GÜNCEL
Giriş Tarihi : 09-02-2021 08:30   Güncelleme : 09-02-2021 08:30

"GELİR ADALETSİZLİĞİNE DUR DENİLMELİ"

Ordu SMMM Odası Başkanı Bahadır Baş, "Hepimiz aynı gemideyiz. Bu geminin üst kamarasında oturanlarla en alt kamarasında oturanlar aynı geminin içinde yer alıyor. Gemi su aldığında sizin üst kamarada oturmanız bir şey ifade etmiyor. O yüzden gelir adaletinin doğru dağıtılması lazım." dedi.

En zengin yüzde 20 ile en fakir yüzde 20 nüfusun arasında 7.7 katlık bir uçurum olduğuna dikkati çeken Baş, araba alan bir vatandaşın, bir araba kendine, bir araba bayiye, 3 araba da devlete aldığını söyledi.

"Servet vergisi düşünülebilir"

Kazanca göre vergi alınma sistemine geçilmesi gerektiğini altını çizen Baş; "Bu salgın şunu gösterdi: Bu süreçten ancak dayanışma içerisinde çıkabiliriz. Hepimiz aynı gemideyiz. Bu geminin üst kamarasında oturanlarla en alt kamarasında oturanlar aynı geminin içinde yer alıyor. Gemi su aldığında sizin üst kamarada oturmanız bir şey ifade etmiyor. O yüzden gelir adaletinin doğru dağıtılması lazım. En zengin yüzde 20 ile en fakir yüzde 20 nüfusun 7.7 katlık bir uçurum var. Bu kabul edilemez bir fark. En zengin yüzde 20'nin kişi başına Milli geliri 20 bin dolarken, en fakir yüzde 20'nin kişi başına Milli geliri 5 bin doların altında kalırken, 3 bin 500 dolar civarında. Bu uçurumun kapatılarak aradaki farklılığın giderilmesi lazım. Bunun için de kazanca göre vergi alınması lazım. Diğer ülkelerde bu gündeme geldi. Belirli bir servetin üzerinde olanlardan bir defaya mahsus pandemi sürecinin finansmanında bir servet vergisi düşünülebilir. Düşünülsün demiyorum ama bunları tartışmamız lazım." dedi.

"Orta direk kalmadı"

ÖTV, KDV gibi vergilerin bütçedeki payının yüksekliğinin dolaylı vergileri artırdığını aktaran Başkan Baş, sözlerini şöyle tamamladı; "Türkiye'de gelir adaletsizliği var. Yoksul ile zengin kesim arasındaki 7.5 katlık farkın kapatılması gerekiyor. Orta direğimizin daha da genişlemesi lazım. Harcama üzerinden alınan vergilerin bütçedeki payının azaltılması da çok önemli. Harcama üzerinden vergi aldığınızda asgari ücretle çalışan adam da 100 liralık benzin aldığında aynı vergiyi ödüyor, aylık 100 bin lira kazanan bir bankanın CEO'su da 100 liralık benzin aldığında aynı vergiyi ödüyor. Bu adaletsiz bir vergi. Dolaylı vergilerin oranının azaltılıp kazanca göre vergi alma yoluna gidilmeli. İşin kolayına kaçmamalıyız. Tüketenden hemen parayı alıyoruz. Araba alan bir vatandaş, bir araba kendine, bir araba bayiye, 3 araba da devlete alıyor. Sistemde bu kadar çok vergi var. Dolaylı vergi mutlaka azaltılmalı. Anayasa, çok kazanandan çok, az kazanandan az vergi al diyor. Yani kazanca göre vergi alınması gerektiği belirtiyor. Biz ne az kazanana ne de çok kazanana bakıyoruz. Biz harcadın bana parayı vereceksin diyoruz. Bu doğru bir yaklaşım değil. Bizim dolaylı vergiler toplam bütçede yüzde 70'lerin üzerinde, batılı ülkelerinde ise yüzde 50'lerde. Uçurumun sebebi de bu yüzde 20'lik aşırı yüklenme. ÖTV, KDV gibi vergilerin bütçedeki payının yüksekliği de gelir adaletsizliğini artırıyor. Uçurumu artıran en büyük unsurlardan birisi de dolaylı vergiler. Dolaylı vergilerin bütçedeki payının azaltılması, dolaysız vergilerin yani kazanç üzerinden alınan gelir ve kurumlar vergisinin bütçede daha sağlıklı bir yere taşınması gerekiyor."

Ordu Hayat/Tevfik Kul (Özel Haber)