GÜNCEL
Giriş Tarihi : 20-03-2021 09:05   Güncelleme : 20-03-2021 09:05

 GÜLCEMAL VAPURUNUN PERŞEMBE (VONA) YASON BURNU’NDA KARAYA OTURMASI VE TAHLİSİYE FAALİYETİ

  GÜLCEMAL VAPURUNUN PERŞEMBE (VONA) YASON BURNU’NDA KARAYA OTURMASI VE TAHLİSİYE FAALİYETİ

 (MAYIS 1923)

Hazırlayan: Selçuk ŞEN, Em. Astsubay.

 

 Gülcemal Süvarisi “Topuz” Hüseyin Lütfi Kaptan ve Gülcemal

 

 

 GUL D’JEMAL – GÜLCEMAL : Gülcemal; Belfast’ta efsane gemi TITANIC ’in sahibi olan White Star firması adına 15 Ekim 1874 tarihinde GERMANIC ismiyle denize indirilmiştir. 30 Mayıs 1875 tarihinde ilk seferine çıkan Avrupa ile Amerika arasında sadece denizyolu ile gidip gelinen yılların en lüks vasıtalarından biri olan Gülcemal’in boyu 142 metre genişliği: 14 metre su altında kalan kısmı 10 metre 5,071 gros ton ağırlığında geminin makineleri 5,000 beygir gücünde tripil (Üç genişlemeli) geminin 8 adet çift tabanlı kazanı vardı dakikada 52 devir yaparak dönen 7 metre çapındaki dev pervanesi bir teknik harikasıydı. Günde 85 ton kömür yakarak saatte 15 deniz mili üzerinde bir hıza erişebiliyordu. Bu eşsiz gemi ilk olarak1876 yılının Şubat ayında New York limanından doğu yönünde çıktığı seferde, İngiltere'ye olan 2.894 millik mesafeyi saatte ortalama 15.790 millik bir hızla geçmeyi başardı. Bu da saatte yaklaşık 29.243 km. ediyordu. Atlantik’i en kısa zamanda keteden gemilere verilen “ Mavi Kurdele “ ödülünü birkaç kez almayı hak etmiş gerçek bir transatlantik, bir denizler güzeliydi. 1893 yılında Chicago’da açılan bir sergiye iştirak etmek için görevli olarak gönderilen Ubeydullah Efendi daha sonra yayınlanan hatıralarında gemide çiçek yetiştirilen bir bahçe olduğundan söz etmektedir. “ yemek masalarının donatılmasında her gün taze olarak bu bahçeden koparılan bu renk renk çiçekler kullanıldığı” ayrıca ambarlarının belirli bir bölümünde de canlı inek beslendiğini, inekler sefer esnasında sağılıp birinci mevki yolcularına kahvaltıda taze süt ikram edildiğini belirtmektedir.1902 Yılında gemi merkezi Liverpool’de olan Dominian Lines adlı vapurculuk şirketine satıldı. Geminin yeni adı “Ottowa “ oldu ve yeni sahibi bu gemiyle yedi yıl süre ile Avrupalı göçmenleri Amerika’ya taşıdı. 1910 yılında Nihad, Hamdi ve Abdurrahman Beylerden oluşan satın alma komisyonu tarafından beğenilip Osmanlı Seyr-i Sefain adına 25,112 altın liraya satın alındığı zaman 37 yaşında idi. Yeni alınan gemiye Padişah Sultan V.Mehmet Reşat’ın annesi adı olan Gülcemal adı verildi. Yolcuların çok sevdiği bu gemi özellikle düzenli posta seferleri yapmaya başladığı Karadeniz halkının sevgilisi oldu.1914 Birinci Dünya Savaşı’nın patlak vermesinden bir süre sonra asker taşımada kullanılmağa başlandı, hatta bir ara hastane gemisi olarak ta hizmet verdi. Gülcemal savunma amaçlı silahlandırıldı ve Gelibolu cephesine birlikler taşıdı ve Gelibolu’dan İstanbul’a dönerken 27 Şubat 1915 tarihinde İngilizlerin E-11 denizaltısı tarafından İmralı açıklarında torpillenerek provasından büyük bir hasar aldı. Gemi o zaman, yaklaşık 4 bin asker taşıyordu ve gemi karaya oturmadan önce çıkan kargaşadan dolayı birkaç kişi hayatını kaybetti. İngiliz denizaltısı kumandanı, üç inçlik silahlarla birlikte donatılmış birlikleri taşıyan Gülcemal’i torpillediğini öğrenince, hemen Kraliyet donanmasından kan parası “blood Money” istedi. İngilizlerin o zamanki uygulamasına göre Denizaltı subaylarına, içinde düşman askeri olan silahlı gemileri saldırarak batırdıklarında kelle başına beş pound öderlermiş. Fakat karaya oturan Türk gemisinde sadece savunma amaçlı silahlı olduğundan, mahkeme İngiliz gemicilerin taleplerini reddetti. Gülcemal, tekrar çalışabilmesi için iki yıl süreceği bir onarım için İstanbul’a çekildi Savaş sonunda Gülcemal 1918–1919 tarihleri arasında Yunanistan ve Mısır’daki esir kamlarında tutulmakta olan Alman Askerlerini Wilhelmhaven ve Hamburg limanlarına taşıdı. Gülcemal 1920–1921 yıllarında Dedeoğlu adlı bir Rum İşletmeci tarafından kiralanarak Köstence – İstanbul – Napoli ve Marsilya üzerinden New York’a dört sefer yaptı. Savaşlardan çok sıkıntı çeken Türkiye, yirminci yüzyılın başlarında hem İdaresini değiştirdi hem de idaresi altındaki bazı ülkelerden çekildi. Gülcemal, savaştan yenidünyaya, aynı gemide seyahat eden Müslüman, Yahudi, Yunanlı ve diğer milletlerden göçmenleri taşıyan birkaç Türk yolcu gemisinden en önemlisiydi.

