Advert

“Sağlık çalışanları küskün!”

“Sağlık çalışanları küskün!”
“Sağlık çalışanları küskün!” Admin
Bu içerik 0 kez okundu.

 

SES Şube Başkanı Ferit Ceylan, Pandemi öncesinde bile zor şartlar altında çalışan sağlık çalışanlarının pandemi süreci ile birlikte kendini iyice “Üvey Evlat” gibi hissetmeye başladığını söyledi.

Pandemi sürecinde günlerce alkışlanan sağlık çalışanlarını ne o alkışların, ne de sonrasındaki "tavandan ek ödeme" açıklamalarının motive etmediğini belirten Ferit Ceylan, “aksine daha da üzdü, daha da tüketti. Toplumun gözünde “çok para kazanan” izlenimi oluştu ama gerçek hiç de öyle değildi. Pandemi sürecinin başlamasıyla birlikte hem kamuda hem de özel sektörde milyonlarca insan çalışma hayatından tamamen ya da kısmen çekilirken sağlık emekçilerinin iş yükü ve hastalık riski katbekat arttı” dedi.

“Şehit bile diyemediniz!”

Çalışma hayatından kısmen ya da tamamen çekilen insanların ve özellikle işverenlerin ekonomik bir kayıp yaşamamaları için her türlü önlem alınırken, olağandan daha zor şartlarda ve daha fazla sürelerde çalışmak zorunda kalan sağlık emekçilerinin maddi ve manevi olarak ciddi kayba uğradığına da işaret eden Ceylan, şöyle devam etti;

“Her gün ülkenin dört bir yanından "hastalanan" ve "ölen" sağlık emekçilerinin haberleri geldi, umursamadınız. Her gün biraz daha azaldık... Şehit bile diyemediniz, diliniz varmadı...  Hastalanıp iyileşenlerin tamamında sekel kaldı, bu hiç konuşulmadı. İyileşen meslektaşlarımız gün geçirmeden işinin başına geri döndü. Fark etmediniz bile...

Yalnız bıraktınız

Pandemi sürecinde gerçek anlamda her bir sağlıkçı iki – üç kişiymiş gibi çalıştı, iki üç kişilik iş üretti. Ancak yine ne maddi ne de manevi olarak karşılığını alamadı. Pandemi sürecinin ilk günlerinde değil belki ama normalleşmenin başlamasıyla birlikte sağlık emekçilerine şiddet aynen pandemi öncesindeki kaldığı yerden – zirveden- devam etti. Ama yine sahipsiz kaldık. Ne Sağlık Bakanı`nı ne hukuk sistemini ne de idarecileri arkamızda bir güvence olarak hissedemedik. Yalnız bıraktınız...

Sözleşmeli idareciler, yetkili sendika ve yerel siyasi profiller, her ilde sağlık emekçilerinin üzerindeki en büyük baskı aracı oldu. Sağlık emekçilerine ne istediğini soran tek bir kurum – kuruluş ortaya çıkmazken, onlara ne yapmaları – ne yapmamaları gerektiğini emreden onlarca kafadan ses çıktı. Sağlık emekçilerini en çok da bu baskı tüketti.  Çalışanın hakkını savunmakla mükellef yetkili sendika sadece adam kayırma – hak yeme – koltuk kavgası gibi olaylarda yetkin ve etkin oldu. Varlık sebebi çalışanı baskılamak ve korkutmak ise işini başarıyla yaptı. Başarısının karşılığını da dolgun maaşlar, milletvekillikleri, belediye başkanlıkları gibi kademelerle fazlasıyla aldılar.

Kaygılar bizi tüketti!

Özetle; Pandemi öncesinde bile zor şartlar altında çalışan sağlık çalışanı pandemi süreci ile birlikte kendini iyice “Üvey Evlat” gibi hissetmeye başladı. Bu histe hiç de haksız değildi. Biz bırakın yeteri kadar dinlenmeyi, “evimize virüs taşır mıyız?” kaygısı yaşarken, birçok insanın sorumsuzca aklaşıp “acaba tatile nereye gitsem” kaygıları bizleri tüketti. Aynı dünyanın insanları değilmişiz hissi yarattı. Yabancılaştırdı. Küstürdü.

Sağlık çalışanı artık toplumla barışmak istiyor ve elinden geleni yapmaya hazır. Ama başta yetkililer olmak üzere toplumun tüm kesimleri bu konuda önemli adımlar atmalı. Sağlık çalışanına hak ettiği değeri maddi ve manevi olarak vermeli.” Haber merkezi

                                                                                                                                                                                   

 

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Tarım müdüründen anlamlı hareket!
Tarım müdüründen anlamlı hareket!
72 kişi daha koronavirüse yenildi
72 kişi daha koronavirüse yenildi