GÜNCEL
Giriş Tarihi : 11-06-2021 07:30   Güncelleme : 11-06-2021 07:30

PONTOS-ERMENi SORUNU

PONTOS-ERMENi SORUNU

Dünden devam

FATİH EMRETTİ, ERMENİLER YERLEŞTİ

Bizans döneminde İstanbul’da çok az Ermeni  nüfus vardı. Fatih İstanbul’u fethettikten sonra kentin nüfus yapısını değiştirme ve zenginleştirme kararı aldı. El sanatları alanında olağanüstü becerileri olan Ermenileri, İstanbul’a yerleştirmek niyetindeydi. Bursa Ermenileri dini lideri Episkos Hovakim, Fatih Sultan Mehmet’in çocukluk arkadaşıydı. Hemen ona bir mektup göndererek, İstanbul’a yerleşmesini istedi. Hovakim arkadaşına “Bizim İstanbul’da işimiz olmaz” diye yanıt gönderdi. Fatih, Hovakim’e yolladığı ikinci mektupta “Dostum ve arkadaşım olarak değil, bu mülkün sulatanı olarak  emrediyorum. Derhal gelmenizi istiyorum” diyordu. Geldiler ve Fatih’in fermanıyla Samatya!ya yerleştiler…  A.A. LALAYAN (TAŞNAK PARTİSİ) Sovyet Ermeni tarihçilerindendir. Şu önemli saptamalarda bulunuyor: . Taşnakyan Partisi I. Dünya Savaşı’nın çok öncesinde büyük Ermeni sanayi ve ticaret burjuvazisi için pazar yaratmak amacıyla Türkiye topraklarının bir kısmını işgal etme .. . Çarlık Hükümeti, Türkiye’nin Doğu Anadolu bölgesinde bir dayanak yaratarak Boğazları ele geçirme ve Akdeniz’e inmek için rmenileri kullandı. . Taşnak gönüllü hareketi, on binlerce Türk köylüsünü  Ortaçağ’dan kalma yöntemlerle katletti. . Taşnaklar, Müslüman köylülerini katletmekle kalmadı,   nların varlıklarını da yağmaladı. . 30 aylık Taşnak iktidarı sonunda Ermenistan’daki Türk nüfusu %77, Kürt nüfusu %98, Yezidiler %40 azaldılar. istemeyen Ermenilere inanılmaz işkencelerde bulundular. SOVYET ERMENİSTANI KIZIL ORDUSU’nun avcı tümeninin 10. Yıldönümü dolayısıyla Kızıl Ordu tarafından basılan kitapçıktan örnek: “Şerefsiz Taşnak 2cumhuriyetinin2 kısa dönemde     Azerbaycan, Gürcistan ve Türkiye ile yapılan savaşlar, Taşnakların kanlı elleriyle binlerce Türk’ü yok ettikleri ve köylerini yakıp küle çevirdikleri Zengezur, Şarure, Daralagöz, Megri, Arbaba, Zangibazar, Büyük Bedi’deki Türk köylerinde yaşanan vahşilikler, katliamlar, yağmalar hala akıllarda..” “ Bugün Ermenistan’ı İngiliz kumandanlığı aracılığıyla ve İngiliz generallerinin kırbacıyla para babası Pogos Nubar Paşa, ünlü İngiliz uşağı ve sigara fabrikatörü Enfiancants yönetiyor…” Gümrü komünistlerinin yayın organı Komünist gazetesinde yer alan şu satırlar da önemlidir: “Kemalist hareketin bugün Taşnaksutyun’a karşı savaşının uluslararası karakteri     şüphesiz bir iç savaş karakteri de taşımaktadır ve ezilen Ermeni kitlelerinin önünde yeni bir çığır açmaktadır..” Taşnak çetecilerinin amacı şudur: “Sovyet Rusya’ya karşı, karşı devrimci bir harekatı örgütlemek ve Sovyet ülkesinin yenilgisinden sonra Ermenistan topraklarında yeniden egemenliği kurmak amacıyla, istilacı politikalarıyla Alman faşistlerine, Japon militaristlerine ve diğer emperyalistlere her türlü destekte bulunmak; Nahçıvan, Karabağ, Ahılkelek, Borçali vs gibi ilçeleri işgal ederek, Azerbaycan’dan ve Gürcistan’dan kopardığı topraklarla “bağımsız” Ermenistan topraklarının staretejik açıdan elverişli duruma getirmek; Doğu Anadolu’da Akdeniz kıyılarına kadar Türkiye’de toprak kopararak -Ermenisiz de olsa- BİRLEŞİK ERMENİSTAN ülküsünü gerçekleştirmek”. 