 

Osmanlı Hükümeti Seyr-i Sefain İdaresine bağlı Gülcemal Vapuru’nun Milli Mücadele dönemindeki durumu:

Mirliva Mustafa Kemal Bey’in (ATATÜRK) 19 Mayıs 1919’da Samsun’a çıkmasından sonra geçen yaklaşık bir yıllık süre zarfında Anadolu’daki Millî Mücadele örgütlenmesi tamamlanmış ve 23 Nisan 1920’de Ankara’da Büyük Millet Meclisi açılmıştır. Meclis’in açılması İstanbul’da bulunan Damat Ferit Paşa hükümetinin meşruiyetinin sorgulanmasına neden olmuş diğer taraftan da Ankara’da başlatılan milli teşkilatlanma İstanbul Hükümeti’nin etkisini iyice zayıflatmıştır. Mülkiyeti İstanbul’da bulunan ve meşruiyetini kaybetmiş hükümete ait olmasına rağmen Gülcemal vapuru, Kurtuluş Savaşı sırasında diğer gemiler gibi İstanbul’un emir ve bilgisinin dışında Millî Mücadele’ye katkı sağlamıştır. Kurtuluş Savaşı sırasında Bolşevik Rus yönetiminden ikmal edilen askeri malzeme, mühimmat ve silahların Batı Cephesine nakledilmesinde Gülcemal’in önemli katkıları olmuştur. Batum, Hopa ve Rize’den askeri malzeme ve mühimmat yükleyen küçük çaplı motorlar Trabzon Limanı’nda bu malzemeleri Gülcemal’e naklediyorlardı. Gülcemal vapuru ise bu askeri teçhizat ve mühimmatı İnebolu iskelesine taşıyordu. Gülcemal vapuru’nun, 1920 yılı Ekim ayında başlayacağı New York seferleri sonrasında Anadolu ile ilişkisi bir süreliğine kesilmiş, 1921 yılında tekrar yurtiçi seferlerine başlayan Gülcemal, Ankara Hükümeti’nden gelen emirler de yerine getirmeye başlayacaktır.  

