Eğitim İş: Riyakarca Övgüleri Değil, Haklarımızı İstiyoruz!

24 Kasım Öğretmenler Günü dolayısıyla açıklama yapan Eğitim İş Ordu Şube Başkanı Neşet Sayman, “Yöneticilerin riyakarca övgülerini değil haklarımızı istiyoruz; alacağız!” dedi.

Soner Özdemir
Soner Özdemir Tüm Haberleri
Büyütmek için resme tıklayın

Eğitim İş Ordu Şube Başkanı Neşet Sayman, Ceren Özdemir meydanında bir basın açıklaması yaparak öğretmenlerin sorunlarına dikkat çekti. Öğretmenlerin sorunlarını sıralayan Neşet Sayman, sorunların çözümü için meydanlara çıktıklarını belirtti.

Konuşmasının başında öğrencilere seslenen Neşet Sayman, “Sevgili öğrencilerimiz, Evlatlarımız, velilerimiz ve ülkesi için aydınlık bir gelecek düşleyen tüm yurttaşlarımız. Biliniz ki bugün yani Öğretmenler Günü'nde, sizlerden alacağımız her tebrik, her bir güzel söz biz eğitim emekçileri için yaşam sevincidir, umuttur” dedi.

Yaptığı açıklamada eğitim emekçisinin durumunu anlayan Neşet Sayman, “Buna rağmen bugün okullarımızda, bizler için düzenlenen törenlerde, sizlerin yanında olmak yerine alanlardayız çünkü eğitimi ve eğitim emekçisinin durumunu yıllardır günden güne kötüleştiren bir yönetim anlayışı nedeniyle bugün bizim için bir gurur günü olduğu kadar aynı zamanda burukluğun da günüdür.

Eğitim emekçisinin haklarını kırpan, sistematik olarak itibarsızlaştıran, geçinemez ve yaşayamaz hale getirenler, bir tiyatro sergileyerek, bizleri ezberledikleri sözlerle övmek için sıraya girecekler. Bugün yılın 364 günü eğitime de eğitimciye de çile çektirenler, yılın bir gününü vicdan rahatlatmak, imaj tazelemek için kullanacaklar.

Eğitime dair toz pembe bir tablo çizip, eğitim emekçisine en çok kendilerinin değer verdikleri safsatalarını sıralayacaklar. Onlar size kendi elleriyle inşa ettikleri acı gerçekleri anlatmayacaklar. Ama biz anlatacağız! Bunun için buradayız” dedi.

Eğitim İş: Riyakarca Övgüleri Değil, Haklarımızı İstiyoruz!

“Hakkımızı Ödemiyorlar”

Öğretmenlerin durumunun  çok kötü olduğundan bahseden Neşet Sayman, “Bugün bize ‘hakkınızı ödeyemeyiz’ edebiyatı yapmak için sıraya girecek olan yöneticiler, gerçekten de hakkımızı ödemiyorlar. Öğretmenlerin yüzde 95'i maaşının yetersiz olduğunu söylüyor. Bu maaşla kendim ve ailem için bir gelecek hazırlayamam diyenlerin oranı yüzde 98. Öğretmenlerin hakları gibi umutları da çalınmış durumda, yüzde 96'sı ‘gelecekten umutlu değilim’ diyor. Öğretmenlerin yüzde 96'sı düşük maaş nedeniyle toplumdaki saygınlığının azaldığı görüşünde. Sınıfındaki her öğrenciye kendi evladı gibi yaklaşan öğretmenlerin yüzde 97'sinin bütçesi kendi çocuklarının ihtiyacını gidermeye yetmiyor. Öğretmenlerin yüzde 65'i esnaf, yüzde 37'si şahıslara borçlu. Matematiğe aykırı biçimde öğretmenler için bir ay ortalama 30 gün değil bir yıl gibi geçiyor. Ay sonu bir türlü gelmiyor... Biz öğretmenlerin yüzde 72'si her ay borç alarak ayakta kalabiliyor. Öğretmenlerin yarısından fazlası kredi kartının sadece asgari borcunu ödeyebiliyor... Geçim derdi yüzünden öğretmenler, kendilerini adadıkları mesleklerini bile ağız tadıyla, kafa rahatlığıyla icra edemiyor. Öğretmenlerin yüzde 92'si borçları nedeniyle mesleki veriminin düştüğünün farkında. Öğretmenlerin yüzde 88'i düşük gelir nedeniyle sık sık psikolojik sorunlar yaşadığını anlatıyor. Ülkede kira ortalaması 8.500 liraya tırmanmışken maaşının yarısına yakını barınmaya giden öğretmenler, geçim derdinin ağırlığı altında ezilmektedir” dedi.

Tüm eğitim emekçilerinin sıkıntılarından bahseden Neşet Sayman, “Üstelik burada önemle vurguluyoruz ki bu acı tablo, sadece öğretmenler için değil tüm eğitim emekçileri için geçerlidir. Tüm eğitim emekçilerinin mücadele örgütü olan Eğitim-İş olarak, her zaman söylediğimiz gibi, eğitim bir ekip işidir. Ve ne yazık ki biraz önce sıraladığımız acı gerçekler, idari memurundan okul personeline, Üniversitelerdeki akademisyene kadar tüm eğitim emekçilerinin getirildiği halin özetidir.

Taleplerini Sıraladı

“Bu böyle gidemez! Dünyada başöğretmen unvanlı bir liderin kurduğu tek ülke olan Türkiye Cumhuriyeti'nde eğitim de eğitim emekçisi de bu kadar değersizleştirilemez!” diyen Neşet Sayman, taleplerini şu şekilde sıraladı:

“İnsanlık onuruna yaraşır bir ücret alıp, insanca yaşamak istiyoruz!

Eğitim çalışanları arasında ayrımcılık yaratacak uygulamalara son verilmesi istiyoruz!

Ücretli, sözleşmeli öğretmenliğe son verilmesini, kadrolu güvenceli atama yapılmasını istiyoruz!

Öğretmen ve yönetici atamaları başta olmak üzere tüm atamalarda mülakatın kaldırılmasını, tüm kademelerde somut kriterler ile liyakatin esas alınmasını istiyoruz!

Ek ders ücretlerimizin emekliliğe sayılmasını talep ediyoruz!

Eğitim emekçilerinin köle değil geleceğin mimarları olduğunun idrak edilmesini istiyoruz!

Sadece öğrencilerimiz ve kendimiz için değil ülkemizin geleceği için laik, bilimsel, adil ve kamusal eğitim istiyoruz!

Eğitim kurumlarımızın personel ihtiyacının, hükümetin ekonomi ve eğitimde din eksenli politikaları ile değil nesnel ve bilimsel kriterlerle belirlenmesini talep ediyoruz!

Yeterli sayıda öğretmen ve yardımcı personel istihdam edilmesini istiyoruz!

Öğretmenlere ve eğitim çalışanlarına yönelik şiddetin önüne geçecek önlemler alınmasını talep ediyoruz! Her şeyden önemlisi meslek onurumuzu geri istiyoruz!”

24 Kas 2023 - 15:45 Ordu/ Ordu- Gündem

Mahreç  Soner Özdemir