Advert

BAHRİYE ÜÇOK NEDEN ÖLDÜRÜLDÜ?

BAHRİYE ÜÇOK NEDEN ÖLDÜRÜLDÜ?
BAHRİYE ÜÇOK NEDEN ÖLDÜRÜLDÜ? Admin
Bu içerik 0 kez okundu.

Ölüm yıldönümü 6 Ekim'de Bahriye Üçok'un hikayesi…

Türkiye'nin aydın kadınlarından, Ankara İlahiyat Fakültesi ilk kadın akademisyenlerinden Bahriye Üçok'un 6 Ekim ölüm yıldönümü.. Bahriye Üçok'un yaşam hikayesini, laiklik adına verdiği mücadeleyi ve nasıl katledildiğini sizler için derledik.. Peki Bahriye Üçok kimdir, nerelidir? kaç yaşında ve neden öldürüldü?

Bahriye Üçok nasıl öldürüldü?                 

Bahriye Üçok derslerinde ve yazılarında İslâm dininin hurafelerden, yalanlardan, tarikatlardan kurtulmasını savunur; bunun için uğraşır, bu yolda kitaplar yazardı. Doğal olarak bu yazdıkları, söyledikleri din tüccarlarının işine gelmezdi ve kendisi bu nedenle dinci ve bölücü örgütlerin hedefi olmuştu. Tehditler alıyordu. 1971 yılında dönemin Cumhurbaşkanı Cevdet Sunay tarafından kontenjan senatörü olarak Meclis'e girmişti. 1984 yılında da Milletvekili olmuştu.

Muammer Aksoy, Turan Dursun, Bahriye Üçok, Uğur Mumcu ve Ahmet Taner Kışlalı... Hepsi de Atatürk Cumhuriyetinin yılmaz savunucuları ve yükselmekte olan dinci gericiliğe karşı laiklik barikatını kuvvetlendirmeye çalışan isimlerdi. FETÖ gibi Amerikancı yobazlığın önünü açmak için engel olarak görüldüler ve Gladyo suikastlarıyla katledildiler. Bu kapsamda, ADD kurucularından ve SHP Parti Meclisi Üyesi Doç. Dr. Bahriye Üçok'u, 6 Ekim 1990 günü evine gönderilen bombalı paketin elinde patlaması sonucu kaybettik. Üçok, o günlerde başlayan türban tartışmasında derin bilgi ve cesaretiyle gericilerin saldırılarını göğüslüyordu.

Evine gönderilen bombalı paketle katledilen Bahriye Üçok'un kızı Kumru Üçok, "Bombayı anneme ellerimle verdim. İnsan her şeye alışıyor ama bu olaya alışmam mümkün değil" diyor

Türkiye'nin aydın kadınlarından biri olan ve "çağdaş ilahiyatçı" olarak bilinen Prof. Dr. Bahriye Üçok'un ölümü, 6 Ekim 1990'da kızının elinden aldığı kitapla geldi. Kargoyla gönderilen kitabı alan Bahriye Üçok, tuzaklanan bombanın patlaması sonucu can verdi. Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi'nde yıllarca öğretim üyesi olarak ders veren Bahriye Üçok, önemli bir İslam uzmanıydı ve henüz 6 yaşında Kuran'ı hatmetmişti. Ölümünden iki yıl önce kendisiyle yapılmış bir söyleşide her gün namaz kıldığını belirtiyordu. İslam dininin yanlış yorumlanmasına karşı çıkan Üçok, İslam'a göre oruç tutmanın zorunlu olmadığını, başörtüsü kavramının bulunmadığını söylüyor, kadınların tümüyle kapatılmasının yanlışlığını vurguluyordu. Üçok cinayetini, Turan Dursun, Çetin Emeç, Muammer Aksoy cinayetlerinde de olduğu gibi radikal İslami görüşte olduklarını söyleyen kişiler üstlendi. Ancak dönemin DGM Başsavcısı Nusret Demiral, 'İslami Hareket' diye bir örgütün bulunmadığını, Hizbullah'ın uzantılarının cinayeti işlemiş olabileceğini söyledi. Bahriye Üçok'un öldürülmesinden önce eve gelen tehdit telefonlarında "Cehennemdeki yerinizi ayırttık" dendiği de biliniyordu.

