Advert

1939 DEPREMİNDE ORDU

1939 DEPREMİNDE ORDU
1939 DEPREMİNDE ORDU Admin
Bu içerik 0 kez okundu.

Ordu’da 417 kişinin öldüğü, 460 kişinin yaralandığı ve 3 bin evin yıkıldığı Erzincan depremi, 80 yıl önce bu gece yaşanmıştı. O günü Araştırmacı-Yazar Adnan yıldız yazdı…

 

26/27 Aralık 1939 gecesi saat 02.00 sularında meydana gelen Erzincan depremi dünyanın en yıkıcı depremleri arasında sayılmaktadır. Merkez üssü Erzincan olan 7.9 şiddetindeki deprem, 52 saniye kadar sürmüş ve sonucunda 32.962 kişi ölmüş, yaklaşık 100.000 kişi yaralanmış, 116. 720 bina yıkılmıştır.

Sivas'tan Samsun'a, Tokat'tan Kırşehir'e, Amasya'dan Ankara'ya, Kayseri'den, Ordu'ya kadar büyük bir alanı etkileyen bu depremin Ordu’da hissedilme oranı ise 7 şiddetindedir. Bilindiği kadarıyla da tarih boyunca Ordu’da hissedilen depremlerin en büyüğüdür.

Hasar Tespitleri

Ordu'da depremin ortaya çıkardığı hasar ve can kayıpları ile ilgili bilgilere Cumhuriyet Arşivi’ne devretmiş olan CHP belgelerinden ulaşabilmekteyiz. Detaylı bilgilerin yer aldığı bu belgelere göre depremin hemen sonrasında yapılan yazışmalarda hasar tam olarak tespit edilemediğinden Ordu için verilen rakamlar ferahlatıcı görünmekteydi. Mesela; Sıhhat ve İctimai Muavenet Vekaleti’ne (Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığı) ulaşan ilk bilgiler şu şekildedir.

“Ordu vilayetinde dört zelzele tespit edildiğini, vilayet merkezi ile Fatsa, Ünye, Mesudiye, Gölköy kazalarında zelzeleden az çok tahribat bulunduğunu, Ordu’da 10 ölü, 24 yaralı, Mesudiye’de 65 ölü, Fatsa’da 9 ölü 20 yaralı, Gölköy’ün Yurt köyünde bir ölü ve birçok yaralı bulunduğu 27 tarihli telgrafta bildirilmiştir.”

Ancak aradan birkaç gün geçtikten sonra gerçek rakamlar ortaya çıkmaya başlamıştı. Durum ilk verilen rakamlardan çok farklıydı. Özellikle Mesudiye’de daha vahim olduğu Ordu milletvekili Hüseyin Ekşi’nin 5 Ocak 1940 tarihinde CHP merkezine çektiği telgraftan anlaşılmaktaydı.

“Halen vilayet mıntıkasında 417 ölü, 460 yaralı, 3093 yıkılmış, 69240[!] hasara uğramış [hane], vatandaş aç, çıplak karlar üstünde yardıma muhtaç mevkidedir. Mesudiye’ye yardım geç kalmıştır. 327 ölü 210 yaralı buzlar üzerinde.”

Hüseyin Ekşi’nin bu telgrafı Ordu merkezin yanında özellikle Mesudiye’deki durumu ortaya koyuyordu. Ama daha da kötüsü hava şartlarının elvermemesinden dolayı buralara ulaşılmasında güçlükler yaşanıyordu. Bu durum Ordu CHP Vilayet İdare Heyeti Reisi Dr. Zeki Sezer’in 6 Ocakta parti merkezine çektiği telgrafta şöyle anlatılmaktadır:

“Zelzele dolayısıyla vilayetimiz dahilinde ölü ve yaralılarla, yıkılan ve hasara uğrayan evlerin bugüne kadar tespit edilen listesi ekli olarak yüksek makamınıza sunulmuştur. İstanbul’dan gönderilen I/I/1940 tarihinde Ordu’ya gelen bir miktar yiyecek ve giyecek eşya ile eczayı tıbbıye ve imdadı sıhhıye heyeti en çok hasar gören Mesudiye kazasına sevk edilmişlerse de karın fazlalığı yüzünden Gölköy kazasından ileri gidemedikleri bugün haber alınmıştır…”

Telgrafın ekinde verilen rakamlar şu şekildedir.

