GÜNCEL
Giriş Tarihi : 08-06-2021 07:17   Güncelleme : 08-06-2021 07:17

PONTOS-ERMENi SORUNU

PONTOS-ERMENi SORUNU

Dünden Devam

Bu mirasın bir parçasıdır. Topraklarımızı eşeledikçe ortaya çıkan yazıtlar, taşlar, mezarlar, buluntular orada yaşayan insanların ortak kimliklerini ortaya koymaktadır.  Ne var ki, genelde kullandığımız (özellikle) yer adlarını Yunanca ya da Pontos dili olarak  söylemekteyiz. Evet, Pontos dilinde Hellence’ nin/Yunan dilinin payı vardır. Ama Helllence kadar Türkçe’nin, bölgemize göç etmiş eski halkların dillerinin de payları vardır. Hellen kültürü altında yüzyıllarca bulunulduğundan büyük ölçüde din, dil etkisi gerçektir. Bölgenin yer adlarının kökenini iyi araştırmak, bilmek gerekir. Yunanistan devleti bu konuyu iyi işlemiş, adlar ve yer adları konusunda, örneğin Pontos Ansiklopedisi ve binlerce kitap, makale yayımlamıştır. Uluslararası düzeyde         propagandalar yaparak ülkemiz aleyhine  kararlar çıkarmış, destek bulmuştur. Bir memleketin tarihini, o yörede konuşulan dil ya da arkeolojik kalıntılardan daha çok önemli olan yer adlarıdır. İnsanlar göç nedeniyle eski vatanındaki yer adını, yeni yerleşimlerine taşırlar. Mübadelede de böyle olmuştur. Yine Pontus Rumcası diye konuşulan dilin Yunan dili olduğunu kabul etmek mümkün değildir. Pontus dili sadece Doğu Karadeniz yöresine mahsus dildir. Bu dilin içinde Yunanca sözcüklerin yanısara 600 civarında Türkçe, aynı oranda kaynağı bilinmeyen sözcükler ve  Arapça, Farşça, Latince sözcükler ile yörenin kadim halklarından yadigar olan sözcükler vardır. Stefanos Yerasimos derki; “Pontus meselesi ulusal ülkelerin, çok uluslu bir devlete  uygulanmasından kaynaklanan çılgınlığın iyi bir örneğidir. Pontus’ un tarihi uzun vadede farklı etnik kökenlerden gelen, İskender  İmparatorluğu döneminden Kommerler İmparatorluğu dönemine kadar Hıristiyanlaşan ve büyük ölçüde Helenleşen, daha sonra  Osmanlı İmparatorluğu yönetimi altında İslamiyeti benimseyerek büyük ölçüde Türkleşen ve 19. Yüzyılda ulusal ideolojinin etkisiyle dini bölünmelerin etnik bölünmelere dönüşen halkların adıdır. Osmanlı’da (Türk eşittir Müslüman) anlayışı dışındaki Türkler horlanmıştır. Hatta Müslümanlığın Sarayca kabul edilen Hanefi-Sünni mezhebi dışındaki Türkler dışlanmıştır. Bu durumda Hıristiyan Türklük konusunda konuşmak zordur. Halbuki Pontos yöresine MS 6-14 yüzyıllarda, çoğunluğu Balkan yöresinden getirilen, Bizans devletince sürülüp yerleştirilen Hıristiyan Türkler de vardır. Araştırmalarımızda Bizans kaynaklarını, Bizans kültürünü dışladığımızdan dolayı  bu insanlardan     habersiz kaldık ve Rum adı altında Yunanlı olduğuna inandık. Şunu tekrar ekleyelim; Kadim çağlarda bu bölgede yaşayan Kolhlar, Makronlar, Driller, Mosinekler zaman içinde Rumlaşmış ve Hıristiyan dinini kabul etmişlerdir. MÖ 400 yıllarında yaşayan Xenophon adındaki bilginden “..Bu bölgede yaşayan insanların Hellence değil kendilerine özgü dilleri konuştuklarını..” öğreniyoruz. Bir başka kaynağa göre, Türkiye genelinde araştırma yapan Bilge UMAR’a göre Anadolu’ daki yer adlarının kaynağında Luwi-Hitit dili vardır. Luwiler denen ulusun diğer adı Pelasg’ lardır.

Devamı yarın