"RÜYALARIMA GİRİYOR"

Bahriye Üçok cinayetiyle ilgili çok şey yazıldı, çok şey söylendi. Kızı Kumru Üçok, içine gömdüğü 30 yıllık acısını SABAH'a anlattı. Üçok'un tek çocuğu olan avukat Kumru Üçok, söze, "Bombayı anneme ellerimle verdim" diye başladı ve şunları söyledi:

"Kargo şirketi anneme gönderilen paketi evimize iki kere getirmiş. Bizi evde bulamamışlar. İkinci gelişlerinde eve ihbarname bırakmışlar. Ben de kargo şirketine gidip paketi aldım ve eve getirdim. O paketle de 15 dakika kadar seyahat ettim. Paketi anneme verdikten sonra arkamı döndüm ve aşağıdaki ustalara bakmak üzere alt kata yöneldim. Annem o sırada paketi açmaya çalışıyordu. Arkamı döner dönmez bir patlama sesi duydum."

Olay yaşandığında 36 yaşında olan Kumru Üçok, "Annemle beraber yaşıyorduk. Annem çalışkan, zeki, otoriter, icabında çabuk da sinirlenebilen biriydi. O günden sonra çok şey değişti hayatımda. İki kişi yaşıyorken tek başıma yaşamaya başladım. Yemek pişirmeyi öğrenmek zorunda kaldım. Bu olayı unutmak mümkün değil. Her gün her an aklımda. Her gün rüyalarıma giriyor" diyerek, 20 yıllık acısını vurguladı. Evlenmeyi düşünmediğini belirten Üçok, "Aynı evde yaşamaya devam ediyorum. Oldukça zor, ama insan her şeye alışıyor. Zaman her şeyi değil belki ama kısmen hallediyor. Annemin öldürülmesiyle ilgili gerekenlerin yapılmadığına inanıyorum. Şüpheli, katil kimse bulunmadı ki gereken yapılsın. Annem Türkiye'de görüşlerinden dolayı suikasta kurban giden tek kadın. Neden öldürüldüğü ortada. Türkiye'de bazı şeylerin değişeceğine inanmıyorum" ifadesini kullandı. Kumru Üçok son sözleriyle hem metanetini hem de yılgınlığını ifade etti:

"Yakınlarını teröre kurban veren aileler hep aynı şeyi sorduklarını söylüyorlar kendilerine: Neden biz? Ben sormadım. Neden sorayım? Uğraştığı iş, üzerinde çalıştığı konular bu sonucu getirdi. Annemin fazla konuşmamasını tercih ederdim. Ama olan oldu. Zaman geriye işlemiyor."

Bahriye Üçok 1919'da Trabzon'da doğdu. Yüksek öğrenimini Ankara Dil Tarih ve Coğrafya Fakültesi Ortaçağ Türk-İslam Tarihi Bölümü'nde tamamladı. 1964'te "İslam Devletlerinde Kadın Hükümdarlar" adlı teziyle doçentliğe yükseldi. 1983'te Halkçı Parti'nin kurucu üyesi oldu ve aynı yıl Ordu milletvekili seçildi. Öldürüldüğünde, SHP'nin hazırladığı "Laiklik Raporu"nun çalışmalarını yürütüyordu...

BAHRİYE ÜÇOK KİMDİR?

Tarihçi, siyaset bilimci ve politikacı. Laiklik, kadın hakları ve irtica tehlikesi üzerinde durmuş, radikal dinci grupların düzenlediği bombalı bir saldırıda hayatını kaybetmiştir. Üçok, Türk siyaseti için oldukça önemli çalışmalar yapmış, değerli bir politikacı olarak tanınmaktadır. İyi derecede Fransızca, Arapça ve Farsça bilen siyasetçi İslamiyet’e ılımlı yaklaşımlarda bulunmuş, yobazlığın önüne geçmeye çalışmış ve “İslam’dan Dönenler“, “Yalancı Peygamberler” ve “İslam Devletlerinde Kadın Hükümdarlar” adlı üç kitap yayınlamıştır. Üçok’a düzenlenen saldırı PKK ve bir radikal dinci grup ortaklığıyla yapılmıştır.