Merkez: Ölü:44 Yaralı: 123 Yıkılan ev: 1196 Hasarlı ev: 3054

Fatsa: Ölü: 32 Yaralı: 75 Yıkılan ev 141 Hasarlı ev: 137

Mesudiye: Ölü:327 Yaralı: 210 Yıkılan ev: 900 Hasarlı ev: 1850

Ünye: Ölü: 3 Yaralı: 460 Yıkılan ev: 3092 Hasarlı ev: 6923

Gölköy: Ölü: 11 Yaralı:43 Yıkılan ev: 542 Hasarlı ev: 1414

Toplam: Ölü: 417 Yaralı: 460 Yıkılan ev: 3092 Hasarlı ev: 6923

Ordu merkezde tahribatın büyük olduğu yerler şehrin doğusunda denizin çok eskiden çekilmesinden meydana gelmiş düzlükte inşa edilmiş evlerde, özellikle de dükkan, mağaza ve fındık fabrikalarındaydı. Yıkılan ve hasarlı binaların çoğunluğu bu düzlük sahada eski usul inşa edilmiş kagir binalardı. Muntazam yapılmış beton binalarda hasar yoktu. Şehrin batısındaki yamaçlardaki binalarda ise neredeyse hiç hasar yoktu. Bu binaların çoğunluğu ise ahşap dolma binalardı.

Merkezde yıkılan binalar arasında CHP idare merkezi olarak da kullanılan Halkevi binası da bulunmaktaydı. Bu konuda Halkevi Başkanı Arif Hikmet Onat CHP Genel Sekreterliği’ne 9 Ocak 1940 tarihinde yazdığı yazıda şu bilgileri veriyordu:

“26/27 Aralık 939 gecesi vukua gelen zelzeleden parti vilayet idare heyeti ile beraber işgal ettiğimiz bina oturulmayacak derecede hasara uğramıştır. Memlekette Halkevimize elverişli sağlam bina da kalmamıştır. Şimdilik mecburen evimizin daha az hasara uğramış bulunan tek odalı Gazi Kütüphanesi’nde idare ediyoruz. Bütün arkadaşlar mesaimizi Sosyal Yardım ve Köycülük Şubelerimiz etrafında teksif ettik [yoğunlaştırdık]. Milli Yardım Komitesi Kızılay ile de sıkı teşriki mesai ediyoruz, üstün saygılarımla”

Köylerdeki ahşap dolma evlerden de yıkılan yoktu. Yıkılanların çoğu kagir binalardı. Hatta alt katı kagir üst katı ahşap dolma olan binaların alt katı tamamen yıkıldığı halde üst katı hasar görmeden bir sandık gibi yere oturmuş veya devrilerek altta kalan kısımları parçalanmıştı. Köylülerin kışlık yiyeceklerini koydukları ve Karadeniz’in sembolü haline gelmiş olan serendeler ise hiçbir köyde hasar görmemişti. Köylülerin yiyecek ihtiyacını karşılaması bakımından bu durum büyük bir teselli olmuştu.

Fatsa’da ise durum biraz daha farklıydı. Hazineden taksitle alınan evlerin birçoğu yıkılmıştı. Bu konuda bir grup vatandaşın borçlarının ertelenmesine yönelik gerek CHP Sekterliği’ne gerek devletin birimlerine çok sayıda dilekçe yazdıkları görülmektedir. Mesela; 27 Şubat 1940 tarihli dilekçelerinde durumlarını şöyle anlatmaktadırlar:

” …Bugün satın aldığımız filhal kıymetinden [şimdiki değerinden] çok fazlası ödenmiş binalarımız malum afetten yerlere serildi, bir enkaz taş ve ağaç yığını oldu…”

