GÜNCEL
Giriş Tarihi : 07-04-2021 09:10   Güncelleme : 07-04-2021 09:10

ORDU’DA MÜSTAHFAZ KITAAT’IN TEŞKİLİ ve ALİPAŞAZADE YÜZBAŞI ZİYA BEY’İN CEPHE HAREKÂTI-3

ORDU’DA MÜSTAHFAZ KITAAT’IN TEŞKİLİ ve ALİPAŞAZADE YÜZBAŞI ZİYA BEY’İN CEPHE HAREKÂTI-3

 

“Tarih yazmak, tarih yapmak kadar mühimdir. Yazan yapana sadık kalmazsa değişmeyen hakikat, insanlığı şaşırtacak bir mahiyet alır.”

Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK,1931.

Hazırlayan: Selçuk ŞEN, Em. Astsubay. e-posta: selcuk52persembe@gmail.com

 

1914 yılı Aralık ayı ilk haftası sonunda Yusuf Ziya Bey, Kamil Bey’in emrine düşük mevcutlu bir müfreze vererek Çürüksu (Kolubeti) bölgesine sevk etti. Harekât güzergâhı boyunca Ruslarla zaman zaman çatışmalara giren Süvari Yüzbaşısı Kamil Bey yolda kendisine katılanlarla Çürüksu’ya ulaşmış, mevcudu 1000’i bulan ve sahilden, Gönye üzerinden Batum’a müfreze ilerlerken diğer taraftan Süvari Yüzbaşısı Kamil Bey’in Acara bölgesindeki halktan örgütleyerek oluşturduğu müfreze de Batum’u doğudan kuşatmıştı.

-Çürüksulu Ziya Bey Cephede:

“GNKUR. ATASE BDHTH, Kafkas Cephesi 3’üncü Or. Hrk. Cilt II. Birinci Kitap” ekini oluşturan cephe durumunu gösteren krokiler incelendiğinde Ziya Bey Kuvvetleri’ni 9 Aralık 1914 tarihi itibarıyla Hopa-Borçka-Batum coğrafi üçgeninde Batum önünde ve Batum’u savunan Rus kuvvetinin önünde savunma hattını kurmuş olarak görmekteyiz. Bundan hareketle şu değerlendirmeyi yapmamız mümkündür: Çürüksulu Ziya Yüzbaşı’nın taburu, Sn. BİLGİN’in de eserinde işaret ettiği gibi Teşkilat-ı Mahsusa unsurlarının Borçka üzerinden Acara Bölgesine girdiği safhada cepheye dâhil olmuştu. Yüzbaşı Ziya Bey, kardeşi Süvari Yüzbaşısı Kamil Bey’in Borçka’dan Batum’a yürüyüşe geçtiğinde onunla birlikte harekât icra etmekteydi.

(2) Çürüksulu Ziya Bey 8’inci Alay Kumandanı Alman Kaymakam (Yarbay) Chrstian August Stange Bey emrinde:

Aralık ayı başında “Hopa Hudut Taburu ve Teşkilatı Mahsusa’nın Batum Havalisi ve Müfrezeler Komutanı” Em. Bnb. Yusuf Rıza Bey’e bağlı Çürüksulu Yüzbaşı Ziya Bey’in kuvvetleri Batum önünde mevzilenmişti. Ferik amiral Souchon Paşa kumandasında bulunan Osmanlı Donanmasının 27 Ekim 1914 tarihinden itibaren Karadeniz’de sağladığı üstünlük Rusların Batum’da bulunan müstahkem mevkii birliklerini denizden desteklemelerine imkân vermemekteydi. Diğer taraftan Artvin mıntıkasında Teşkilat-ı Mahsusa’dan Dr. Bahattin Şakir Bey emrindeki müfreze bulunmaktaydı.