Kaynak: http://www.pikovamubadilleri.com/?Syf=26&Syz=379816

Lozan görüşmelerine B.M.M.’ni temsilen Başdelege sıfatıyla katılan İsmet Bey (İNÖNÜ), görüşmelerin tıkanmasının ve itilaf devletleri ile gözlemci ülke üyelerinin konferansı terk etmelerinin ardından 7 Şubat 1923 tarihinde Lozan’dan ayrılmıştır. Başdelege İsmet Bey’in, yurda dönmek için en güvenilir güzergâh olarak Köstence’den deniz yoluyla seyahatin uygun olacağına karar vermesinin ardından heyeti almak için Gülcemal görevlendirilmiştir. 13 Şubat 1923 tarihinde İstanbul Boğazı’ndan Karadeniz’e çıkış yapan Gülcemal varış limanı olan Köstence’den 16 Şubat 1923 tarihinde İsmet Bey (İNÖNÜ) ve heyeti alarak ayrılmıştır.

 

Yason Burnu vakası (15 Mayıs 1923):

Osmanlı Seyr-i Sefain idaresi tarafından Batum görevi planlanan Gülcemal’in mezkûr limana yanaşmasına Bolşevik Rus Hükümeti sıcak bakmamaktaydı. 1923 yılının Şubat, Mart ve Nisan aylarında yaşanan diplomatik gelişmelerin ardından İstanbul Hükümeti Gülcemal vapurunun Batum'a girişine Ruslarca vize verilmemesi halinde Odesa'dan ayrılan Kertch vapurunun da İstanbul limanına girişine müsaade edilmeyeceğini 3 Nisan 1923 tarihinde ilgili sefaretlere bildirerek Türk tarafının bu konudaki tavrını sergilemiş oldu. Nihayetinde Mayıs ayı birinci haftası İstanbul Boğazı’ndan Karadeniz’e açılan Gülcemal, Batum’a varmış ve İstanbul’a dönüş yolunda 15 Mayıs 1923 tarihinde Ordu önlerinden günbatısı rotada seyrine devam ettiği anda Yason Burnu mevkiinde yoğun sis ile tesadüf eder. Görüş mesafesinin kısıtlı olması ve Vona Feneri’nden de pozisyonunu kestiremeyen Gülcemal, Yason Burnu önünde karaya oturarak ve seyir kabiliyetini yitirir.

Yaşanan vakadan kısa sürede haberdar olan yerel hükümet durumu derhal Trabzon Nakliyat-ı Bahriye Kumandanlığı ve Samsun Merkez Liman Reisliğine bildirilir. Kaza haberinin alınmasının ardından Trabzon Nakliyat-ı Bahri Kumandanı 2 Korvet Kaptanı (Güverte Binbaşı ) Fahri Bey (TÜMBİLEN) kısa bir muhakeme yaparak bir karara varır.

Korvet Kaptanı Fahri Bey zaman kaybetmeksizin aynı gün, süvariliğini Korvet Kaptanı (Sicil nu:738) İsmail Bey’in yürüttüğü Trabzon vapuruyla Trabzon’dan Yason’a hareket etti. Diğer taraftan milli donanmanın tek kurtarma gemisi olan Alemdar’ın da tahlisiye görevine sevki emredildiyse de o tarihte muhtelif askeri malzeme nakliyesi için Batum’da bulunan Alemdar, yükünü Trabzon’a boşaltmasının ardından 17 Mayıs tarihinde kaza mahalli olan Yason’a gelecekti.

 

Trabzon Vapuru 3

(Enosis)

2 Ankara Hükümeti’ne bağlı Bahriye birliği.

3 29 Eylül 1921 tarihinde Rusya’dan iki motorgambot satın alındı. Batum üzerinden hareketle 9 Ekim günü Trabzon’a getirilen iki motorgambota törenle Türk bayrağı çekildi. Rus menşeili iki motorgambota, “1 ve 2 Numara” adları konuldu. Motorgambotları Trabzon’a getiren Rus mürettebat 10 Ekim’de Arslan motoruyla Batum’a geri döndüler. Bu iki gambotumuz onarım maksadıyla Batum-Tuapse yoluyla gittikleri Novorossisk’ten Trabzon’a dönüş yolunda iken  