1918’de çıkarılan ve Ermeni Kolordu Komutanı Nazarbekov’un Ermeni halkına seslenişi şöyledir; “Ey Ermeni halkı, ailelerinizi kurtarmak istiyorsanız, sizler… silah kullanmayı bilen herkes bize katılsın!. Silahlarınızla, mermilerinizle, beş günlük erzaklarınızla gelin..” Bir Ermeni gazetesinde İnceyan Efendi’ni yazısı: “Maateessüf Anadolu’da ika olunan kıtal (öldürme) haberleri tahakkuk etmiş vekayidenolup zahir-i hale nazaran bunların henüz sonu da gelmemiştir. Ermenistan’ı Ermenisiz bırakmak siyasetinin muvakfakiyetini temin için Abdülhamid’in kemal-i muvaffakiyetle ittihaz ettiği şidet, buğz (nefret) ve adavet        (düşmanlık) beslemelerine sarf-ı gayret etmesi idi..” Bir Taşnak subayının 1920 yılında Beyazıt-Vaaram bölgesinden yazdığı raporda “ Basar-Geçar’daki Türk nüfusu ayırt etmeden imha ettim. Bazen kurşunlara yazık olmasın dersin ya. Bu köpeklere karşı en etkili yol, çarpışmadan sonra sağ kalanları toplayıp kuyuların içine tıkmak ve bir daha dünyada bulunmamaları için yukarıdan ağır kayalarla ezmek. Ben de öyle yaptım. Bütün erkekleri, kadınları ve çocukları topladım, benim tarafımdan atıldıkları kuyuların içinde kayalarla ezerek hepsinin hayatına son verdim” yazmaktadır. YAĞMA POLİTİKASI Yağma faaliyetlerinin bir örneğine ise, Ermenistan’daki hakim kuvvetlerin yayın organlarından biri olan Jogovurd gazetesinin 10920 yılındaki 105. Sayısında rastlıyoruz. “Hükümetimizin çalışmaları sırasında sonunda bu köylerin nüfusu Ermenistan sınırlarının dışına atıldı. Ölüm sessizliğinden şaşkına dönmüş, garip bir şekilde miyavlayan ve havlayan, şaşkın sesler çıkaran birkaç kedi ve ayrıca iki-üç köpeğin kaldığı terk edilmiş köyler gördüm. Bu köylerin nüfusu artlarında oldukça yüksek miktarda tohum, papates, buğday ve arpa bırakmışlar. Hükümet, bu köylerden iki milyon pudun üzerinde buğday ve yarım milyon pud patates toplayabilir..” Açıklama : Goşnak adlı Ermeni gazetesi 24 Mayıs 1915 tarihli sayısında. “Van’da sadece 1500 Türk sağ kaldı” diyerek övündü. Osmanlı Hükümeti savaş alanında olduğu için Doğu     Cephesinde meydana gelen ve savaş gücünü olumsuz etkileyen olayları önlemek için Başkumandan vekili Enver Paşa tarafından 02Mayıs 1915 tarihinde Dahiliye Nazırı Talat Paşa’ya şu yazıyı yolluyor; “Van gölü etrafında ve Van Valiliğince bilinen belirli         yerlerdeki Ermeniler, isyanlarını sürdürmek için daima toplu ve hazır haldedirler. Toplu halde bulunan Ermenilerin buralardan çıkarılarak isyan yuvalarının dağıtılması düşüncesindeyim. III. Ordu Komutanlığı’nın verdiği bilgiye