Genel itibarıyla bölgede mevcut Teşkilatı Mahsusa müfrezeleri Kasım ayı harekât ve baskınlarda şehit, firar ve kopmalar dolayısıyla yıpranmış, mevcutları da düşmüştü. Bu müfrezelerin bünyesinde Harbiye Mektebi kökenli alt rütbeden zabitlerin yok denecek miktarda olması harekât sahasında sıkıntılar yaşanmasına, sevk ve idarede zaaf oluşmasına neden olmuştu. Sarıkamış Cephesi nizami birlikleri yeterince meşgul etmekteyken sol kanat hattına bu bölgeden birlik takviyesi yapılması da imkânsızdı. Sol kanatta muharebelerin başlamasıyla bölgede konuşlu Seyyar Jandarma, Hudut Taburları ile Teşkilatı Mahsusa Müfrezeleri uyumlu ve koordineli olarak hareket edemediler.

Başkumandanlık Vekâleti için net olan tek bir gerçek vardı o da, Batum’un ele geçirilmesiydi. Başkumandan Vekili Enver Paşa başlangıçta İstanbul’da konuşlu olan 3’üncü Fırkanın (3.Tümen) bölgeye intikalini planladıysa da Fırkanın deniz yoluyla naklinde yaşanması muhtemel zaman kaybının planın başarısızlığa sebebiyet verebileceği değerlendirerek Fırkanın 8’inci Piyade Alayı’nın bölgeye nakline karar verdi.

8’inci Alayının 1 ve 2’nci Taburları ve 100 mevcutlu Süvari Bölüğünü Rize’ye taşıyan Derince, Mahmut Şevket Paşa ve Şam vapurları Haydarpaşa’dan 5 Aralık 1914 günü seyahate başladı. Başkumandan Vekili Enver Paşa’da kafileyi korumakla görevli Yavuz zırhlısında bulunmaktaydı. Nakledilen birlik, “Alman” Kaymakam (Yarbay) Christian August Stange Bey emir komutasında 9 Aralık 1914 günü Rize Limanına indirildi. Enver Paşa'nın bu intikalinde; Alman Gn. Bronzart Von Schlendort, Alman Miralay (Alb.) Feldmann, Başyaver Erkan-ı Harp Binbaşı Kazım Bey, Yaver Şükrü Bey, Bronzart Paşa'nın yaveri Bnb. Fişer seyahate iştirak eden heyet üyeleri arasında bulunmaktalardı.

Kaymakam Stange (Şıtange) Bey, emrindeki Alay’ la Rize’ye ayak bastığında cephenin durumu şu şekildeydi: Yusuf Rıza Bey emrindeki müfrezeyle Hopa Hudut Taburu Çoruh’un sol kıyısında Batum karşısında, Çoruh’un sağ kıyısında bulunan Çürüksulu Yüzbaşı Bey emrindeki kuvvetlerle sahilden Borçka’ya uzanan hat üzerinde Borçka da, Bahattin Şakir Bey emrindeki müfreze ile Milo Hudut Taburu Artvin mıntıkasında. Yakup Cemil Bey ise Ardahan’a hareket halindeydi.

Kaymakam Stange Bey 16 Aralık 1914 tarihinde Hopa’ya ulaştığında Yusuf Rıza Bey Müfrezesi, Çürüksulu Ziya Bey kuvvetleri ile Artvin mıntıkasında bulunan diğer müfrezeler emrine verilmiş olacaktı. Kaymakam Stange Bey bölgedeki tüm faaliyetlerini Başkumandanlık Vekâleti, 10’uncu Kolordu ve 3’üncü Ordu Kumandanlıkları ile koordineli olarak yürütecekti.