 

Alemdar Kurtarma römorkörü4

15 Mayıs 1923 (H.29 Ramazan 1341) tarihinde Trabzon vapurunun Yoson’a varmasıyla başlayan tahlisiye işlemine 17 Mayıs 1923 tarihinde Öyzb. (Sicil nu:1195) Mustafa Bey emrindeki Alemdar’da katılmış ancak dört gün süren çabalar sonuç vermemiş Gülcemal’in karaya oturan gövdesinin bir türlü karayla irtibatı kesilememişti. Tahlisiye çalışmasının dördüncü günü,18 Mayıs Cuma günü Gülcemal’in depolarında mevcut kömür ve cürufu Trabzon vapuruna aktarılarak vapurun su altında kalan kısmının kurtarma işleminin lehine dönüşecek mesafeye gelmesi sağlanmak istenildiyse de bu da yeterli olmadı.

 

 

Alemdar Kurtarma römorkörü 4

4 23-24 Ekim 1921’de Alemdar gemisi Fransızların tehdidine rağmen Ereğli’den demir alarak rotasını Amasra’ya çevirdi. Amasra Limanı’nda kurşuni renge boyanan gemi, 28 Ekim’de Trabzon’a vardı. Alemdar bu tarihten itibaren Milli Ordu’ya dâhil olmuştur.  

 

Yason Burnu’nda bu gelişmeler yaşanırken Samsun limanında istasyoner görevde bulunan ABD Yakın Doğu Donanması’na ait DD-247 borda numaralı U.S.S Goff destroyeri yaşananları haber alarak bölgeye gelmişti.

 

U.S.S Goff / DD-247 (ABD Deniz Mirasları Arşivi Katalog no: 53756)

DD-247’nin kumandanı Yüzbaşı Richard Stockton Field, Türk kumandanlarla görüşmüş, Gülcemal’in tahlisiye işine destek vereceklerini beyan ederek faaliyete katılmıştır.

Trabzon vapurunda Trabzon Nakliyatı Bahriye Kumandanı Korvet Kaptanı Fahri Bey, Trabzon vapuru Süvarisi Korvet Kaptanı İsmail Bey, Alemdar Süvarisi Önyzb. Mustafa Bey. , Gülcemal Süvarisi Hüseyin Lütfi Bey ve USS Goff (DD-247) kumandanı Yüzbaşı Richard Stockton Field’ın katılımıyla yapılan toplantıda Gülcemal’in kurtarılması için elde mevcut imkânlar ve denizin mevcut durumu da dikkate alınarak neler yapılabileceği değerlendirildi.

 

Yüzbaşı Richard Stockton Field

 

Kısa toplantının ardından alınan karara göre “… USS Goff Gülcemale yakın mesafede kendi ekseninde dairesel dönüşler yaparak suni dalga oluşturacak böylelikle vapur oturduğu zeminden kendini kurtaracaktı…” Bu plana Alemdar da vapuru yedeğinde çekme metoduyla destek verecekti.

Plan uygulanmaya başlamış USS Goff, Gülcemal’in yakın alanında suni dalga oluşturmak için makinelerini tam yol çalıştırmıştı.

Kısa süre sonra Gülcemal, gövdesinden yükselen gıcırtı seslerinin eşliğinde kendini açık suya çıkarmayı başarmıştı. Tahlisiye katılan denizcilerin sevinç naraları eşliğinde Hüseyin Lütfi Bey, gemisini biraz daha açık suya çıkarmıştı. Gülcemal, Alemdar’ın yedeğinde Bolaman-Fatsa karşı açığına kadar yüzdürüldükten sonra Ünye – Yason hattının ortasında demir attı.