göre Ruslar 20 Nisan 1915 tarihinde kendi sınırları içindeki Müslümanları  sefil ve perişan bir halde sınırlarımızdan içeri sokmuşlardır. Hem buna karşı olmak ve hem de yukarda bahsettiğim amacı sağlamak için ya bu Ermenileri aileleriyle birlikte Rus sınırı içine göndermek veyahut bu Ermenileri ve ailelerini Anadolu içinde çeşitli yerlere dağıtmak gereklidir. Bu iki şekilden uygun olanının seçilmesiyle tatbikini rica ederim. Bir mahzuru yoksa isyancıların ailelerini ve isyan bölgesi halkını sınırlarımız dışına göndermeyi ve onların yerine     dışardan gelen Müslüman halkın yerleştirilmesini tercih ederim”. 27 Mayıs’ta toplanan Bakanlar Kurulu bir kanun çıkardı. Bu kanun, düşmanla iş birliği yapan, ayrıca masum halka karşı katliamlarda bulunan ve isyan çıkaran Ermenilerin imparatorluğun belirli bölgelerinde ikamete tabi tutulmalarını öngörüyordu. Hükümet ayrıca, boşaltılacak köy ve kasabalarda buralara ikamet edecek nüfusun nerelere  yerleştirileceğini belirledi. Buna göre Erzurum, Van, Bitlis vilayetlerinden çıkarılan Ermeniler, Musul’un güneyine ve Urfa sancağına; Adana, Maraş civarından çıkarılan Ermeniler ise Suriye’nin doğu kısmı ile Halep civarına nakledilecekti. Osmanlı Hükümeti göç sırasında titiz bir çaba göstermiştir. Ancak salgın hastalıklar, ağır iklim şartları, kısıtlı imkanlar nedeniyle ger iki tarafta da kayıplar verildi. Tarihçi Prof. Mc Carthy, göçte verilen kayıpla birlikte toplam 600 000 Anadolu Ermenisinin öldüğünü, buna karşılık 2.5 milyon Müslümanın yaşamını yitirdiğini tahmin ediyor. Suriye yöresinde iskan edilen göçmenlerin bir bölümü, daha sonra başta Amerika, Fransa ve İngiltere olmak üzere değişik ülkelere ulaştılar. 1918’ de Osmanlı Hükümeti ikinci bir talimatname ile Ermeni göçmenlerinin evlerine dönüşünü düzenledi ve binlercesi geri döndü. Göç talimatnamesine uymadıkları için toplam 1673 kişi Harp Mahkemelerinde yargılandılar; 67 idam,524 hapis, 68 kürek ve sürgün cezası verildi. BATI GAYRIMÜSLİMLERİ KIŞKIRTTI Avrupa devletlerinin Osmanlı Devleti’ne karşı sürdürdükleri “Şark Meselesi” olarak tanımlanan politikalar çerçevesinde sürdükleri yoğun faaliyet şöyledir: “Şark Meselesi, Dvel-i Muazzama denilen Avrupa büyük güçlerin, öküş dönemindeki Osmanlı İmparatorluğu üstünde bir yandan iktisadi ve siyasi açıdan nüfuz ve hakimiyet kurmak, diğer yandan da Osmanlı idaresinde yaşayan milletlere bağımsızlık vaad ederek onları isyana teşvik etmek suretiyle parçalanma sürecini hızlandırdıkları imparatorluğun topraklarını kendi aralarında paylaşılmasını hedefleyen staretejilerdir. ERMENİ MEZALİMLERİ . 25 Şubat’ta tepeden tırnağa kadar silahlanmış olan Ermeni eşkıyası, on iki kadar Türk’ü, Kars-İstasyon yanında kurşuna dizdiklerini gören iki Rus subayı, bunları kurtarmaya teşebbüs etmişse de, bunlar da silahla tehdit edildiklerinden, bu zavallılar kimse tarafından yardım göremeyip, öldürülmüşlerdir. Devamı Yarın