Yardım Çalışmaları

Depremin olduğu tarihte Ordu Valisi Mithat Saylam’dı. Belediye başkanlığı ise vekaleten Şükrü Deniz tarafından yürütülüyordu. CHP İl İdare Başkanı Dr. Zeki Mesut Sezer, Kızılay Ordu Şube Başkanı Yekta Karamustafa, Halkevi Reisi Arif Hikmet Onat’tı. Bu tarihte mecliste görev yapan Ordu milletvekilleri ise İsmail Çamaş, Ahmet Hamdi Yalman, Selim Sırrı Tarcan, Ahmet İhsan Tokgöz, Ali Canip Yöntem, Vehbi Demir, Hüseyin Ekşi, Ahmet Hamdi Şarlan’dı.

Depremin hemen sonrasında vali, belediye başkanı, parti başkanı, Ticaret Odası heyetleri acilen toplanmışlardı. Ancak bu toplantı tartışmalı başlamıştı Çünkü şehirde daha önceden devam eden zıtlaşmalar bu toplantıda da açığa çıkmıştı. CHP İl Başkanı Sezer’in ifadelerine göre vali bu toplantıda: ilk iş olarak Erzincan’a 500 çuval patates göndereceğiz, bu hareketimizle hükümete karşı güzel bir gösteriş yapmış oluruz…” demiş, bunun üzerine de toplantıdakilerin "burada ihtiyaç varken böyle bir şey yanlış.." diyerek karşı çıkması üzerine şiddetli tartışmalar yaşanmıştı. Böylesine kötü günlerde bu tartışmalar burada kalmamış daha da ileriye taşınmış, özellikle Kızılay Şube Başkanı olan Yekta Karamustafa ile vali arasında yaşanan tartışmalar parti genel merkezine ihbar mektupları ile devam etmiştir. Depremle ilgili yazışmaların birçoğunu bu ağır ithamlarla dolu ihbarlar oluşturmaktadır. Sonuçta vali Yekta Karamustafa’yı görevden almış yerine başkasını atamış ancak daha sonra Yekta Karamustafa görevine tekrar dönmüştü. Ayrıca milletvekillerinden Hamdi Yalman Fatsa'da, Hüseyin Ekşi ise Mesudiye'de çalışmalara nezaret ediyordu.

İşte böylesi bir ortamda felaketzedelere yardım edilmeye çalışılıyordu. Acil ihtiyaçların başında iaşe, barınma ve sağlık malzemeleri gelmekteydi. 4 Ocak 1940 tarihinde en az 1500 kişi iaşeye muhtaç olarak tespit edilmişti. Tespit işlemleri depremin hemen sonrasında görevlendirilen memurlarca bizzat yerinde tespit edilip listelenmekteydi. Bu memurlara köylerde ihtiyar heyetleri de yardımcı oluyordu.

Yardımlar ise daha ilk günden itibaren İstanbul Kızılay deposu, Ankara deposu, Samsun, Trabzon gibi yerlerden Ordu’ya ulaştırılmaya başlanmıştı.

27.12.1939-28.1.1940 tarihleri arasında Ordu’ya yapılan bazı yardımlar şu şekildedir:

İstanbul Kızılay Deposu’ndan:

250 çadır, 270 balya giyecek ve yatacak, 24 balya yatacak, 24 balya ayakkabı, 20 sandık yiyecek, 335 teneke helva, yağ, peynir, 26 sandık şeker, kavurma, bisküvi, 148 çuval un, makarna, pirinç, 15 küfe zeytin, 5 sandık ilaç, 1 balya pamuk, 14 vagon kereste, 3 vagon un.

Etimesgut Kızılay Ambarı’ndan:

150 çuval şeker, 93 kap yiyecek, 21388 kilo yiyecek, 120 teneke kavurma, 53 metre mikap muhtelif cins yapı malzemesi, 20 metre mikap döşemelik tavanlık tahta ve kalas, 22 sandık çivi, 30 sandık çivi.

Kızılay Umumi Merkezi’nden:

17000 lira ve değişik miktarlarda ilk yardım malzemeleri Ordu Kızılay Merkezi'ne gönderilmiştir.