8’inci Alayın Hopa’ya ulaştığı istihbaratını alan Ruslar, Batum’a takviye edilen birliklerle Stange’nin birliklerini Batum’dan daha ileride karşılamak için stratejik öneme sahip Kemalpaşa – Muratlı hattındaki dağlık bölgeye tüm güçleriyle yüklendiler. Çürüksulu Yüzbaşı Ziya Bey’in emrinde bulunan Ordulu gönüllüler savunma mevzilerinde Ruslara karşı üstün bir direniş göstermekle birlikte top ve makineli tüfek atışları altında oldukça yıprandılar. Direniş karşısında başarısız kalan Dağıstan Alayı, Tiflis üzerinden Kars’a gönderilen 2’nci Türkistan Kolordusuna bağlı 19’uncu Türkistan Alayı ile takviye edildi. Trenle Batum’a gelen 19’uncu Türkistan Alayına General Zaztargoyev kumanda etmekteydi. Hopa-Borçka hattında mevzilerimize yüklenen bu alay, denizden çıkartma yapılarak takviye edilmiş Gönye, Sarp Köyü- Karaşalvar Dağı mıntıkasını ele geçirmiş ve Kvirati, Helvaçuri, Murvaneti, Acrariskal ve Hertvis bölgelerindeki taarruzlarına devam ederek Murgul üzerine yürüdü. Kaymakam Stange Bey komutasında birlikler Murgul bölgesine geldiğinde durum vahimdi zira çetelerin bir kısmı dağılmış bir kısmı da kaçmıştı. Ruslar Türk birliklerinin harekâtlarını ve cepheye yapılan takviyelerden haberdar olmakta ve güçlenen hat üzerine yüklenmekteydiler. Stange Bey emrindeki birlikler 17 Aralık 1914 tarihinde Murgul’dan ayrılmış ve Hopa’dan Borçka’ya harekete geçmişti. Çok noktada çatışmaların yaşandığı cephede halk arasında huzursuzluk yaşanmaya başlamış bazı köyler halk tarafından boşaltılmıştı. Rus ileri harekâtı ve topçu atışları karşısında tutunamayan 8’inci Piyade Alayı birlikleri Borçka’yı boşaltmış ve Alay 21 Aralık akşamı Artvin’e ulaşmıştı. 3’üncü Ordu Kumandanlığının emriyle aynı tarihte Çoruh havzasında bulan Dr. Bahattin Şakir ve Yakup Cemil Müfrezeleri, Artvin’de bulunan Melo Hudut Taburu 8’inci Piyade Alay Kumandanı Kaymakam Stange Bey’in emrine verildi. 22 Aralık günü Stange Bey emrindeki birliklerle Ardanuç üzerine yürüyüşe geçti. 23-24 Aralık gecesi emrindeki birlikleri Ardahan üzerine harekete geçiren Stange Bey 29 Aralık 1914 tarihinde Ardahan’ı zapt etti. 29 Aralık gecesi çatışmaya girilen Rus birliklerine ise General Zaharev komuta etmekteydi. Ardahan’ı kaybeden Ruslar çok geçmeden bölgeye Kazaklardan oluşan süvari ve topçu destekli birlikleri ile yüklenmeye başladılar. Rus taarruzuna karşı mevzilerinde tutunamayan Stange Bey birlikleri 500 kadar yaralıyı 3 doktorla birlikte Ardahan’da bırakmak zorunda kalmış ve 3 Ocak 1915 Pazar günü saat 16:35’de Şavşat’a çekilme kararı alarak, bu yönde birliklerine emir verdi. Geri çekilme esnasında artçı grubu oluşturan bir bölüğümüzün tamamı aralarında Ermenilerin bulunduğu bir Rus süvari bölüğü tarafından tamamen şehit edildi. Bu vakada bölüğümüzü aldatan bilindik bir ihanet ve metot vardı ”…ateş etmeyin bizde Türk’üz…” . 4 Ocak 1915 tarihinde Sahara Geçidi aşılarak Kocabey Köyü bölgesinde toparlanan birliğimizin kaybı şu şekildeydi: 190 şehit, 400 yaralı, 1000 civarı esir ve şehit muhafızlarının elinde geride kalan Alay Sancağı…

(*) Çürüksulu Yüzbaşı Ziya Bey ve kardeşleri; Süvari Yüzbaşısı Kamil Bey, Milis Yüzbaşı Ali Fuat Bey (cepheye katıldığında Mülazım-ı evvel rütbesindeydi) ve emirlerindeki Ordulu gönüllüler, buraya kadar bahsettiğimiz çatışmaların tam ortasında ve kahramanca çatışmaktaydılar.

