Advert
YAYLANIN DERELERİ…
Ali Öztürk

YAYLANIN DERELERİ…

Bu içerik 135 kez okundu.
Reklam

Sevgili Yavuz Kalyoncu kardeşimiz uzun yıllar Ordu Avcılar Derneği Başkanlığı da yapmış emekli bir öğretmendir. 

Avcılığı sırasında av hayvanlarını neslinin tükenmesine yönelik avlanmamaya özellikle önem veren, bu konuda  son derecede duyarlı da olan  Kalyoncu, her karışını,  kitap yazacak kadar ezbere bildiği  yaylaların doğal yapısının korunması için elinden geldiği çabayı göstermektedir de… 

Facebookta en son yaptığı  fotoğraflı  paylaşımında  belirttiği aşağıdaki eleştirilerini  ilgili  yöneticiler derhal dikkate almalıdırlar: 

Bu fotoğraf konuşuyor, çok şey anlatıyor. 2500 metre yüksekten göze sularının oluşturduğu Değirmen başından gelen suyu borulara hapis edip aldılar. Arta kalan suyu da almak için çalışmalar devam ediyor. Koyunlarda içmeye su arıyor. İşin bir başka boyutu bolca alabalığın yaşadığı bu dereden YÜCE YARADANIN koyduğu bir kural var. Ağustos sonu,Eylül başı kırmızı benekli alabalıklar yumurta bırakmak için yukarılara göç edecekler. Ama dereyi kesmişler. Buralara gelen alabalıklarda toplu ölümler olacak. Hesabını kimler verecek.” 

Özetle demek istiyor ki sevgili Yavuz: 

Cenik’teki derelerimizin ettiniz içine

Şimdi de sıra geldi yayladaki Aliçin’e 

Yaylarımızda turizmi geliştirmek için radikal ve önemli adımlar atıp bir çok projeyi gerçekleştiren Büyükşehir Belediye Başkanımız sayın Hilmi Güler’e, Ordulular olarak minnettarız. Ancak bu demek değildir ki O’nu hiçbir konuda eleştirmeyeceğiz. Saygı çizgisini aşmamak kaydıyla kendilerine karşı yapılan her eleştiriyi olgunlukla karşılayacağını adım gibi bildiğim sayın Güler, aldığım duyumlara göre bir kişi dışında atadığı tüm üst görev yöneticiler Ordu dışından olan kişilermiş. 

 Sayın Güler, liyakati önemseyen bir başkandır. Ancak  bugün başında bulunduğu Ordu Büyükşehir Belediyesi bir yerel yönetim kurumudur. Bu bakımdan üst düzey yöneticilerinin yöreyi tanıyan kişiler olması önemlidir. Hele ki Kültür Müdürünün Ordulu biri olmaması kabul edilemez. Nitekim, Ordu Büyükşehir Belediyesinin Kültür Müdürlüğünün ana görevi, ilimizin kültürünü tanıtmaktır. Ordulu olmayan bir Kültür Müdürü, ilimizin kültürünü ne kadar bilebilir ki?  

Diyeceksiniz ki, Ordulu Kültür Müdürleri, bugüne kadar ilimizin kültürünü tanıtmakta ne kadar başarılı oldular ki? 

Başarılı olanlar vardır  elbette…Öncelikle onları tenzih ettiğimi belirtmek isterim. Ancak pek çoğu benim nazarımda başarılı değillerdi ve halen de değiller. 

Fox Tv)deki Çalar Saat programında sanatçı Haluk Levent vardı. Seslendirdiği parçalardan biri de Arhavili İsmail’di… Nazım Hikmet’in, Kurtuluş Savaşında takalarla mühimmat taşıyan Karadenizlileri anlatan şiirini sanatçı Zülfi Livaneli bestelemiş. Biz Orduluların Kurtuluş Savaşında hiç mi kahramanlıkları yok ? Romanlara konu olan bir Rüsumat olayı var. Bunun yanında Kurtuluş Savaşının kırılma noktası olan Duatepe çarpışmalarında şehit düşen Mehmetçiklerden 81’inin 23’ü Ordulu… ‘Arhavili İsmail’ gibi bizim de ‘Keçiköylü Hamdi’ türkümüz var.  Ancak nedense, Orduluları gururlandıran bir tarihi kahramanlığı vurgulayan bu türkü, ‘Boztepenin Başında İnek Yayarım İnek’ türküsü kadar bile önemsenmedi. Demek ki, Kültür Müdürlerinin yerli olması da yeterli olmayabiliyor, duyarsız olduklarında… 

Sevgili Yavuz Kalyoncu, Ordu’nun yaylalarını tanıtan bir kitap hazırlamış. Bunun basımında sponsor olmak öncelikle Belediye düşmez mi? Ama gel gör ki, Kültür Müdürlüğünü, Ordulu olmayan birinin yürüttüğü  Belediye, ilimiz için  bu gibi önemli bir  faaliyetten habersiz.    

İyi ki hayırsever işadamı Ergin Karlıbel var da bu kitabın sponsorluğunu üstlenmiş… 

Gerek Ordu Valiliğinin, gerekse Büyükşehir Belediyesinin ilimizin tanıtımı için kendince bir şeyler üretenlere biraz duyarlı olmalarını diliyorum. 

             

 

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Tarım müdüründen anlamlı hareket!
Tarım müdüründen anlamlı hareket!
72 kişi daha koronavirüse yenildi
72 kişi daha koronavirüse yenildi