Ordu belediyesinin de mevcut imkanları ölçüsünde felaketzedelere dağıtılmak üzere 500 lira yardım ettiği görülmektedir.

Ayrıca yardımlar bunlarla sınırlı kalmamış evleri yıkılanlara belirlenen ormanlardan kereste tahsisi yapılmış, ihtiyacı olanlara banka kredileri açılmış ve borçları ertelenmiştir.

Gazeteye deprem yardımı

Bu yardımlar arasında dikkat çeken bir husus da 1927 yılından itibaren ülkemizde köyde çıkarılan ilk gazete unvanına sahip Güzelordu gazetesinin sahibi Bilal Köyden’e yapılan yardımdır. Depremde Güzelordu’nun çıkartıldığı matbaa da yıkılmış ve tamamen kullanılamaz hale gelmişti. Yazışmalardan anlaşıldığı kadarıyla Bilal Köyden CHP merkezinden destek istemiş ve kendisine 250 lira yardım yapılmıştır.

Gelen yardımların felaket bölgelerine ulaştırılması ve dağıtılması ise işin en zor kısmını oluşturuyordu. Yardımlar için önce merkezde sonra kaza ve nahiye merkezlerinde depolar oluşturulmuştu. Merkez depoya alınan malzemeler daha sonra kaza ve nahiye depolarına sevk edilmekteydi. Ancak özellikle Mesudiye ve Gölköy gibi nahiyelere sevkiyat yapılması kolay olmuyordu. İlk etapta buralara gönderilen beş kamyon zor geri dönebilmişti. Bunu üzerine at ve katırlarla sevkiyatlar yapılmaya başlanmıştır. Vona, Bolaman, Fatsa'ya ise denizden motorlarla sevkiyat yapılmıştır.

Yardımların nasıl yapıldığı ve diğer hususlarda Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığı Müfettişi Dr. Osman Civelek tarafından hazırlanan 30 Ocak 1940 tarihli raporda önemli bilgiler verilmektedir. Bu raporda günümüz için de depreme karşı alınacak tedbirler konusunda önemli bilgiler yer alıyordu.

Ordu'da hissedilen diğer bazı depremler.

Ülkemizin 3. derece deprem kuşağında bulunan Ordu’da 1939 depreminden başka hissedilen bazı depremlere ait bilgiler şu şekildedir.

27 Mart 1898: Saat altı sularında batıdan doğuya doğru hafif ve şiddetli olmak üzere arka arkaya üç defa hissedilen depremin ikincisi on saniye kadar sürmüştür.

6 Nisan 1931: Öğle üzeri meydana gelen deprem iki defa hissedilmiştir.

12 Nisan 1940: Sabah saat sekiz sıralarında meydana biri şiddetlice diğeri hafif olmak üzere iki deprem olmuştur. Hasar olmamıştır.

20 Aralık 1942: Merkez üssü Niksar olan 7 şiddetindeki deprem Ordu'da da şiddetli hissedilmiştir. Bu depremle ilgili 22 Aralık 1942 tarihli telgrafta yer alan bilgiler şu şekildedir. Ünye'de adliye, jandarma, orta cami ve belediye ait 5 bina içinde oturulamayacak derecede ve 8 resmi bina da hafif hasar görmüştür. Yine Ünye'de şahıslara ait 23 ev de hasar görmüştür. Gölköy'de biri merkez de olmak üzere 46 hane, Aybastı nahiyesinde 46 hane kısmen zarar görmüş 55 baca yıkılmıştır. Ordu'da nüfusça zayiat olmamıştır.

19 Ağustos 1954: Gece 23.05 sıralarında orta şiddette iki deprem olmuştur. Hasar yoktur. Ordu Hayat

 

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
KAŞLARIN YOKSA, YÜZÜNDE YOK
KAŞLARIN YOKSA, YÜZÜNDE YOK
Hüseyin Baş:
Hüseyin Baş: "Abdülhamit ne ise Atatürk o değildir*