4 Ocak 1915 tarihinden sonraki safhalarda birliklerimiz, mevzilerini muhafaza edemez noktaya gelmişti. Gerek Kaymakam Stange Bey emrindeki gönüllü ve nizami birlikler gerekse Teşkilatı Mahsusa Kumandanlarından Yusuf Rıza Bey emrindeki müfrezler ağır zayiat vermekteydiler.

Sarıkamış yenilgisinin ardından Batum Cephesini takviyeye başlayan Ruslar, General Lyakhov emrinde 12 tabur, 8 toplu bir batarya ve Gürcü milislerden oluşan 2000 kişilik bir kuvvet toplamışlardı. Diğer taraftan Ardahan’ı işgal eden Ruslar, General Henikin’in yönettiği üç taburlu bir kuvvetle Artvin üzerine de yürüyüşe başlamışlardı. Bu kuvvet, Yalnızçam Geçidi’ni ele geçirmiş ve ardından Ardanuç’a inmeye başlamıştı. General Henikin’in başka bir cephe hattına görevlendirilmesiyle Çoruh Vadisi ve Artvin’in ele geçirilmesi görevi ise Lyakhov’a verildi.

Hopa, Rus Donanması tarafından ağır bombardımana tutulmakta iken Kaymakam Kaymakam Stange Bey, Yusuf Rıza Bey’e Batum-Hopa arası yol hattının tahrip edilmesi emrini vermişti. Böylelikle Hopa’ya çıkması muhtemel Rus birliklerinin yürüyüşünü engellemeyi düşünüyordu. Rusların takviye ettiği birlikler, sahil müfrezelerimiz ve Jandarma-Hudut Birliklerimizin yerleştikleri mevziileri tutma noktasında zorlamaktaydılar. 22 Ocak günü Murgul’da bulunan Kaymakam Stange Bey ve birliklerine Borçka’ya hareket ederek düşman karşısında sıkışan Yusuf Rıza Bey ve emrindeki müfrezeler yardım etmesi emri verildi. Ancak bu mümkün olmayınca Yusuf Rıza Bey Borçka’da tutunduğu mevzileri terk ederek geri hatta ikinci bir savunma hattı oluşturdu. Kaymakam Stange emrindeki birlikler ancak 25 Ocak sabahı Borçka’ya doğru harekete geçtiler. Kaymakam Stange Bey’in, 26 Ocak’ta Çoruh’un sağ yanındaki Aralık Köyü sırtlarından ilerlediklerini gördüğü Rus birliklerine taarruzu başarısızlıkla sonuçlandı. Rusların Güreşen Köyüne yüklenmesi, Rus topçusunun bölgeyi kesintisiz bombardıman etmesi çete ve gönüllülerde paniğe neden olmuş ve çözülmeler yaşanmaktaydı. Pehlivan Köyü boşaltılmış Borçka’nın kuzeyini çeviren tepeler Rusların eline geçmişti. Borçka’da panik ve dağılma başlayınca Yusuf Rıza Bey ve emrindeki müfrezeler Küre Köyü’ne çekilmeye başlamıştı. Bu esnada Kaymakam Stange Bey’de bulunduğu noktadan taarruz etmeyi göze alamamış, Borçka’ya doğru çekilme emrini vermişti. Teşkilatı Mahsusa müfrezesine kumanda eden Süvari Yüzbaşısı Kamil Bey, Kaymakam Stange Bey’e haberci vasıtasıyla gönderdiği pusulada “Çoruh’un karşı yakasındaki Pehlivan Köyü’nün düştüğünü, dolayısıyla bu yakadaki birliklerin emniyetinin tehlikeye düştüğünü ve kendisine bağlı (Stangey’e) birliklerin bölgeyi terk etmesinin ardından kendisinin de çekileceğini” bildirmekteydi. Kaymakam Stange ve birlikleri Borçka’ya yaklaştıklarında yanmakta olan kışla ve mahalleri görünce yapılacak çokta fazla bir şey kalmadığını anlayarak 27 Ocak günü Artvin’e dönmeye karar verildi ve kuvvetlerimiz 29 Ocak’ta Artvin’e ulaştı. Bu esnada Yusuf Rıza Bey’in Teşkilat-ı Mahsusa müfrezeleri de Murgul’a çekilmişti.