 

Dört gün boyunca Yason Burnu kayalıklarında mahsur kalan Gülcema’lin yakın mesafede bulunan kıyı kasabalarına çıkartılan yolcularının bir kısmı vapura sevk edilmeye başlanılmış diğer taraftan Trabzon vapuruna aktarılan kömürün Gülcemal’e ikmaline de başlanılmıştır. Trabzon Nakliyat-ı Bahriye Kumandanı Korvet Kaptanı Fahri Bey 23 Mayıs 1923 tarihinde Trabzon limanına dönmüş, Alemdar da Trabzon’dan iki gün önce dönmüştü.

ABD Yakın Doğu Donanmasına ait USS Goff (DD 247) destroyeri de üzerine düşen görevi başarıyla yerine getirmenin haklı gururuyla Ünye önlerinden, Samsun limanına seyre geçmişti.

 

Osmanlı Seyr-i Sefain idaresine bağlı Gülcemal’in meşhur süvarisi (kaptanı) “Topuz” lakaplı Hüseyin Lütfi Bey, vapurunun kurtarılmasından çok büyük mutluluk duymuştu. Özellikle ABD Donanmasının kadim denizcilik geleneğine uygun olarak yardımda bulunmasından da memnuniyet duymuştu. Lütfi Bey, Ankara Hükümetinin askeri makamları ile DD-247 destroyer kumandanı ve mürettebatına şükranlarını iletmek istemişti. Ankara Hükümeti makamları Lütfi Bey’in bu isteğini yerine getirmekte bir mahsur görmemişlerdi. Bu nedenle, Ankara Hükümeti İstanbul Hükümeti’ne H. Lütfi Bey’in maruzatını içeren bir telgraf göndermişti.

 

(Devlet Arşivleri Genel Md.lüğü, BOA evrakı)

 

Hû (Besmele-i Şerif yerine) 28/05/(13)39 (28 Mayıs 1923)

Türkiye Büyük Millet Meclisi Hükümeti

Müdafaa-i Milliye Vekâleti

İstanbul Kumandanlığı Erkân-ı Harbiyesi

İstanbul Kumandanlığı Karargâhi

Harbiye Vekâleti İstanbul Murahhaslığına

Yason Burnunda karaya oturan Gülcemal Vapurunun esnâ-yı tahliyesinde (247) numaralı Amerika torpido muhribi süvarisi tarafından gösterilen muavenet-i insaniyet-kârâne ve nazikâneden dolayı Seyrisefâin (Denizyolları) Müdiriyet-i Umumiyyesinin teşekküratının makam-ı aidine iblağı (ulaştırılması) hususunda tavassut-ı âcizi (arabuluculuk) rica edilmektedir. Amerika mümessilliği ile İstanbul kumandanlığı resmen temasta bulunmadığından bu hususta taraf-ı samilerinden tebligat-ı lazımede bulunulmasını istirham ederim. (imza) İstanbul Kumandanı

Gülcemal Süvarisi Hüseyin Lütfi Bey’in ricası yerine getirilmiş, aynı şekilde Osmanlı Harbiye Vekâleti makamları da H. Lütfi Bey’in şükranlarını İstanbul’da konuşlu ABD makamlarına iletmişlerdi. İstanbul Amerikan Elçiliği, Birleşik Devletler Yüksek Kurulunun Osmanlı Hariciye Vekâleti vasıtasıyla 9 Haziran 1923 tarihinde iletilen mesajın aldığını, Karadeniz’deki Yason Burnunda karaya çıkan ‘‘Gülcemal’’ vapurunun yeniden yüzdürülmesinde yardım ettikleri için, Amerikan Destroyer No. 247 mürettebatına Seyr-i Sefâin İdaresi’nin teşekkürlerinin iletildiğini 12 Haziran 1923 tarihinde Osmanlı Hariciye Vekâletine aşağıda mevcut yazıyla bildirmişlerdir.

 

(Devlet Arşivleri Başkanlığı, BOA Arşiv evrakı)

Ankara Hükümeti, ABD Yönetimini diplomatik olarak muhatabı kabul etmediğinden dolayı DD-247 mürettebatına teşekkür edilmesi yönünde Hüseyin Lütfi Bey’in ricasını Osmanlı Bahriye Vekâleti aracılığı ile yerine getirmeyi siyaseten uygun görmüştü.