1919 yılında Trabzon‘da dünyaya geldi. İlköğrenimini Ordu‘da tamamladıktan sonra İstanbul Kandilli Kız Lisesi‘ne devam eden Üçok, daha sonra öğrenimine Ankara Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi’nde devam etti. Ortaçağ ve Türk-İslam Tarihi Bölümü‘nde aldığı eğitimin yanı sıra Devlet Konservatuarı Opera Bölümü‘ne de kaydoldu ve iki fakülteden de mezun oldu. Mezuniyetinin ardından önce Samsun‘da daha sonra da Ankara‘da toplam 11 yıl süreyle lise öğretmeni olarak görev yaptı.

1953‘te Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi‘nde bir ilk gerçekleşti; zira Bahriye Üçok fakültenin ilk kadın öğretim üyesi olarak çalışmaya başladı. Akademik kariyeri 1957‘de dan Üçok, 1964 yılında ise
“İslam Devletleri’nde Kadın Hükümdarlarla” adlı tez çalışmasıyla doçent ünvanını aldı. İyi derecede Farsça ve Arapça bildiği için İslam dini üzerine yaptığı araştırmalar sonucunda Kur’an-ı Kerim’e bağlı kalarak İslamiyet’i çağdaş, gerçekçi ve dinin özünde bulunan hoşgörüyle yorumladı. Radikal gruplardan bu nedenle tehditler almaya başladığı için Üçok, akademik çalışmalarına bir süre ara vermek zorunda kaldı.

1971 senesinde dönemin Cumhurbaşkanı Cevdet Sunay tarafından kontenjan senatörü seçilen Üçok’un aktif siyasi yaşamı da bu şekilde başlamış oldu. Beş yıl süresince Cumhuriyet Senatosu divan üyeliği yaptıktan sonra 1977‘de CHP’ye katılan Bahriye Üçok, 1983 yılında Halkçı Parti’nin kurucu üyesi oldu. 1984‘te yapılan genel seçimlerde bu partiden Ordu milletvekili seçilerek TBMM’ye girdi.

1986 yılında SHP’ye geçen siyasetçi, Kasım 1988‘de katıldığı bir TV programında “İslam’da örtünmenin ve oruç tutmanın zorunlu olmadığını” açıklaması üzerine “İslami Hareket” adlı örgütten tehditler almaya başladı. 1990‘da parti meclisi üyesi olarak seçildikten kısa bir süre sonra Üçok, 6 Ekim 1990 günü Ankara’daki evine gönderilen kitap paketini açmaya çalışırken içine yerleştirilen bombanın patlaması sonucu hayatını yitirdi. Siyasetçi o dönemde partisi SHP için bir laiklik raporu hazırlıyordu.

Türkiye’nin yetiştirdiği çok önemli bir isim olan siyasetçinin ölümünün ardından adı İzmir‘de önemli bir meydana; Artvin ve Ankara’da da bir caddeye verildi.

Doç. Dr. Bahriye Üçok’a düzenlenen bombalı saldırıyı PKK üstlenmiştir. Saldırıyı gerçekleştiren Türkiye Devrimci Halk Partisi İzmir sorumlusu Gülay Calap ise 16 Ocak 1994 tarihinde İzmir’de gözaltına alınmış, 12 yıllık hapis cezasının ardından DTP Parti Meclisi üyesi olarak 2007 Nevruz’unda Çanakkale’ye gelmiştir. Calap, 2007’nin Kasım ayında yapılan parti kongresinde DTP Genel Başkan Yardımcısı olmuştur. 21 Mart 2007 tarihinde, DTP’nin Çanakkale’de gerçekleştirdiği Nevruz etkinliğinde yaptığı konuşmada, bölücü terör örgütü PKK’yı ve lideri Abdullah Öcalan’ı övmüş bu sebepten adliyeye sevkedilmiş ancak yapılan duruşmaların hiçbirine katılmamıştır. (2018/Sabah Gazetesi)

 

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
KUPADA DİŞLİ RAKİP!
KUPADA DİŞLİ RAKİP!
ÖNER ABİYE SON GÖREV
ÖNER ABİYE SON GÖREV