GÜNCEL
Giriş Tarihi : 03-09-2021 08:05   Güncelleme : 03-09-2021 10:50

"TÜM TEDBİRLER ALINMALI"

Eğitim-Sen Ordu Şubesi Başkanı Sezgin Yılmaz, "MEB'in, eğitim emekçilerinin sağlıklı bir ortamda çalışma hakkını ve öğrencilerin de sağlıklı bir ortamda eğitim hakkını kullanabilmeleri için gerekli tüm tedbirleri alması zorunludur." dedi.

Özellikle son günlerde aşı olmaktan kaçınan eğitim emekçileri için haftada iki defa PCR testinin zorunlu tutulması konusunun kimi çekinceleri ve kaygıları beraberinde getirdiğini aktaran Yılmaz, Eğitim Sen'in salgın sürecinin başından beri bilim insanlarının ve Türk Tabipleri Birliği’nin salgın yönetimine ve alınması gereken tedbirlere ilişkin raporlarını, çözüm önerilerini ve uyarılarını kendisine referans aldığını söyledi.

"Süreç şeffaf yönetilemedi"

'Siyasi iktidarın ve özellikle de Sağlık Bakanlığı’nın bilimsel verilere dayanmayan, birbiriyle çelişen açıklamaları ve uygulamaları ile salgın yönetiminin şeffaf yürütülmemesi gibi sorunlar ne yazık ki eğitim emekçileri nezdinde de aşı ve yan etkilerine dair çeşitli kaygılara sebep olmaktadır' diyen Yılmaz, sözlerine şöyle devam etti;

"Biliyoruz ki insan hakları, temel hak ve özgürlükler aynı zamanda karşılıklı sorumluluklarımızı da içermektedir. Salgın gibi toplum sağlığını tehdit eden bir konuda karşılıklı olarak birbirimizin sağlıklı bir çevrede yaşam hakkını, çalışma hakkını ve eğitim hakkını savunmamız gerekmektedir. Sağlıklı ve güvenli bir şekilde tam zamanlı yüz yüze eğitim için tüm eğitim bileşenlerinin aşı olması, toplumsal bir sorumluluktur. Bu konuda tepeden inme kararlar yerine kaygıları giderecek, bilimi rehber edinen ve konunun özneleriyle birlikte oluşturulacak politikaların oldukça önemli olduğunu belirtmek isteriz.

"Testler iş yerlerinde yapılmalı"

Özellikle aşı olmaktan kaçınan eğitim emekçilerinin haftada iki gün virüsün yoğun olarak yer aldığı hastanelere gitmek zorunda bırakılmamaları, salgın sürecinden ders çıkarılarak iş yeri hekimliği uygulamasına gidilmesi, bu sağlanana kadar bölge bölge oluşturulacak gezici sağlık ekipleriyle testlerin iş yerlerimizde yapılması önem arz etmektedir. Her eğitim ve bilim emekçisi, eğitimin yüz yüze yapılmasını savunmaktadır.. MEB’de artık salgın yönetiminin “ben yaptım, oldu” mantığıyla yürütülemeyeceğini görmelidir."

"Alınan önlemler yetersiz"

'Okullarımızı amasız, fakatsız açabilmek ve açık tutabilmek halkımız açısından ivedi bir ihtiyaçtır' diyen Yılmaz, sözlerini şöyle tamamladı; "Acil olarak ek bütçe çıkarılmalı. Okullarımız pandemiye hazırlıklı hale getirilmelidir. Alınan önlemler yetersiz. Ek derslikler yapılmadı. Sınıf mevcutları kalabalık. Okullarımızın kapalı kalmasının toplumsal zararları düşünüldüğünde MEB’in ve iktidarın duyarsızlığı kabul edilemez. Yayımlanan “Covid-19 Salgınında Okullarda Alınması Gereken Önlemler” broşürü ile sorumlulukların büyük bölümünü okul yöneticilerinin üzerine bırakarak bu süreç yürütülemez."

Ordu Hayat/Tevfik Kul (Özel Haber)