemez. Maden çalışmalarında siyanürün zararları anlatılabilir ancak siyanür kullanılmadığında “evet” deriz anlamına gelen cümleler kurmak yanlıştır.

            Mücadele önemlidir. Kimsenin tekelinde de değil. Ekolojik yıkıma karşı mücadele verenler yan yana olmalı. Şunu da vurgulamak gerekir ki, ekoloji mücadelesi bir bütündür, maden ya da HES’e karşı mücadeleye katılıp diğer yıkımlara müdahale etmeyenlerin mücadelelerinin inandırıcılığı olmaz.

            Dün sabah Kazdağı direniş çadırına operasyon yapıldı. Gözaltı yaşandı. Daha önce para cezası da kesilmişti. Toprağa, ormana, suya yani doğaya ve yaşam alanlarına sahip çıkabilmek için, bedel ödemeyi de göze almak gerekiyor.

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
KUPADA DİŞLİ RAKİP!
KUPADA DİŞLİ RAKİP!
ÖNER ABİYE SON GÖREV
ÖNER ABİYE SON GÖREV