GÜNCEL
Giriş Tarihi : 09-04-2021 08:15   Güncelleme : 09-04-2021 08:15

 SULAR KİRLENİYOR, SUSUZLUK KAPIDA

 SULAR KİRLENİYOR, SUSUZLUK KAPIDA

     Röportaj

     Coşkun Özbucak     

                              

            İklim değişikliği ve suszluk tartışmaların öne çıktığı günümüzde tehlike çanları çalmaya başladı.

            Fatsa’daki siyanürle altın işletmeciliğinin kullandığı su oranı yanında işletme çevresinde sularda ölümcül arseniğin çıkması üzerine Ezgi Güneytepe ile görüştüm.

  • Sizi tanıyalım. Kimdir Ezgi Güneytepe?

Fatsa’nın Çöteli Mahallesi’ndenim. İlk olarak hemşirelik okudum. 3 yıl çalıştım. Sonra iki yıl tıp okuyup psikolojiye geçtim. Şimdi Georg August Üniversitesinde klinik psikoloji yüksek lisansı yapıyorum.

  • Kuraklıkla ve Susuzlukla Mücadele Çalışma Grubu, Dünya Su Günü nedeniyle bir açıklama yaptı değerlendirir misiniz?

EG- "Ordu Valiliği ve Ordu Büyükşehir Belediyesi tarafından oluşturulan „Kuraklık ve Susuzlukla Mücadele Çalışma Grubu“ geçtiğimiz günlerde Dünya Su Günü‘nde farkındalık yaratmak için bir araya gelmiş. Bu çalışma grubu küresel ısınmanın etkileri ile mücadele etmek ve gelecek nesillere yaşanabilir bir çevre bırakmayı ilke edindiğini dile getirmiş (1). Ekte  bulunan siteden öğrendiğim bilgiler umut verici çalışma  diye düşünebiliriz ama görülen köye bakmak lazım."

  • Nedir bu görünen köy?

EG-"Türkiye‘nin  ve Dünya‘nın susuz kalabileceğine dair yıllardır uzmanlar uyarıyor. Kuraklık bölgemizde hissedilebilir seviyeye ulaşmasına rağmen yetkili kurumlar tedbir almadığı gibi; halkın sahip olduğu doğal alanları da talana açıyor. Ordu bölgesinde en çok bilinen suyu kirleten ve milyonlarca ton su kallanan yapılanma ise Fatsa´da Bahçeler Köyü‘nde bulunan mevcut altın madeni. Ordu geçtiğimiz dönem art arta gelen altın arama ruhsatlarının ihaleye çıkmasıyla sarsıldı. Fatsa´da mevcut altın madenin çevreye daha doğrusu yaşam alanlarına verdiği zarar gözle görüldüğü gibi belgelendi de (2). Altın madeninin çevresinde neredeyse ölümcül oranda arseniğe rastlanması şaşırtıcı olmadığı gibi dünya bilim literatüründe çokça araştırılmıştır."

  • Tehlikenin büyüklüğü nedir?

"Türkiye genelinde artan toplumsal çevre bilinci ve pandemi ile birlikte daha çok önemli olduğu anlaşılan toprak; gözleri çevre kirleticilere çevirdi. Uzmanlara göre iklim krizinin etkisi ve plansız su kullanımı ile Türkiye 2030 yılında susuz kalma tehlikesi ile karşı karşıya. Yıllık kişi başına düşen bin 430 metreküplük kullanabilir su miktarının 2030 yılında kişi başına bin 100 metreküpe düşeceğine dair uyarı yaptılar (3). Su zengini olduğu düşünen ülkemizin su zengini olmadığı aşikar. Gectiğimiz dönem kuraklıktan dolayı sıkıntı çeken hemşehrilerimizin bu kuraklık periyodlarının son olmayacağını ve artarak devam edeceğini bilmek zorunda. Orman ve Su İşleri Bakanlığı'nın yazısına göre altın madeninde ihtiyaç duyulan su saatte 35 ton. Ve bu su tedariği bizlere ait olan Elikçi Irmağı'ndan karşılanıyor.

Altın madeni ağır metallerle suları kirlettiği gibi, halka ait olan suları da karşılıksız kullanıyor. (4)"

  • Sorumluluk kime ait? Su konusunda ne durumdayız

"İklim değişikliğinin bu denli hızlı yansımaları ve insanoğlunun doğayı talan etmesi bizleri en doğal hakkımız olan suya muhtaç bırakıyor. Bu yönde yetkililerin kullanabilir su yönetiminde uzun yıllara dayanan su programları ve kontröl mekanizmaları olmalı  Bizlere kullanışsız bisiklet yolu veya meydanlar yerine „TEMIZ SUYUN“ ve „TEMIZ HAVANIN“ lazım oldugu aşikar . Yeşil Fatsa´dan Beton Fatsa´ya geçiş yapan ilçemiz; „kimyasal” Fatsa olma yolunda büyük adımlar atmakta. Bu kadar güzelliğin, ayrıcalığını ve nimetin olduğu bir coğrafyayı bu kadar çirkinleştiren sorumluları Fatsalılar affetmeyecek. Su kullanımının sektörlere göre sınırlı ve bir bedel karşılığında olması, sulamaları arıtma tesisinden gelen su ile yapılması, yönetimin son derece şeffaf olması ve kullanılabilir su analizlerinin çok detaylı olması gibi önemli uygulamaların yapılmaması; bizlerin daha çok susuz kalacağının bir göstergesi. Ordu Valiliği ve Ordu Büyükşehir Belediyesi tarafından oluşturulan Kuraklık ve Susuzlukla Mücadele Çalışma Grubu´nun samimi olduğunu ancak gerçek su kirleticilere karşı açık ve net tavır aldığında anlarız. Altın madeni kaptılmadıkça yetkililerin „temiz çevre“ için yaptığı hiç bir çalışmanın inandırıcılığı yok. Lafla peynir gemisi maalesef yürümüyor sayın

yetkililer."

  • Son olarak eklemek istediğiniz var mı?

"Yaşam için su, hava gibi önemli. Yaşam için olmazsa olmazdır. Bu nedenle sularımzı korumak önce yönetenlerin sorumluluğunda ancak bizlere de görev düşüyor. Sularımıza sahip çıkmalıyız. Teşekkür ederim."

 

Kaynaklar:

(1) https://www.facebook.com/321344865487268/posts/763701841251566/

(2) http://www.orduolay.com/roportaj/doc-dr-aydin-kanadada-hazirlanan-siyanur-raporunu-degerlendirdi-siyanur-cocuklarimizi-ve-torunlarimizi-oldurecek/54465

(3) https://www.cevremuhendisligi.org/index.php/cevre-aktuel/haberler/10-turkiye-2030da-susuz

(4) Fatsa Altintepe Madencilik 201 CED Raporu