Şubat ayı başından itibaren Ruslar Sarp-Gönye arasında bulunan Kvarati Köyü bölgesindeki birliklerimize taarruzda bulunmuş burada mevzilenen birliklerimiz çekilmeye başlamıştı. Hopa’nın savunulmasında güçlük yaşanmaktaydı. 19 Şubat’ta keşif harekâtı icra eden Teşkilatı Mahsusa 1’inci Taburu Çan Boğazını ele geçirip Hopa’ya bağlı Başköy’e girdiler. 22 Şubat’ta Başköy geri alınmıştı diğer taraftan 23 Şubat günü Kemalpaşa’yı bombardıman eden Rus muhripleri Esenkaya’daki istihkâmlarımızı çökerttiler. 24 Şubat 1915 tarihinde dört taburla taarruza geçen Ruslar, Subaşı’na kadar gelerek bu tarihten itibaren Hopa-Borçka yolunu ele geçirmiş oldular. 26 Şubat’tan itibaren Balıklı ve Hopa Rusların eline geçti.

Sahilde yaşanan olumsuz gelişmeler üzerine 3’üncü Ordu’nun “Alman” Erkan-ı Harp Reisi (Kurmay Başkanı) Erkan-ı Harp Kaymakamı Felix Guse Bey 3’üncü Ordu Kumandanı namına, 26-27 Şubat gecesi Kaymakam Stange Bey’e telgrafla verdiği emirde “Melo Hudut Taburunu Artvin’de bırakarak emrindeki müfrezesi ile birlikte sahil bölgesine geçmesini ve Yusuf Rıza Bey emrindeki müfrezeleri de emrine almasını” bildiriyordu.” Kaynaklardan Şubat ayı ikinci haftasından sonraki bir tarihte Süvari Yüzbaşısı Kamil Bey’in rahatsızlanarak kıs süreli olarak cepheden ayrıldığı bilgisine rastlamakla birlikte tam olarak tarih tespiti yapılamamıştır. Bir başka bilgi; rahatsızlığı nedeniyle yürüttüğü görevden alınma talebinde bulunduğunu öğrendiğimiz Yusuf Rıza Bey birliğini Kaymakam Stange Bey’e devretmeyi beklediği dönemde, 16 Şubat tarihinde bağlı olduğu makamlara çok sevdiği Çürüksulu Yüzbaşı Kamil Bey’in bir üst rütbeye terfi ettirilerek ödüllendirilmesini talep etmiştir.

Mart ayı ilk haftası muharebeler Balıklı (Arhavi’ye bağlı) mıntıkasında yoğunlaşmıştı. Ruslar 2 Mart 1915 tarihinde tahmini 500 kişilik mevcutlu birlikle taarruz ederek Balıklı Tepesi’ni işgal etmişlerdi. Balıklı mıntıkasında ise Em. Binbaşı Hafız Süleyman Bey emrindeki Teşkilat-ı Mahsusa müfrezesinin iki bölüğü bulunmaktaydı. Kaymakam Stange Bey bu iki bölüğün takviye edilmesi emrini vererek, 8’inci Alay’a bağlı birlikleri 3 Mart sabahı Konaklı’dan Üçırmak’a sevk etti. Harekâtı Üçırmak’ta Kurulu karargâhında yöneten Stange Bey, Ruslarla çatışmanın başladığı haberini alınca teşkilatı Mahsusa Mahsusa’dan Yüzbaşı Kamil Bey’e Balıklı bölgesine takviye olarak gitmesi emrini verdi. Gün boyu çatışmalar sürmüş, Hopa Hudut Taburuna bağlı iki bölükten yaralı ve şehitler olmuştu. 7 Mart 1915 tarihine kadar süren kısmi çatışma Rusların bu tarihte Balıklı’da bulunan Bnb. Hafız Süleyman Bey’in birliklerine yeniden yüklenmesiyle, birliklerimiz mevzileri terk etmek zorunda kalmışlardı.

Devamı Yarın