GÜNCEL
Giriş Tarihi : 08-04-2021 08:55   Güncelleme : 08-04-2021 08:55

TARİHİN DİBİNDE VURGUN!

TARİHİN DİBİNDE VURGUN!

CHP Ordu Milletvekili Dr. Mustafa Adıgüzel, tarihi Kurul Kalesi’nin altında işletilen taş ocağını ve bu ocaktan Büyükşehir Belediyesi’ne malzeme satışı sırasında yapılan kantar hilesini TBMM gündemine taşıdı.

TBMM Genel Kurulu’nda söz alan Milletvekili Dr. Mustafa Adıgüzel, Ordu’nun çevre sorunlarını dile getirdi. Önce Melet Nehr havzasında bulunan 2300 yıllık arkeolojik SİT alanında bulunan Kurul Kalesi’ne işaret eden Adıgüczel, şunları söyledi:

“İhanet savaşının devamı”

“Bu antik kurul kenti Melet Nehri'ne 300 basamak merdivenle inilebiliyor. Buraya ne yapılmalı derseniz? Buraya yapılacak en son şey herhâlde şu taş ocağıdır. Dünyada başka yerde örneği yok. Böyle bir antik kent mirasının altını bir taş ocağıyla oyuyorlar. Burada nekropoller ve kaya mezarları tahrip olmuş durumda. Bu kent, Kral Mitridat'ın kenti, Roma uygarlığıyla yıllarca savaşmış ve en sonunda bir ihanete uğrayarak -son savaşının adı ihanet- oğlu, yakınındakiler ve diğerleri ihanete uğratarak burayı tarumar etmişler. İşte, bu durum o günkü ihanet savaşının devamı gibi gözüküyor.

Terazide de ihanet!

Şimdi, burada bu taş ocağında sadece bu ihanet yok. Bu taş ocağında bir terazi var. Bu kantar da arka tarafta tartılan kamyonun önünde bir de mavi bir su tankeri var. Bu mavi su tankeri buranın müdavimi, bu su tankeri buradan hiç ayrılmıyor. Arkadaki kamyon tartılırken bu su tankeri ağırlığı artırmak üzere burada devamlı duruyor. Yani böyle bir fırıldak, herhâlde, Kral Mitridat'ın aklına bile gelmezdi. Buradan, bu taş ocağından Büyükşehre satılan taşlar 1,5 kat fiyata, daha yüksek tonaj gibi gösterilip daha küçük tonajlarda veriliyor ve maalesef, Büyükşehir bu işin farkında olduğu hâlde bu işe ses çıkarmıyor. Yani bu iş şunu gösteriyor: Bu taş ocağı sadece tarihin altını oymuyor, aynı zamanda Ordu Büyükşehir Belediyesinin altını oyuyor.”

300 milyon dolar zarar

Bolaman havzasındaki maden işletmeciliğine de dikkati çeken Milletvekili Adıgüzel, “Fatsa'daki altın madeninin Türkiye'ye kazandırdığı söylenen meblağ 2 milyon doların altında. Hâlbuki aynı coğrafyada, Fatsa ve Ünye coğrafyasında 300 milyon dolarlık fındık üretiliyor sadece. Yani biz 150 katını tarım ürününden alabileceğimiz bir meblağ varken çok daha azına orada başka işlere müsaade ediyoruz” dedi. Haber merkezi