GÜNCEL
Giriş Tarihi : 19-04-2021 08:00   Güncelleme : 19-04-2021 08:00

“HUKUKSUZ ÖZGÜRLÜK, ANARŞİDİR!”

“HUKUKSUZ ÖZGÜRLÜK, ANARŞİDİR!”

 

Yıllardır ‘basın özgürlüğü’ yerine, ‘iletişim özgürlüğü’ kavramını kullanan Gazeteci-Yazar Oktay Ekşi, bir kavramın özgürlüğü ifade etmesi için onun ilke olarak o toplumun tüm bireylerini kapsaması gerektiği” görüşünü kitaba döktü.

Basın Konseyi önceki Başkanı Oktay Ekşi’nin, basın-yayın sektörüne ve iletişim özgürlüğüne yeni bir bakış açısı getirecek “Basın” Değil İletişim Özgürlüğü isimli kitabı yayımlandı. Bu yayımlanan kitap Ekşi’nin 6. Kitabı. Ekşi’nin ayrıca yayına hazır, “Gazetecilikte Geçen O YILLAR”(Cilt 3), “Basın Konseyi Nasıl Kuruldu, Nasıl Hayatta Kaldı?” ile “AİLEM ve Ben” isimli kitapları da bulunuyor.

Basın özgürlüğüne farklı bir bakış

Zaten söylemlerinde onlarca yıldır “Basın özgürlüğü” yerine “iletişim özgürlüğü” ifadesini kullanan Oktay Ekşi, bu kitabında da bunun gerekçelerini ülkemizden ve dünyadan örneklerle ortaya koyuyor, kapsayıcı bir “İletişim Özgürlüğü” konulu yasanın önemine vurgu yapıyor.

Toplumu kapsamıyorsa ayrıcalık olur

Oktay Ekşi’ye göre, özgür basına yüklenen “demokratik sistemi koruma” görevi çok yerinde ancak basının özgür olmasından söz ederken kullanılan “basın özgürlüğü” kavramı yanlış. Çünkü ona göre bir kavramın “özgürlüğü” ifade etmesi için onun –ilke olarak- o toplumun tüm bireylerini kapsaması gerekir. Aksi halde “özgürlükten” değil, toplumun sadece bir kesimini ilgilendiren bir “imtiyazdan” (ayrıcalıktan) söz edilmiş olur.

“ODTÜ Üstün Hizmet Ödülü” sahibi Oktay Ekşi, kitabın özet yazısını şöyle noktalıyor:

“Gerçi toplumun çeşitli kesimlerinin statüleri gereği onlara haklar tanıyan, koruyan, sorumlu tutan yasal kurallar koymak mümkündür ve bu, o kesimlere imtiyaz (ayrıcalık) tanındığı anlamına gelmez. Örneğin özel bir yasayla kamu görevlilerine hak ve yetkiler vermek böyledir. Ancak belli kesime hak ve yetki veren o yasaların hiçbiri hiç bir zaman o kesim için verilmiş bir özgürlük anlamına gelmez. Onları yetkilendiren yasalar da o kesimler için özel bir özgürlük tipi yaratıldığını ifade edecek şekilde isimlendirilemez. O nedenle basın dünyasına ‘ayrıcalık’ tanındığı anlamına gelen ‘Basın Özgürlüğü’ kavramı (zaten yanlış olduğu için) terk edilerek onun yerine herkese ait olan ‘İletişim Özgürlüğü’ kullanılmalıdır.”

Hukuksuzluk, anarşidir!

Stajyer muhabirlikten Hürriyet Gazetesi Başyazarlığına kadar 58,5 senelik gazetecilik tecrübesi bulunan Oktay Ekşi, kitabının bir bölümünde, özgürlüğü ise şu sözlerle tarif ediyor:

“Özgürlük kanımca, ‘karışılmaksızın yapabilmek’tir. Ancak özgürlük kullanılabilmek için ‘hukuk’ zeminine oturtulmak zorundadır. Çünkü ‘hukuksuz’ özgürlük “anarşi’dir.”

Gazeteci-Yazar Oktay Ekşi, kitabında bu değişimin getireceği yeni dönemi de şöyle anlatıyor:

1.İkiyüz yılı aşkın süredir, hukuk tekniği açısından yapılmakta olan bir yanlıştan kurtulmak mümkün olur...

2. Basın ile toplumun geri kalanı arasında yaratılmış olan farklılık sona erer.

3. İletişim özgürlüğü herkesi kapsadığı için örneğin gazetecilere karşı uygulanan baskı, tehdit ve benzeri tacizler halkın tamamı tarafından ‘kendi iletişim özgürlüklerinin de tehpdit altında olduğu’ şeklinde algılanır. Bu da toplumun, gazetecilere daha fazla sahip çıkmasınave baskıları defedecek refleksleri göstermesine yol açar.

4. İletişim özgürlüğü başta ‘ifade özgürlüğü’ olmak üzere ‘iletişim’ kavramı içine giren tüm alanları içine alır. O nedenle iletişim özgürlüğü, ifade özgürlüğünün tüm parçalarını örneğin basın, toplanma, gösteri yürüyüşü yapma, sinema, tiyatro dahil tüm kavram ve eylem tiplerine ilişkin özgürlükleri ‘İLETİŞİM ÖZGÜRLÜĞÜ YASASI’ adı verilen tek bir yasada toplama olanağı sağlar. Böylece uygulamalar arasındaki çelişkiler giderilir ve uyum sağlanır.” Yusuf Can Erişen/Ordu Hayat